

Vegas'ta Son Şans
The Cooler
Yonetmen: Wayne Kramer
Vizyon Tarihi: 26 Kasım 2003
Konu
Bernie Lootz (William H.Macy), Las Vegas'ın en şanssız adamıdır. O bir 'ŞANS ÖLDÜRÜCÜ'dür. Hatta kötü şansı o kadar bulaşıcı ki eski zamanların mafya lideri Shelly Kaplow (Alec Baldwin) onu casinosunda yüksek rakamlı oyunlarda müşterilerinin şansını döndürmek için kullanıyor. Fakat Bernie Nathalie (Maria Bello) ile tanışıyor, ona aşık oluyor ve "aşkta şanssız" olmak kavramına yepyeni bir anlam yüklüyor.
Oyuncu Kadrosu

William H. Macy
Bernie Lootz

Alec Baldwin
Shelly Kaplow

Maria Bello
Natalie Belisario

Shawn Hatosy
Mikey

Ron Livingston
Larry Sokolov

Paul Sorvino
Buddy Stafford

Estella Warren
Charlene

Arthur J. Nascarella
Nicky Fingers Bonnatto

Joey Fatone
Johnny Cappella

M.C. Gainey
Highway Officer
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
And Then There Were None

Film detaylari icin tiklayin...
Lawrence & Holloman

Pierre uzun yıllardır evli, iki çocuk babası başarılı bir avukattır. Ailesiyle mutlu bir hayat sürdürdüğünü düşünürken, bir gece kulübünde Elsa adında çekici bir kadın ile karşılaşır. Elsa eşinden yeni boşanmış, iyi bir yazardır. Elsa da Pierre'den ilk görüşte etkilenir ve aralarındaki çekime engel olamazlar. Görüşmeme kararı alsalar da, aşıklar için bu çok da mümkün olmayacaktır...
İlk Görüşte Aşk

Annelerinin gizemli ölümünden sonra bilinmeyen bir hastalığa yakalanan iki kız kardeş hastaneye yatırılır. Tedavileri tamamlandıktan sonra eve dönen kardeşler, babalarının yeni eşi olan Eun-joo isimli üvey anneleriyle anlaşamaz. Zaman zaman üvey annelerinin garip davranışları ve kardeşlerin hastalığının tekrarlaması evde huzursuzlık yaratır. Ayrıca babalarının olaylara tepkisiz kalışı ve labirenti andıran yapısıyla yaşadıkları ev, kızları tedirgin etmeye başlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de doğaüstü olayların meydana gelmesi, gerilimi arttıracaktır...
Karanlık Sırlar

Diana ve David Murphy (Demi Moore ve Woody Harrelson), sıkıntılı günler geçirmektedirler ve şanslarını denemek üzere Las Vegas'a gelirler. Milyarder John Gage ile karşılaşmaları ve aldıkları bir teklifle kötü günleri geride bırakabileceklerdir. 1 milyon dolarlık bu teklifin bedeli Diana ile geçirilecek bir gecedir. Problemlerini çözmek için gayet basit ve kolay bir çözüm gibi görünen bu teklif çifti aşk ve sadakat üzerine ciddi sorgulamalara sürükleyecektir. Başarılı yönetmen Adrian Lyne'dan ahlaki değerleri masa üzerine yatıran bir film.
Ahlaksız Teklif

Film detaylari icin tiklayin...
Arrebato

Aynı adlı televizyon dizisinden beyazperdeye uyarlanan “Sex and the City: The Movie”de birbirleriyle cinsel arzularını, fantezilerini, inanç ve düşüncelerini tartışan ve paylaşan New York’lu dört kadının öyküsü anlatılır. Candace Bushnell’in (1958 doğumlu) yazdığı kitaptan ve karakterlerden uyarlanan dizide ve filmde özellikle bekar kadın olma kavramı başta olmak üzere romantizm ve cinsellik üzerine samimi, açık sözlü tartışmalar ve yaklaşımlar öne çıkar. Konusu New York’ta geçen filmin odak noktasında dört kadın karakter vardır. 1990’lı yılların sonlarında toplumda kadın olma konusu ağırlık kazanırken toplumda kadının rolünün değişmesinden dört kadının nasıl etkilendiği üzerinde durulur.
Sex and the City

Hindistan ordusu subayı Binbaşı Sandeep Unnikrishnan’ın çocukluğundan 2008 Mumbai saldırılarındaki kahramanlıklarına dek uzanan hayatını konu alıyor.
Major

Tecrübeli ama gözden düşmüş bir gazeteci ile mesleğe yeni başlamış genç bir gazeteci, yanlarına işinde çok iyi olan bir kameramanı da alarak tamamen kişisel çabaları ila Bosna'ya, savaşın bir numaralı suçlularından Radovan Karadzic'i aramaya giderler. Fakat bu ülkede atacakları her adım, büyük tehlikeler içermektedir.Yanlışlıkla CIA timi zannedilmeleri ile peşinde oldukları hedefleri tarafından da farkedilecek ve kendilerini yem durumuna sokacaklardır. Artık sadece amaçları değil, hayatları da tehlikededir.2005 tarihli Matador ile daha önce sinemalarımıza konuk olan Richard Shepard,senaryosunu da yazdığı Av Partisi ile savaşın kanlı atmosferine adım atıyor.
Av Partisi

Canterbury'e giden bir grup keşiş, yolda vakit öldürmek için birbirlerine öyküler anlatmaya başlarlar. Fakat bütün bu öykülerin ortak bir yanı vardır: hepsi de son derece açık saçık öykülerdir. Bu noktadan itibaren sırayla anlatılan öyküleri dinlemeye ve izlemeye başlarız. Açık saçık olmalarının yanında aslında hepsi de, kilise ve papazların yaşam tarzlarına yöneltilen bir eleştiri ve insan doğasında bulunan zaafların mizahi bir yoldan ele alınmasını içermektedir.