

Suçlu Kim?
Under Suspicion
Yonetmen: Stephen Hopkins
Vizyon Tarihi: 24 Ağustos 2000
Konu
Dedektif Benezet(morgan freeman), St Sebastian karnavalı kutlanırken, iki hafta içinde benzer şekilde öldürülen ikinci çocuk olan 12 yaşındaki bir kız çocuğunun öldürülme olayını soruşturmaktadır. Benezet, avukat Henry Hearst'ı(gene hackman) bu cinayetle ilgili olarak karakola çağırır. 10 dakikalık bir sorgu için polise giden Hearst, sorgulama sırasında bilgi verdikçe, dedektif ondan şüphelenmeye başlar.
Oyuncu Kadrosu

Gene Hackman
Henry Hearst

Morgan Freeman
Captain Victor Benezet

Thomas Jane
Detective Felix Owens

Monica Bellucci
Chantal Hearst

Nydia Caro
Isabella

Miguel Ángel Suárez
Superintendent

Pablo Cunqueiro
Detective Castillo
Isabel Algaze
Camille Rodriguez

Jacqueline Duprey
Maria Rodriguez

Luis Caballero
Paco Rodriguez
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Nadine tecavüze uğradıktan sonra anlık bir öfkeyle cinayet işler ve kaçar. Kaçışında aynı acıyı yaşamış Manu ile tanışır. İki kadın, geçmiş travmalarının tetiklediği bir intikam çılgınlığına kapılarak Fransız kırsalında ölümcül bir yolculuğa çıkar. Erkekleri baştan çıkarıp acımasızca öldürürken, toplumsal normları tamamen reddederler. Polisin peşlerine düşmesiyle kaçışları giderek tehlikeli bir çılgınlığa dönüşür.
Sev Beni

Joe Buck, geçmişini bir kenara bırakır ve New York’a doğru bir yolculuğa çıkar. Niyeti orada zengin kadınlarla tanışıp, jigololuk yapmaktır. Ancak şehir hiç de onun beklediği gibi değildir. Kısa bir süre sonra fakir bir dolandırıcı olan Ratzo ile tanışır ve bu iki adam, çaresizliklerle dolu hayatlarında birbirlerinin en yakın dostu olur.
Geceyarısı Kovboyu

Earl Brooks (KEVIN COSTNER) başarılı bir ticaret adamıdır. Karısı (MARG HELGENBERGER) ve kızı (DANIELLE PANABAKER) ile mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak Brooks'un, bir başka yüzü daha vardır; aslında o "Parmak İzi Katili" namıyla ün salmış bir seri katildir. Tilki kadar kurnaz ikinci benliği Marshall (WILLIAM HURT) tarafından masum bir çifti öldürmek için harekete geçtiğinde, şantaj yapan bir fotoğrafçı (DANE COOK) tarafından görüntülenir. Bu son cinayeti "Parmak İzi Katili"nin kimliğini çözmeye çalışan, bunalımdaki dedektif Tracy Atwood'un da (DEMI MOORE) peşine düşmesine sebep olur...
Mr. Brooks

Julien Dandieu (Philippe Noiret), 1944 yılında Montauban’daki bir hastanede cerrah olarak çalışmaktadır. Alman ordusunun Montauban’a da girmesinden korkan Julien, arkadaşı François’dan karısı Clara (Romy Schneider) ile kızı Florence’ı savaşın henüz ulaşmadığını düşündüğü La Braberie’deki ailesinin şatosunun bulunduğu köye götürüp saklamasını ister. Sadece bir hafta sonraki hafta sonunda ailesini görmek için La Braberie’ye gelen Julien, karısı Clara’yla küçük kızı Florence’ın cansız bedenlerini bularak büyük bir şok geçirir. Alman ordusu çoktan köyü işgal etmiş ve hemen hemen tüm köylüler Naziler tarafından öldürülmüştür. Babasının kiliseye sakladığı av tüfeğini bulan Julien, bu katliamı gerçekleştirenleri öldürmeye ant içer. Alman askerler kasabaya partizanların geldiğini sanırlar, oysa onları birer birer ortadan kaldıran, aslında Hipokrat yemini etmiş bir doktor olan Julien’den başkası değildir.
Savaş Kurbanları

Seattle'da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatr ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster'ın ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm'ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla suçlar. Jon'un cezasının infazı öncesi Jack'e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir.
88 Dakika

Filmde intikamın ağır bedeli gözler önüne seriliyor.
Öldüğümde Uyuyacağım

Film detaylari icin tiklayin...
La garce

Film detaylari icin tiklayin...
ビジターQ

Film detaylari icin tiklayin...
Pepi, Luci, Bom y otras chicas del montón

Gerilim sinemasının büyük ustası Alfred Hitchcock “Spellbound”da Sigmund Freud’un psikanaliz teorileriyle bir cinayet çözümlemesi yapıyor. Hitchcock’un düş sekansları için ressam Salvador Dali’yle çalıştığı film, göreve yeni atanan müdürünü bekleyen bir akıl hastanesinde başlıyor. Doktor Ballantine’in gelişiyle merakları bir kat daha artan hastane sakinleri, doktorun kimi tuhaf hallerine anlam vermekte zorlanacak, hatta içlerinde onun katil olduğunu ileri sürenler bile olacaktır.