
Oyuncu Kadrosu
Jaden Heller
Rubber Duck
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Wash Your Damn Hands

Film gelecekte, 2173 yılında, bir atom bombası savası sonucu yok olmus olan eski Amerika Birleşik Devletleri karşılığı, bir amerikan üssünde geçer. Artık yönetim tek bir liderin elindedir, bir diktatörün. 1973 yılında yasamiş, bir vejeteryan restorani sahibi olan jazz klarnetçisi Miles Monroe’nin vücudu bir grup bilim adamı tarafından bulunur. Aslında sadece ülser hastası olan ancak bir hata sonucu ameliyatı sonrası kış uykusuna yatırılmış olan Monroe bilim adamları tarafından 200 yıllık uykusundan soruşturmaya tutulmak üzere uyandırılır. Monroe’nin kimliksiz olması ve diktator tarafından uygulamaya geçirilecek olan Ires projesinde de kaydının bulunmaması, onu yönetimi kurtarmak için ideal kişi kılar. Woody Allen, kendine özgü mizahıyla bu kez de bilimkurgu türüne el atıyor ve yine kahkahaların ardı arkası kesilmiyor.
200 Yıl Sonra

Pleasantville, siyah-beyaz tonların egemenliğindeki, küçük ve kendine yeten bir kasabadır. Kasabanın insanları müthiş bir ahenk ile birbirlerine bağlıdırlar. Bu kasabada asla kötülük hüküm sürmeyecek gibidir. Ancak ortada bir problem vardır: Pleasantville, bir televizyon dizisinin kurguladığı bir kasabadır. David ise bir 90’lar çocuğudur. Hayatına dair en büyük hobisi Pleasantville’i izlemek ve dizi hakkındaki her şeyi bilmektir. Bir gün esrarengiz bir televizyon tamircisi, David’in evine tuhaf bir televizyon kumandası bırakır. David, bu kumanda sayesinde ablası Jennifer’ı da yanlışlıkla yanına alarak Pleasantville’in içerisine girmeyi başaracaktır. Gary Ross’un özellikle teknik dallarda Oscar’a aday olan filmi büyük bir beğeni toplayıp kült mertebesine ulaşmıştı. Filmin başrollerinde ise Tobey Maguire, Reese Witherspoon, Jeff Daniels, William H. Macy ve Joan Allen gibi ünlü simaları görmek mümkün.
Yaşamın Renkleri

Film detaylari icin tiklayin...
Dead Weekend

Film detaylari icin tiklayin...
Kaplumbağa ve Tavşan

Norm, krallık görevlerinin altında ezilmiş durumdadır. Bu durum ailesine zaman ayırmasına da engel olur. Norm, hem krallık işlerini düzene sokmak hem de ailesine zaman ayırmanın yolunu arar. Tam da bu sırada tacının gizemli bir şekilde çalındığını öğrenir. Norm, hem tacını bulmak hem de ailesi ile ilişkilerini onarmak için macera dolu bir yolculuğa koyulur.
Karlar Kralı Norm 3

Geleceğin tuhaf ve gereksiz derecede karmaşık, fütüristik dünyasındayız. Devlet memuru Sam Lowrey, etrafını saran bu bürokrasi ve teknoloji cenderesinden bunalmış bir istatistikçidir. Kaçışı ve sükuneti, kendisini her şeyden izole ettiği hayallerde bulur. Rüyalarında sürekli olarak aynı kadını kurtardığını görür.Sam'in yaşadığı gerçek dünyayı ise, herşeyi görüp kontrol eden bir bilgisayar idare etmektedir. Jill Layton isimli genç kadın terorist olmakla suçlandığında, düzenli olarak hata kontrolleri yapmakta olan Sam bunda bir yanlışlık olduğunu farkeder ve Jill ile tanıştığında onun rüyalarında kurtarıp durduğu kız olduğunu anlar.
Brazil

Yıl 2033. Ekolojik felaketin ardından dünya çölleşmiş durumda. İnsan hayatı için en değerli madde, aynı zamanda en az bulunan şey olan, su. Tank Girl, yüksek teknoloji ürünü silahlarla donattığı eski model bir tankla birlikte, baskıcı devlete kafa tutan serseri ve özgür ruhlu, feminist bir kadın. Hükümet güçlerinin başındaki kötü mizaçlı Kesslee'ye karşı verdiği tuhaf mücadelede kahramanımızın en büyük yardımcıları birer mutant olan arkadaşları ve elbette en yakın dostu kangurusu.
Tank Girl

Ticaretle uğraşan bir Fransız, zaman içinde yolculuğa çıkar. Başka bir dünyada zulüm altında olan bir kabile ile karşılaşır. Onları kurtarmak için elinden gelen her şeyi yapar.
Öteki Dünya

40 yaşındaki Andreas, kendini garip bir şehirde bulur. Oranın neresi olduğu veya nasıl geldiği hakkında en ufak bir fikri yoktur. Bir işi, evi ve karısı vardır. Bir şeylerin yanlış gittiğinin farkına varır ve şehirden kaçmaya çalışır fakat bir çıkış yolu yoktur. Hugo isminde bir adamla tanışır ve onun kaçmasına yardım edebileceğini düşünür. Öteki dünyaya kaçmak için ufak da olsa bir ışık doğunca, bu şansını sonuna kadar kullanmaya karar verir * Çok ama çok güzel. Norveç sinemasının incisi diyebilirim, günümüzün, özellikle de kuzey ülkelerinin sorunsuz yaşantılarına sorun katmalarını hicvediyor * Andreas mutsuz çünkü sanal bir ortamda yaşadığını fark ediyor. Aslında yemeklerin tat vermediği, içkilerin sarhoş etmediği, kimsenin "insani" duygular göstermediği bir dünya orası; "The Truman Show" tarzı bir yapay cennet. Filmin meselesi tam da bu: Konformizmin adeta bir din haline gelmesi