

Başımın Belası
Bringing Down the House
Yonetmen: Adam Shankman
Vizyon Tarihi: 7 Mart 2003
Konu
Peter, kendisini terkeden karısına özlem duymak dışında, hayatında herşeyi yolunda giden, kendi halinde bir avukattır. Hayatına azıcık heyecan katmak için internette tanıştığı bir kadınla chat yapmaya başlar. Kadın da kendisi gibi bir avukat olmakla birlikte, benzer bir yaşam sürdürmektedir. Peter zamanla, özel bir bağ geliştirdiği kadını merak etmeye başlar. Hiç ummadığı bir anda kapısı çalacak ve onu karşısında görecektir. Fakat, yazıştığı kadın bir avukat değil, uzun bir süredir hapishaneden bulunan ve kendisini görmek için çıkıp gelen oldukça 'farklı' bir kadındır. Ve üstelik fena halde Peter’ın yardımına ihtiyacı vardır...
Oyuncu Kadrosu

Steve Martin
Peter Sanderson

Queen Latifah
Charlene Morton

Eugene Levy
Howie Rottman

Joan Plowright
Mrs. Virginia Arness

Jean Smart
Kate Sanderson

Kimberly J. Brown
Sarah Sanderson

Angus T. Jones
Georgey Sanderson

Missi Pyle
Ashley

Michael Rosenbaum
Todd Gendler

Betty White
Mrs. Kline
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Parts of Disease

Film detaylari icin tiklayin...
My Magic

Film detaylari icin tiklayin...
Wolke 9

1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alan film ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasından başlayarak buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor. Tam bu geçiş sürecinde de babası (Brad Pitt) ile yaşadığı çalkantılı baba-oğul ilişkisi, öykünün merkezine oturuyor. Jack’in olgunluk hali (Sean Penn) artık modern çağda yolunu yitirmiş bir bireydir. Kaderin varlığını ve çıkmazlarını sorgularken, diğer yandan yaşamın anlamını bulmaya çalışır...
Hayat Ağacı

Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez... İş seyahatlerinden birinde Emily’yle karşılaşır. Bu bir ilktir. Tanışmalarından itibaren, tam yedi yıl sürecek olan bir karşılaşma döngüsünün içine girerler. Bir türlü; kader mi, yoksa tesadüf mü kestiremezler. Hayatlarının farklı dönem ve durumlarında sürekli bir araya gelen ikili arasında adını koyamadıkları bir ilişki gelişir. Beraberken çok iyi vakit geçirdikleri halde zıt karakterlere sahip olmaları biraraya gelmelerini zorlaştırır. İsmini koyamadıkları bu ilişkileri sadece bir arkadaşlık olarak mı kalacaktır, yoksa daha ötesine mi dönüşecektir?Modern hayat koşuşturmaları arasında birbirlerine duydukları hisler yüzünden bocalayan iki gencin öyküsü, günümüz aşklarına değişik bir pencereden bakmamızı sağlıyor.
Aşk Gibi Bir Şey

Lizzie, 9 yaşındaki oğlu Frankie'yi babasından ve onla ilgili gerçekten korumak için sürekli olarak taşınmaktadır. Kendini bildiğinden beri farklı yerlere taşınan Frankie sağırdır ve babasının Accra isimli bir gemiyle denizlerde seyahat ettiğini zannetmektedir. Oysa Lizzie, oğlunun babasıyla ilgili gerçeği öğrenmemesi için babasının ağzından mektuplar yazmakta, gittiği yerlerdeki maceralarını anlatmaktadır. Fakat bir gün gerçekten var olduğunu bilmediği Accra gemisinin yeni taşındıkları sahil kasabasına yanaşacağını öğrendiğinde işler Lizzie için karmaşık bir hal alır. Bir yabancı bulup bir günlüğüne Frankie'nin babası gibi davranmasını istemek zorunda kalacaktır...
Sevgili Frankie

Friends With Money'i, The New York Times, hayatta olmanın dramı ile ilgili acı tatlı bir komedi olarak adlandırıyor. Film, gayet güzel ve rahat giden hayatlarının dengesi, orta yaşın getirdiği gerçeklerle yüzleşmeye başladıklarında altüst olan dört çok yakın arkadaşın hikayesini anlatıyor.
Benim Zengin Dostlarım

Elizabeth Masterson, San Francisco’da mesleğine kendini adamış bir doktordur ve işinden başka hiçbir şeye vakit bulamaz. İki çocuk sahibi kız kardeşi ile buluşmaya gelirken Elizabeth bir araba kazası geçirir ve komaya girer. Bu sırada eşini yeni kaybetmiş olan David Abbot adındaki bir mimar San Francisco’ya taşınır ve Elizabeth’in dairesini kiralar. O evde yaşarken Elizabeth’in ruhu onu takip etmeye başlar. Genç kadının komadaki bedeni hastanede kalırken ruhu firar etmiştir. Elizabeth kim olduğunu dahil hiçbir şeyi hatırlamamaktadır. Tek emin olduğu, o dairenin kendisine ait olduğudur. Tartışmaya bir son verebilmek için David, onun gerçekte kim olduğunu bulmaya çalışır. Bu işi birlikte yapmaya başladıklarında ise aralarında duygusal şeyler gelişmeye başlar. Aşka düştüklerinde, Elizabeth’in kim olduğunu bulmaları ile aslında kaderin onları bilerek bir araya getirdiğini anlarlar. Dahası Elizabeth halen komadadır.
Cennet Gibi

Film detaylari icin tiklayin...
Devil in a Blue Dress

Little Voice, babasının ölümünün ardından neredeyse bütün dünyaya sırt çevirir;tek yaptığı şey babasının koleksiyonundaki Shirley Bassey, Judy Garland gibi sanatçıların şarkılarını dinlemek ve geceleri bu dinlediği şarkıları söylemektir. Annesinin yetenek avcısı erkek arkadaşı sesini duyar. L.V.'nin bir gece kulübünde söylemesini sağlar.