

Sistem
The System
“Parmaklıklar ardında merhamet yoktur.”
Yonetmen: Dallas Jackson
Vizyon Tarihi: 28 Ekim 2022
Konu
Savaş bölgesinden yeni dönen genç bir asker, bir uyuşturucu baskınına yakalanınca, perde arkasında gerçekte neler olup bittiğini araştırmak üzere tehlikeli bir kötü şöhrete sahip bir hapishanede gizli göreve gitmek üzere yetkililer tarafından işe alınır. Bir yeraltı mahkum dövüş çemberi keşfettiğinde, gardiyan onu rekabet etmeye zorlar. Adam, özgürlüğünü kazanmak için savaşmalı ve gardiyanın yozlaşmış sistemini yıkmalıdır.
Oyuncu Kadrosu

Tyrese Gibson
Terry Savage

Terrence Howard
Bones

Jeremy Piven
Warden Lucas

Lil Yachty
Joker

Ric Reitz
Commissioner Clarke

Laura Aleman
Guard Gina

Caleb Spillyards
Mongul

Marrese Crump
Freeway

Nick Gore
Shawn
Ronnie Yelverton
Prison Guard
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Litvanya’da Sovyet yetimhanesinde kalan on altı yaşındaki Hannibal Lecter yetimhanedeki arkadaşlarıyla anlaşamamaktadır. Geceleri kız kardeşiyle ilgili korkunç kabuslar gören Hannibal sonunda yetimhaneden kaçar ve amcasının yaşadığı Paris’e gider.Fakat Hannibal, Lecter Şatosu’na geldiğinde amcasının ölmüş olduğunu keşfeder. Amcasının dul eşi Murasaki Shibuku ona evini açar ve bu gizemli kadın onu, yemek, müzik ve resim hakkında eğitir. Fakat Hannibal bir türlü onu kovalayan geçmişinden ve gördüğü korkunç kabuslardan kurtulamamaktadır. Tıp eğitimi almaya başlayan Hannibal kabuslarında gördüğü savaş suçlularını aramaya karar verir. Tek bir amacı vardır. Açlıktan ölmemek için gözleri önünde küçük kız kardeşini yiyen adamlardan intikam almak.
Hannibal Doğuyor

Korkunç bir tren kazasından yara dahi almadan kurtulan adam, bir anda insanların ilgi odağı olmuştur. Bu doğaüstü durumun açıklanması, David Dunn (Bruce Willis) adlı kazazedenin kendisi hakkındaki bazı gerçekleri keşfetmesine giden yolu açar. Bunlar olurken David’le tanışmak isteyen bir çizgi roman uzmanının alışılmadık durumla ilgili teorisi, iki adamı birbirine bağlayan garip bir denkleme dayanmaktadır. Altıncı His'le adını duyuran yazar/yönetmen M. Night Shyamalan’dan, Hitchcock tatları da barındıran bir gerilim/bilimkurgu…
Ölümsüz

Memphis'li karanlık işlere bulaşmış olan Djay (Terrence Howard), orta yaş krizi yaşamaktadır ve bu dönemde kendine yeni bir uğraş arar. Djay, çevresindeki insanların da yardımıyla bir hip-hop şarkıcısı olmaya çalışacaktır. Bu iş belki de onun için son bir şanstır, zira 40 yaşına gelmiştir ve yapabileceği başka bir iş de yoktur.
Sahne Ateşi

1975 yılında sıcak bir yaz günü, Boston… Jimmy, Dave ve Sean isimli üç küçük çocuk caddede hokey oynadıkları sırada polis görünümündeki kişiler tarafından tarafından güya “belediye malına zarar vermeyi bırakmaları” için uyarılırlar. Bu sert görünümlü adamlar Dave'i arabalarına alıp küçük çocuğa günlerce cinsel tacizde bulunurlar. Aradan 25 yıl geçer. Küçük çocuklar artık büyür, bu süreçte de görüşmezler. Dave yetişkinliği boyunca bu olayın travmasını üzerinden atamamıştır. Üç çocuk babası olmuş eski sabıkalı Jimmy’nin 19 yaşındaki kızı Katie ölü bulunur ve Dave bir numaralı şüphelidir. Sean ise cinayetlerle ilgilenen bir dedektif olmuştur ve Katie cinayetiyle ilgilenmektedir. Bu durum 25 yıl sonra eski arkadaşları bir araya getirir. Cinayet eşelendikçe eski olaylar bir bir yüz üstüne çıkacak ve 25 yıl öncesine kadar gidecektir.
Gizemli Nehir

Özel dedektif John Shaft sert, havalı ve siyahi bir karakter; bu sert polisiye filmde kadının arkadaşı ama New York'lu suçluların pek de rahat bir amcası değil. Harlem'deki bir gangster liderinin kızı kaçırıldığında, John Shaft davaya dahil edilir ve çok geçmeden kendisini politikacılar, polis memurları, militan siyahlar ve mafya silahlı adamlarının arasında gerçek bir cadı kazanının ortasında bulur.
Kızgın Adam

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.
Kuzuların Sessizliği

Los Angeles'ta özel dedektif olan John Constantine'in doğaüstü olaylardaki başarısı yadsınamaz. Bu başarısının, kelimenin tam anlamıyla cehenneme gitmiş ve geri dönmüş olmasıyla yakından ilgisi vardır. Eliyle tutup gözüyle görmediği hiçbir şeye inanmayan polis memuru Angela Dodson, ikiz kız kardeşi esrarengiz bir şekilde intihar edince Constantine ile iş birliği yapmak zorunda kalır. İkili, cenennem yaratıkları ve iblisleri alt edip Los Angeles'ın karanlık sokaklarında yollarını bulmak için birlikte savaş verirler.
Constantine

Fotoğrafçı L. B. “Jeff” Jeffries, geçirdiği kaza sonucunda bacağını kırar. New York’taki apartman dairesinde zorunlu tatili sırasında arka penceresinden komşularını dürbünle seyrederek zaman geçirmektedir. Jeff, yine bir seyri sırasında komşusunun, karısını öldürdüğünden şüphelenir. Olayı araştırmaları için fotomodel sevgilisi Lisa Carol Fremont ve hasta bakıcısı Stella’dan yardım ister.
Arka Pencere

1932 yılında Harlem. Yankesici Ray Gibson Swanky's Klübünde bir sonraki kurbanı olacak Claude Banks'i gözetlemektedir. Claude'un cüzdanını yürüttüğünde Swanky'e olan borçlarını ödeyecek kadar parayı çaldığını düşünmektedir fakat cüzdanını çaldığı Banks beş parasız bir banka veznedarıdır.Bu olay onların hayatlarını değiştirecek bir seri gelişmenin ilk adımıdır. Swanky'e olan borçlarını ödeyebilmek için güneye giderler fakat bir kasabada bir şerifin oyunu sonucunda adam öldürmekten tutuklanırlar ve müebbet hapis cezası alırlar. Devam eden 60 yıl boyunca onları değiştiren bir çok tecrübe yaşarlar ve çok sıkı bir arkadaşlık kurarlar. Tüm hapishane hayatı boyunca bir gün tekrar dışarıda dolaşabilmeyi umut ederler.
Müebbet Kuşları

Film detaylari icin tiklayin...