

13. Kat
The Thirteenth Floor
“Varolmayan bir yere gitmek ister misiniz?”
Yonetmen: Josef Rusnak
Vizyon Tarihi: 16 Nisan 1999
Konu
Bir gökdelenin 13. katındaki ofislerinde buluşan yüksek teknoloji dahisi Douglas Hall ve güzel iş arkadaşı Whitney henüz çok gizli olan, en son yazılımlarını denemektedirler. Olağanüstü bir sanal ortam simülatöründe Douglas, 1930'ların Los Angeles'ine gidip harikulade bir macera yaşamaktadır. Genç adam biraz tehlikeli ve işlerin yolunda gitmediği bir seansı terkedip gerçek hayata döndüğünde tatsız bir sürpriz onu beklemektedir...
Oyuncu Kadrosu

Craig Bierko
Douglas Hall

Armin Mueller-Stahl
Hannon Fuller

Gretchen Mol
Jane Fuller

Vincent D'Onofrio
Whitney

Dennis Haysbert
Det. Larry McBain

Steven Schub
Det. Zev Bernstein

Jeremy Roberts
Tom Jones

Rif Hutton
Joe

Leon Rippy
Jane's Lawyer

Janet MacLachlan
Ellen
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Bir seri katilin beyninin karanlık ve tehlikeli labirentlerinde şok edici bir yolculuğa hazır mısınız? Bu benzersiz yolculuğu yapan kişi, yeni teknoloji destekli bir terapi üzerinde çalışmakta olan psikolog Catherine Deane (J.LOPEZ)'dir. Bu yeni terapi yöntemi sayesinde Catherine, rüyalar ve derinlerde kalmış düşünceler de dahil olmak üzere bir başkasının bilinçaltına girebilmektedir. Catherine, bu yöntemi sadece komada olan bir çocuğu dünyaya ve acı çeken ailesine geri döndürmék umuduyla kullanmıştır. Ancak seri katil Carl Stargher (V.D'ONOFRIO) düzenlenen bir operasyon sırasında benzer şekilde komaya girince, FBI ajanı Peter Novak, (V. VAUGN) katilin tuzaklarla dolu bir hücrede hala hayatta olan son kurbanını bulabilmek umuduyla en son çare olarak Catherine'e başvurur. Catherine, bu zamana karşı yarışı kazanmak ve Stargher'in ölümcül ininin yerini bulabilmek için inanılmaz tehlikeli bir görevi kabul eder: Katilin çılgın zihninin derinliklerine girmeye çalışacaktır...
Hücre

Alice, Meryem Ana'nın sözde ziyaretinden sonra açıklanamaz bir şekilde duyabilen, konuşabilen ve hastaları iyileştirebilen, işitme engelli genç bir kızdır. Haber yayılırken ve uzak ve yakın yerlerden insanlar onun mucizelerine tanık olmak için akın ederken, kariyerini yeniden canlandırmayı ümit eden gözden düşmüş bir gazeteci, araştırma yapmak için küçük New England kasabasını ziyaret eder. Ortalıkta korkunç olaylar yaşanmaya başlayınca, bu olayların Meryem Ana'nın eseri mi yoksa çok daha kötü bir şey mi olduğunu sorgulamaya başlar.
Şeytanın Mührü

Güney Kalifornia'da küçük bir kasabanın yakınlarına bir gök taşı düşer. Kasaba sakinlerinin gök taşı sandıkları cisim, Marstan gelen istilacılara ait bir uzay gemisi olduğunu anlamaları uzun sürmez. Marslıların, Dünyayı ele geçirmek üzere başlattıkları doğrudan saldırının karşısında hiç bir güç duramaz. Atom Bombası bile, mantarımsı uzay gemileriyle şehirleri yakıp yıkarak geçen istilacılara karşı etkisizdir.
Dünyalar Savaşı

Yılbaşı günü Cleveland'ın en kötü kenar mahallerinden birinde, 40'lı yıllardan kalma tek katlı polis karakolu boşaltılmadan önceki son gününü yaşamaktadır. Aylar önce bir uyuşturucu baskınında aldığı fiziksel ve psikolojik yaraların sonucu masa başına çivilenmiş polis memuru Roenick'e kolay görünen bir görev verilmiştir; kaşarlanmış polis memuru O'Shea ve işe yaramaz sekreter Ferris ile birlikte 1 Ocak sabahına dek karakola bekçilik etmek.Aynı gün cinayetten tutuklanan çete reisi Nicholas Zambrano da bir otobüs ile hapishaneye nakledilmektedir. Şehri felç eden kar fırtınası yüzünden otobüstekiler geceyi geçirmek için Roenick'in karakoluna sığınırlar. Kar fırtınasından yararlanan kimliği belirsiz kişiler karakola saldırır. Saldırganlar Zambrano'nun peşinde gibidirler. Roenick otobüsle gelen suçluları ve bir avuç memuru örgütleyerek, sabah yardım gelene dek hayatta kalma savaşı vermek zorundadır.
Baskın

Film detaylari icin tiklayin...
6EQUJ5

Michael Crichton'ın romanından uyarlanan film, seksi patronu tarafından taciz edilen ve ardından da şantaja maruz kalan bir adamın, bu durumdan kurtulmak için harcadığı "umutsuz" çabayı anlatıyor.
Taciz

Reklamcı Charles Schine her gün işiyle evi arasında mekik dokuyan Chicago'lulardan birisidir. İşine gitmek için her sabah düzenli olarak 8:43 trenini yakalamak zorundadır. Bir gün treni kaçırır ve Lucinda ile tanışır. Lucinda çok güzel, büyüleyici ve baştan çıkarıcıdır. Lucinda ve Charles'ın her ikisi de adeta çocuklarıyla evli olmasına rağmen sanki bir manyetik alan gibi birbirlerine doğru çekilirler. Birlikte yedikleri öğle yemekleri kısa sürede iş sonrası akşam yemeklerine dönüşür. Çok geçmeden de kendilerini bir otel odasında bulurlar. Charles ile Lucinda'nın mükemmel gibi görünen ilişkisi, odaya LaRoche adlı acımasız bir yabancının girmesi ve ikisini silahla tehdit etmesiyle çıkmaza girer. Yasak aşk artık akla hayale sığmayacak kadar tehlikeli ve şiddet yüklü bir kabusa dönmüştür. Charles'ın yaşamı artık ihanet, şantaj, şiddet ve cinayetlerle doludur. Karısına açılamayan ve polise de bir şey söyleyemeyen Charles, artık tanımlayamadığı bir dünyanın içinde tuzağa düşmüştür.
Raydan Çıkanlar

Kirsty üvey annesi Julia ve babası Larry ile büyük yeni bir eve taşınmaktadırlar. Kirsty başta karşı çıksa da evi görünce hoşuna gitmiştir. Julia'nın, Larry'nin kardeşi Frank ile bir ilişkisi vardır ve uzun zamandır Frank'ten haber alamamıştır heryerde onu hayal etmektedir. Larry bir gün ev eşyalarını yerleştirirken elini incitmiştir çatı katında Julia'yı bulduğunda yere birkaç damla kan akmıştır oradan ayrıldıklarında ise Frank uğraştığı karabüyünün etkisinden kurtulmuş ve canlanmıştır. Buna sebep olan bir kutu Cehennemin kapılarını açıp Helllraiser'ı çağırmaktadır.
Hellraiser

Bekar anne Dahlia Williams’ın hayata yepyeni bir başlangıç yapmak için kızıyla birlikte New York'un kenar semtlerinden birinde bakımsız bir apartmanın dokuzuncu katına yerleşir. Eski kocasıyla mücadele ettiği velayet davasına bir de çekilmez baş ağrıları eklenince Dahlia'nın hayatı çekilmez bir hal alır.Evin çeşitli yerlerinden tüyler ürperten tuhaf gürültüler gelmektedir.Bunlara bir de evin çeşitli yerlerindeki koyu renk su lekeleri eklenince Dahlia’nın tedirginliği artar. Birileri ya da birşeyler Dahlia ile akıl oyunları oynamaktadır. Hayal gücünün delicesine çalıştığı bir ortamda kendi mantığına ve önsezilerine güvenmesi imkansız gibidir.
Karanlık Sular

Küçüklüğünden beri uzay maceralarına hayran olan Jim Hawkins, her zaman uyuduğunda okuduğu define adası adlı masala hayrandır. Bir gün bir uzay gemisinden evlerine inen yaşlı bir adam, Jim'e bir emanet verir. Jim'e bunu korumasını söyler. Jim emaneti açar ve define gezegenini keşfeder. Üvey babasıyla birlikte yola çıkarlar. Jim orada yeni dostlar, maceralar yaşayacaktır.