

Oyuncu Kadrosu

Renato Scarpa
Fortunato Santini
John Gayford
Edward Dent

Maximilian Scheidt
Felix Mendelssohn

Florian Steffens
Young Edward Dent

Domenico Galasso
Giuseppe Baini
Claudio Marchione
Giuseppe Jannacconi
Pietro Beccattini
Cardinale Odescalchi
Cristian Giammarini
Bernhard Quante
Antonio Giovannini
Mariano Astolfi (contralto)
Harald Redmer
Carl-Friedrich Zelter
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Akademi ödüllü Jodie Foster ve uluslararası sansasyon yaratan Chow Yun-Fat, epik bir tarzda işlenen gerçek bir aşk hikayesinde buluşuyorlar. İngilizce öğretmeni Anna Leonowens, Kral Mongkut`un çocuklarına ders vermek amacıyla Siam`ın egzotik topraklarına varınca, kendi batı hayat düşüncesinin doğunun felsefesiyle çakıştığını fark eder. Mongkut dış güçlerin ülkelerine karşı komplo düzenlediğini öğrenince gerginlik artar. Genç Kız ve Kral, bu savaşta Siam`ı tehlikeli savaşçılardan kurtarmak için birlik olurlar. Cesur Yürek ve İngiliz Hasta ile aynı tarzı taşıyan film, tutku ve macera dolu.
Genç Kız ve Kral

Film detaylari icin tiklayin...
Der Stolz der Firma

1800'lü yıllarda hayatta önemli bir şeye sahip olmayan ve son derece sıradan bir yaşam süren William Blake isimli bir genç, farklı bir deneyim yaşamak adına yaşadığı toprakları terk edip, bilmediği bir yerde yeni bir hayata atılmaya karar verir. Çıktığı yolculuk ise onu hem fiziksel hem de ruhsal anlamda değiştirecek bir deneyimin başlangıcı olacaktır. Son derece kötü bir anında karşılaştığı 'Hiç Kimse' adındaki Amerikan yerlisi, Blake'in aynı isimdeki, ölmüş bir şair olan William Blake olduğuna inanır. 'Hiç Kimse' ile birlikte atılacağı bu yolculuk, William Blake'in sıradışı bir şekilde bambaşka bir insana dönüşmesine neden olur.
Ölü Adam

Filmin konusu Fransız ordusundaki komuta kademesinin savaşmak istemeyen askerlere gözdağı verip korkutmak amacıyla suçsuz askerleri kurşuna dizmesidir. Fransız Ordusu da savaş sırasında diğer müttefik orduları gibi korkaklık suçundan dolayı infazlar gerçekleştirmiştir. Ancak filmin merkezinde duran sorun, verilen emre karşı gelerek saldırıya geçmeyen tüm cephenin yerine rastgele seçilen askerlerin kurşuna dizilmesidir. Bu tür cezalandırma tarihte Romalılar tarafından yaygın olarak uygulanmıştır. Onuncunun cezalandırılması olarak dilimize çevrilebilecek decimation cezasında suçlular arasından her on kişiden bir tanesi öldürülerek ceza uygulanır. Bu ceza Fransız Ordusunda, Flanders yakınlarında 15 Aralık 1914 tarihinde geri çekilen Cezayir Alayı 8.Tabur 10. Bölük askerleri hücum emrine uymayınca uygulanmıştır...
Zafer Yolları

Macera türünün klasikleri arasında gösterilen The Man Who Would Be King, usta sinemacı John Huston’ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling’in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor.
Kral Olacak Adam

Film detaylari icin tiklayin...
The Mortal Storm

19. yüzyılın sonlarında Londra'da yaşayan Robert Angier ve Alfred Borden, trajik bir kazanın ardından birbirine düşman kesilen iki yetenekli sihirbazdır. Zamanla rakibinin üstün yeteneğini ve imza hilesini çözmeyi takıntı haline getiren ikili, sahnede birbirini alt etmek için sınır tanımayan amansız bir savaşa girişir. İhtiras, kıskançlık ve aldatmacayla örülü bu rekabet, her ikisi için de geri dönülemez ve ölümcül bir saplantıya dönüşür.
Prestij

Her şeyiyle mükemmel olan Keller ailesinin, kusurlu tek yönü kör, sağır ve haliyle dilsiz kızlarıdır. Kızlarının yaşıyla birlikte sorunları da artmaktadır. İstekleri ve ihtiyaçları gün geçtikçe çoğalan Helen'i anlamak, annesi ve babası için dahi imkansızdır. Bir yandan sevgi, şefkat ve acıma duyguları işin içine girince, Helen'i terbiye etmeye kimsenin ne gücü, ne de cesareti yeter. Onu ya bir bakım evine terk etmek gerekmektedir ya da bir hoca tutarak son seçeneği değerlendirmek. İşe aldıkları öğretmen henüz öğrenciliği süren, deneyimsiz, bakım evlerinde büyümüş ve görme engelli biridir. Eve adım attığı anda sorunlar ikiye katlanınca, ailenin tüm umutları tükenir. Öğretmenin ve Helen'in başarısız olacakları konusunda herkes hemfikirdir ancak gerekli sabırla tüm dünyayı öğrenmeye çalışmak, denemeye değecek kadar güzeldir.
Karanlığın İçinden

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.
Yetenekli Bay Ripley

Filmde, 1860’ların İtalyası’nın hızla değişen toplumsal yapısına uyum sağlamaya çalışan yaşlı bir prensi canlandıran Burt Lancaster, statüsünü ve yaşam tarzını sağlama alma çabasıyla yeğeni Tancredi’nin (Alain Delon) zengin bir tüccarın kızı olan Angela’yla (Claudia Cardinale) evliliğini ayarlar; ve filmin final bölümünü oluşturan neredeyse bir saate yakın balo sahnesi boyunca, hem ait olduğu toplumsal sınıf hem de kendi geçmişiyle bugünü üzerine derin düşüncelere dalar. Birey ve toplum arasındaki etkileşimi büyüleyici ve görkemli bir dille anlatan böyle bir filmi, ancak Visconti gibi aristokrat kökenli bir Marksist yönetebilirdi. (Lancaster, rolünü Visconti’nin karakterinden yola çıkarak canlandırdığını söylemiştir). Aristokratların artık gücün yeni zenginlerin eline geçtiğini kabullendikleri balo sahnesi, haklı olarak sinema tarihinin en ustaca çekilmiş sahnelerinden biri olarak kabul edilir.