

Üç Renk: Beyaz
Trois couleurs : Blanc
Yonetmen: Krzysztof Kieślowski
Vizyon Tarihi: 26 Ocak 1994
Konu
Güzel ve seksi eşi, evliliklerinde cinsellik olmadığı gerekçesiyle Karol'dan boşanınca talihsiz adamın yaşamı alt üst olur. Eşiyle birlikte tüm mal varlığını, kuaför salonunu kaybeder, aşağılanır, polis tarafından aranır, sonunda beş parasız ve kimliksiz olarak vatanı Polonyaya geri dönmek zorunda kalır, ancak eşiyle tekrar bir araya gelme ümidini hiç ama hiç yitirmez, bazı planları vardır...
Oyuncu Kadrosu

Zbigniew Zamachowski
Karol Karol

Julie Delpy
Dominique

Janusz Gajos
Mikołaj

Jerzy Stuhr
Jurek

Grzegorz Warchoł
Elegant

Jerzy Nowak
Old Peasant

Aleksander Bardini
Notary

Cezary Harasimowicz
Inspector

Jerzy Trela
Monsieur Bronek

Cezary Pazura
Exchange Office Owner
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Französisch für Anfänger

Film detaylari icin tiklayin...
Française

1429 yılında küçük bir Fransız köyünden gelen genç kız işgal altındaki ülkesinin kralı olması gereken kişinin önünde durup ona tanrıdan bir mesaj getirdiğini söyler. Bu mesaja göre küçük kız o donemin en güçlü ordusunun ülkelerinde sürdürdükleri işgali sona erdireceğini ve içinde bulundukları politik ve din kargaşasına son vereceğini söyler. Bu küçük kızın söyledikleri Fransız Kralı ve etrafındaki adamlarının zamanla çok hoşuna gider ve kızın inanılmaz cesareti ile kehanet sayılacak açıklamaları sonunda kızın peşinden gitmeye karar verirler. Onun liderliğinde ülkelerini işgal etmiş bulunan İngiliz ordusunu yenerek hürriyetlerine kavuşurlar. Kızın da dediği gibi kral, hür her ülkenin kralı olarak tacını giyer ve tahtına oturur. Ancak bütün bu yaptıklarının şeytanın işi olduğuna hüküm veren din adamlarının baskısı sonucu bu minik kız ölüme mahkum edilir ve yakılarak öldürülür.
Jeanne d'Arc

Paul, karısı Margaret'la birlikte Alaska'nın dondurucu soğuğunda parasızlıkla boğuştuğu bir yaşam sürmektedir. Borçlarını ödeyebilmek ve karısının sağlık problemlerini çözebilmek için acil paraya ihtiyacı vardır. Bir milyon dolar değerinde bir sigorta poliçesi olan Paul'ün kardeşi Raymond, beş yıldır kayıptır. Bu paranın peşinde olan Paul, bu sayede bütün sorunlarını çözebilecektir. Ne var ki, uyanık sigorta müfettişi Tedd'i kardeşinin ölmüş olabileceği konusunda ikna edemez. Bir gün işyerinin arkasındaki çöp bidonunda bir ceset bulunca aklına delice bir fikir gelir: Cesedi kardeşine benzetecektir. Fakat, cesedin gerçek sahipleri, uyanık müfettiş Ted ve bunca yıl sonra birden geliveren Raymond ile iyice arapsaçına dönen işler, karısı Margaret'in kaçırılmasıyla doruk noktasına varır.
Arapsaçı

Film detaylari icin tiklayin...
Koi Aap Sa

Film detaylari icin tiklayin...
Nachtgestalten

Aynı adlı ödüllü romandan uyarlama olan "Vahşi Zarafet"te, Bakelite plastik firmasının veliahtı Brooks Baekeland ile evli olan Barbara Daly (Julianne Moore)nin hikayesi anlatılmakta. Kızıl saçlı, alımlı ve karizmatikbu kadın, kocasının şaşaalı ve asil hayatına hiçbir zaman tam olarak uyum sağlayamamıştır. Aralarındaki bu dengesizliğe bir de çocuk sahibi olmaları eklenince ilişkileri iyiden iyiye sarsılır. Oğulları Tony (Eddie Redmaine), babasının gözüne girmeyi hiçbir zaman başaramamıştır. Babasıyla arasındaki aşılmaz mesafe, Tony'yi gittikçe annesine yaklaştırır. Bu yakınlaşma aynı zamanda bir trajedinin de doğuşu olacaktır. Bu aile trajedisinin yanı sıra Baekeland'ların "parıldayan" yaşamları ardındaki toplumsal farklara da şahit oluyoruz. "Vahşi Zarafet", bir ailenin yükselişi ve dibe vuruşunu arka planına New York, Paris, Cadaques, Mallorca ve Londra gibi efsane güzellikteki mekanları alarak anlatmaktadır.
Vahşi Zarafet

Film detaylari icin tiklayin...
Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

1950'lerde İtalya'daki küçük bir adadayız. Dünyaca ünlü Şilili komünist şair Pablo Neruda, siyasi sebeplerle ülkesi dışında yaşamak zorunda kaldığı sürenin küçük bir kısmını burada geçirir. Mektuplarını taşımakla görevli postacı naif Mario, Neruda'yla kısa zamanda mesafeli bir dostluk kurar. Usta ozanın verdiği tüyolarla hem içindeki şairi ortaya çıkarır hem de esmer güzeli Beatrice'nin kalbini kazanır. Neruda genç adama sosyalist fikirlerini aşılar ve kendini gerçekleştirmesine yardımcı olduğu Mario'nun gözünde giderek ilahlaşır. Ama usta ozanın peşindeki siyasi rakipleri bir yerde çok uzun süre kalmasına engel olmaktadır. Ayrılık vakti yaklaşır.
Postacı

Martin Thomas Hardy'nin "Tess of the D'Urbervilles" romanından sinemaya uyarlanan "Tess", Roman Polanski'nin en ünlü filmlerinden biri. Fakir bir köylü kızı olan Tess babası tarafından zengin akrabalarının yanına gönderilir. Babası içten içe uzaktaki akrabalarının kızını da kendilerinden görüp, ona sonsuz gibi gelen zenginliklerine ortak edeceklerini ummaktadır. Oysa işler hiç de umduğu gibi gelişmez, zira Tess'in yanına yerleştiği aile D'Urbervilles adını sonradan almıştır.