

Gölge Topraklarda
Shadowlands
“Onu yazdığı kitaplardan biliyordu. O, diğerini mektuplardan tanıyordu. Sonunda tamıştıklarında, birbirlerinin şimdiye kadar tanıdıklarından çok farklı olduğunu farkettiler.”
Yonetmen: Richard Attenborough
Vizyon Tarihi: 25 Aralık 1993
Konu
Sir Richard Attenborough'nun yönettiği Shadowlands hüzünlü ve huzurlu bir film. C.S Lewis (Anthony Hopkins) Oxford'da ders veren bir kitap yazarı. 1930'lu yıllarda geçen öyküde, Lewis'in Amerikalı bir hayranı olan Joy Gresham (Debra Winger) onunla tanışmak için İngiltere'ye geliyor. Birlikte çay içen iki edebiyat tutkunu bir süre sonra aşık oluyorlar, ancak bu aşk ikisinin de yaşamlarını mahvediyor. William Nicholson'un senaryosundan uyarlanan film, daha önce tiyatrolarda da sahnelenmiş ve büyük ilgi toplamıştı.
Oyuncu Kadrosu

Anthony Hopkins
C. S. 'Jack' Lewis

Debra Winger
Joy Gresham

Edward Hardwicke
Warnie Lewis

John Wood
Christopher Riley

Michael Denison
Harry Harrington

Peter Firth
Dr Craig

Matthew Delamere
Simon Chadwick

Julian Fellowes
Desmond Arding

Julian Firth
Father John Fisher

Robert Flemyng
Claude Bird
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The Wars of the Roses

Film detaylari icin tiklayin...
Rückkehr nach Montauk

Film detaylari icin tiklayin...
Traja svedkovia

Karin, kocası Martin, babası David ve kardeşi Minus'la birlikte bir adada tatil yapmaktadır. Karin, hastalığından dolayı birkaç ay akıl hastanesinde kalmıştır. Kocası Martin, karısını çok sevmesine rağmen onunla iletişim kurmakta ve ona ulaşmakta güçlük çekmektedir. Babası David, kendi dünyasına kapanmış bir yazardır. Duygusal olarak izole bir ortamda yetişen Minus, sevgi ve şefkate açtır. Aile içinde gelişen beklenmedik olaylar, tüm ilişkileri kökten değiştirecektir. Ingmar Bergman, dokuz kez Oscar®'a aday gösterilmiş, insan ruhunun hem karanlık ve umutsuz, hem en eğlenceli ve umut dolu yanlarını aynı ustalık ve derinlikle filmlerine yansıtmış bir yönetmendir. Filmleri, gerek görsel gerekse karakter derinliği ve olay örgüsü açısından modern sinema yönetmenleri için çok önemli bir ilham kaynağı olmuştur.
Aynadaki Gibi

Hristiyanlığın ilk zamanlarında ve imparator Neron döneminde geçer.Romalı asker Marcus Vinicius (Robert Taylor) güzel Lygia(Deborah Kerr)'ya aşık olur ancak aşkına karşılık alamaz. Bir süre sonra sevdiği kadının Hristiyan olduğunu ve Roma'nın yakıldığını öğrenince onu kurtarmak için Romaya geri döner. Neron döneminde Hristiyanların gördüğü zulmü anlatan film 8 dalda Oscara aday gösterilmiştir.
Nereye Gidiyorsunuz?

Babasının kimliğini keşfetmeyi ümit eden genç bir kız olan Sophie Sheridan’ın öyküsü, ünlü pop grubu Abba’nın hit şarkıları eşliğinde anlatılıyor. Sophie Sheridan evlenme aşamasına gelmiş genç bir kızdır. Nikâhtan bir gün öncesinde annesi Donna’nın 20 yıl önce ziyaret ettiği Yunan adalarında yaşadığı geçmişinden üç erkek birden getirir.
Mamma Mia!

13. yüzyıla ait bir baladdan yola çıkılarak senaryosu yazılan film, ortaçağda geçen sarsıcı bir intikam hikayesi anlatıyor. Koyu hristiyan ailesi tarafından kiliseye gitmekle görevlendirilen bir genç kız, yolda tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Olayın ardından bir eve sığınan tecavüzcüler burada kızın ailesiyle karşılaşıyor ve kanlı bir şekilde yok ediliyorlar. Ingmar Bergman'ın az bilinen yapımları arasında olan Jungfrukällan, kanlı intikam hikayesi ile modern korku filmlerine ilham verdi. Usta yönetmen bu filminde masumiyet, hırs, paganizm ve dini inanç gibi kavramları tartışıyor.
Genç Kız Pınarı

Kralın silahşörlerinden Cryano de Bergerac, hem cesareti ve romantizmi hem de güçlü şiirselliği ile enfes bir figürdür. Ne var ki kadınların gönlünü fethedecek bir beyaz atlı prens olmakla arasında önemli bir engel vardır: devasa bir burun! Üstüne, Cyrano'nun hayallerini süsleyen genç ve güzel Roxanne, birliğe yeni katılan yakışıklı çömez Christian'ın da ilgisini çeker.
Cyrano de Bergerac

Film detaylari icin tiklayin...
Δολλάρια και όνειρα

Ailesi İtalya'dan Arjantin'e, oradan da New York'a göç eden 17 yaşındaki toy delikanlı Bernie, bir süredir kayıplara karışmış olan ağabeyini bulmak için Buenes Aires'e gider. Ağabeyini bulduğunda kendi beklentilerine uymayan bir kişilik görür. Ağabeyi Tetro, havai ve melankolik bir şairdir ve kız arkadaşı Miranda ile birlikte yaşamaktadır. Bernie onların yanında yaşamaya başlar ve ağabeyi ile ortak geçmişlerini sorgulamaya koyulurlar.