

Bayan Henderson Sunar
Mrs. Henderson Presents
Yonetmen: Stephen Frears
Vizyon Tarihi: 8 Eylül 2005
Konu
Herşey bayan Henderson 'ın kocasının vefat etmesiyle başlar. Dul kalmasına üzülmeyen bayan Henderson, dul bir kadın olarak nasıl eğlenebileceğini düşünerek üzülmektedir. Zira, diğer dullar tarafından önüne sunulan seçenekler hiç te iştah açıcı değildir. Bir gün tesadüfen, önünden geçtiği bir tiyatronun kapalı olduğunu gören bayan Henderson, şov işine girmeye karar verir. Bir tanıdığı vasıtasıyla, önce şov işinden çok iyi anlayan biri olan bay Van Damm 'ı bulur. Bayan Henderson ile bay Van Damm arasında garip bir bağ kurulur. İkili hem birbirini sevmemekte ve birbirinin ayağına dolanmakta, hemde bundan zevk almakta ve birbirlerini sevmektedirler. Dizginleri ele alan bay Van Damm, kısa sürede işletmeyi kara geçirir. Ancak diğer tüm işletmelerin bay Van Damm 'ın ortaya koyduğu işleri anında taklit etmeleri, orta vadede büyük finansal sıkıntılar doğurur.
Oyuncu Kadrosu

Judi Dench
Mrs. Laura Henderson

Bob Hoskins
Vivian Van Damm

Will Young
Bertie

Christopher Guest
Lord Cromer

Kelly Reilly
Maureen

Thelma Barlow
Lady Conway

Anna Brewster
Doris

Rosalind Halstead
Frances

Sarah Solemani
Vera

Natalia Tena
Peggy
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Die Abenteuer des Werner Holt

II. Dünya Savaşı sırasında Adolf Hitler’e karşı düzenlenen başarısız suikast girişimini konu alan, Tom Cruise’un başrolde olduğu tarihi bir gerilim filmidir. Film, Nazi rejimini içeriden çökertmeyi amaçlayan Alman subaylarının cesur planını anlatır. Albay Claus von Stauffenberg (Tom Cruise), Nazi rejiminin işlediği katliamları gördükten sonra Hitler’e karşı harekete geçmeye karar verir, planın adı ise “Operasyon Valkyrie”’dir. Bu operasyon, Hitler’e suikast düzenleyip ardından Valkyrie adlı acil durum planını kullanarak Nazi rejimini içeriden devirmeyi hedefler.
Operasyon Valkyrie

Film detaylari icin tiklayin...
Avalon

Film detaylari icin tiklayin...
Wohin und Zurück - An uns glaubt Gott nicht mehr

1941'de Nazi Almanyası Sovyetler Birliği'ni işgal ettiğinde, birlikleri hızla Leningrad'ı kuşattı. Yabancı gazeteciler tahliye edildi, ancak içlerinden biri olan Kate Davies'in öldüğü tahmin ediliyor ve uçağı kaçırıyor. Şehirde yalnız başına genç ve idealist bir polis memuru olan Nina Tsvetnova ona yardım eder ve birlikte kendi hayatta kalmaları ve kuşatılmış Leningrad'daki insanların hayatta kalması için savaşacaklar.
Leningrad

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.
Jakob'un Yalanları

Film detaylari icin tiklayin...
Doña Francisquita

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi

İşlemediği bir suçtan dolayı asılmaya çalışılan Jed Cooper, ipten kurtulur ve kasabaya bir yasa adamı olarak döner.
Onları Yükseğe As

Akademi Onur Ödülü ile ödüllendirilmiş Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda'nın yönettiği filmin senaryosunu 1948 tarihli aynı adlı kendi romanından Jerzy Andrzejewski uyarlayıp yazmıştır. Filmin adı, filmin kahramanının bombardımanda yıkılmış bir kilisenin duvarında gördüğü 19. yy'da yaşamış Polonyalı şair Cyprian Norwid'a ait bir şiirden gelmektedir. Şiirin dizelerinde, kömürün yüksek ısı ve basınç altında elmasa dönüşmesi olgusuna bir gönderme yapılmaktadır. Filmde, Polonya'da Nazi işgalcilere karşı bir zamanlar zorunlu olarak işbirliği yapmış olan Milliyetçi güçlerin ve Komünistlerin aralarındaki bu ittifakın artık çatırdamaya başladığı 2. Dünya Savaşı'nın son günlerinde, taşralı Milliyetçi bir militan olan Maciek (Zbigniew Cybulski) etkili bir Komünist lideri öldürmekle görevlendirilir. Görevi sırasında kaldığı otelde hayata dair farklı şeyler hissetmeye başlar, bir seçim yapıp sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaktır.