

Hiç Hesapta Yokken
Very Bad Things
Yonetmen: Peter Berg
Vizyon Tarihi: 11 Eylül 1998
Konu
Kyle Fisher (Jon Favreau)'ın tek istediği hayatının kadını olan Laura Getty (Cameron Diaz) ile evlenmek. Laura'nın tek isteği ise rüyasında görebileceği bir düğün. Kyle evlenmeden önce hayatını paylaştığı erkek arkadaşları tarafından kendisine önerilen tek gecelik özgürlük planını uyguluyor. Striptizci çağırdıkları bu gecede, kaza sonucu striptizci ölüyor. Bu olayı örtbas etmek isterlerken gruptan biri olan Adam, karısına herşeyi anlatıyor. Buna kızan Michael da Adam'ı sinir krizi geçirirken öldürüyor. Olaylar daha da sarpa sarıyor ama Laura ne pahasına olursa olsun düğünü gerçekleştirmeyi istiyor.
Oyuncu Kadrosu

Christian Slater
Robert Boyd

Cameron Diaz
Laura Garrety

Jon Favreau
Kyle Fisher

Leland Orser
Charles Moore

Jeremy Piven
Michael Berkow

Daniel Stern
Adam Berkow

Jeanne Tripplehorn
Lois Berkow

Rob Brownstein
Man

Blake Gibbons
Suit
Tyler Cole Malinger
Timmy Berkow
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Nadine tecavüze uğradıktan sonra anlık bir öfkeyle cinayet işler ve kaçar. Kaçışında aynı acıyı yaşamış Manu ile tanışır. İki kadın, geçmiş travmalarının tetiklediği bir intikam çılgınlığına kapılarak Fransız kırsalında ölümcül bir yolculuğa çıkar. Erkekleri baştan çıkarıp acımasızca öldürürken, toplumsal normları tamamen reddederler. Polisin peşlerine düşmesiyle kaçışları giderek tehlikeli bir çılgınlığa dönüşür.
Sev Beni

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...
Ölüm Oyunu

Amerika’nın en tehlikeli iki kafadarı kanundan kaçmak için yollara düşerse…1992’de yayınlanmaya başlanan yapım, 90’ ların en çok konuşulan kültlerinden biri haline gelmişti. TV başında oturup video kliplerle ilgili garip yorumlar yapan, Burger World adlı bir hamburgerci zincirinde çalışan, akla hayale gelmez talihsizliklerle hayatları buradan oraya savrulan ikili kısa sürede popüler kültürden beslenmenin yanı sıra, popüler kültürü besleyerek de adlarını TV tarihine yazdırdılar. Filmde televizyonları çalınan iki kafadarın yolu her odada bir TV bulunduğunu iddia eden bir motele düşüyor, burada karısını öldürmesi için tuttuğu kiralık katillerle buluşmayı bekleyen bir adamla tanışıyorlar. Yanlış anlaşmalar ikiliyi bir TV uğruna “Amerika’nın en tehlikeli iki adamı” olmaya itiyor ve tabii fonda da onlara Ozzy Osbourne, AC/DC, White Zombie, Red Hot Chili Peppers gibi grup ile şarkıcılar müzikleriyle eşlik ediyorlar.
Beavis ve Butt-Head Amerika Kabusu

Earl Brooks (KEVIN COSTNER) başarılı bir ticaret adamıdır. Karısı (MARG HELGENBERGER) ve kızı (DANIELLE PANABAKER) ile mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak Brooks'un, bir başka yüzü daha vardır; aslında o "Parmak İzi Katili" namıyla ün salmış bir seri katildir. Tilki kadar kurnaz ikinci benliği Marshall (WILLIAM HURT) tarafından masum bir çifti öldürmek için harekete geçtiğinde, şantaj yapan bir fotoğrafçı (DANE COOK) tarafından görüntülenir. Bu son cinayeti "Parmak İzi Katili"nin kimliğini çözmeye çalışan, bunalımdaki dedektif Tracy Atwood'un da (DEMI MOORE) peşine düşmesine sebep olur...
Mr. Brooks

Nijerya'dan İngiltere'ye iltica etmiş olan Okwe (Chiwetel Ejiofor), Londra'da taksi şoförlüğü ve bir otelde komilik yaparak geçimini sağlamaya çalışmakta ve yoksul bir hayat sürmektedir. Ev arkadaşı olan Türk göçmeni Şenay (Audrey Tautou) ise aynı otelde hizmetçilik yapmaktadır. Yasadışı göçmenler olarak sınırdışı edilme korkusuyla yaşayan ikilinin hayatındaki değişimler Okwe'nin otelin resepsiyon masasında çalıştığı bir gün aldığı bir telefonla başlar. Bir otel odasındaki arızalı tuvaleti kontrol etmeye gittiğinde, kendisini sonradan Londra'nın karanlık yeraltı dünyasına gönderecek olan korkunç bir keşifte bulunur. Okwe'nin mafya maceralarına, Amerika'ya kaçmak için kendisine gereken parayı bulma umuduyla Şenay da katılır...
Kirli Tatlı Şeyler

Film detaylari icin tiklayin...
Le Trio Infernal

Seattle'da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatr ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster'ın ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm'ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla suçlar. Jon'un cezasının infazı öncesi Jack'e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir.
88 Dakika

Amerika uyuşturucuya karşı verdiği savaşı kaybetmiş durumdadır. Uyuşturucu yüzünden, ajan Fred, Bob isminde uyuşturucu satıcısı olan ikinci bir kişilik geliştirmiştir. Fred'in meslektaşları Bob'u yakalamak üzere bir operasyon başlatırlar ve çözülmesi olanaksız bir yolculuk başlar. Philip K. Dick'in sevilen romanı A Scanner Darkly, gerçek oyuncular üzerine gelişmiş bir animasyon tekniği ile hayat buluyor.
Karanlığı Taramak

Film detaylari icin tiklayin...
The Broken

Film detaylari icin tiklayin...