

El jockey
Yonetmen: Luis Ortega
Vizyon Tarihi: 26 Eylül 2024
Oyuncu Kadrosu

Nahuel Pérez Biscayart
Remo Manfredini

Úrsula Corberó
Abril

Daniel Giménez Cacho
Sirena

Mariana Di Girolamo
Ana

Daniel Fanego
Fanego

Osmar Núñez
Luis

Roberto Carnaghi
Oscar

Luis Ziembrowski
Enrique

Jorge Prado
Mysterious man

Adriana Aguirre
Mujer Mística
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Erkek arkadaşından bıkan Arkansaslı garson kız Louise (Susan Sarandon), ihmalkar ve cinsiyet ayrımcısı kocasıyla birlikte sıkıcı bir hayatı olan arkadaşı Thelma'yı (Geena Davis) ayartır. Birlikte özgürlükle dolu bir haftasonu araba seyahatine çıkarlar.İlk uğrak yerleri olan barda gevşeyip dansederler ve yöre erkekleriyle eğlenip hoş bir akşam geçirirler. Ancak bir adam Thelma'yı park yerine kadar izleyip tecavüze yeltenince Louise yetişip onu öldürmek zorunda kalır. Polisin kendilerine hiç bir zaman inanmayacağı paranoyasına kapılan kadınlar kaçmaya karar verirler ve bir anda kanun kaçağı durumuna düşerler. Son olaylardan kötü etkilenen Thelma kafayı toparlamak için genç bir kovboy olan J.D (Brad Pitt) ile bir gecelik ilişki yaşar ve işler daha da sarpa sarar.
Thelma ve Louise

Sam ve ağabeyi Michael sıradan zevkleri olan sıradan Amerikan gençleridirler. Fakat anneleriyle sakin ve huzurlu Santa Carla'ya taşındıktan sonra hayatları gizemli bir şekilde değişmeye başlar. Michael son zamanlarda bambaşka biri olmuştur ve annesi ondaki bu değişimden kesinlikle memnun kalmayacaktır. Yürek hoplatan bir korku, güldürü ve kıpır kıpır rock müziğini bir araya getiren The Lost Boys, vampir geleneğini yeniden şekillendiriyor. Joel Schumacher'in yönetiminde bir araya gelen müthiş oyuncu kadrosu sizi hem korkutacak, hem de güldürecek.
Kayıp Gençler

Yaşadıkları hayvanat bahçesinde kendi düzenlerini kurmuş dört arkadaş hayatlarından çok mutludurlar. Aslan Kral Alex, Zebra Marty, Zürafa Melman ve Su Aygırı Gloria, şehrin ortasında kendi ormanlarını kurmuşlardır. Normal seyreden hayatları içlerinden birinin mecara arayışı yüzünden değişir. Zebra Marty merak ettiği dış dünyayı keşfetmek uğruna bir gece hayvanat bahçesinden kaçar. Onun yokluğunu fark eden arkadaşları çok sevdikleri dostlarını bulmak için yollara düşerler. Başlarına birbirinden komik olaylar gelen ekip, sonunda kendilerini Madagaskar adasında bulurlar. Ancak alıştıkları rahat düzenden uzak kalmak ve doğal yaşama uyum sağlamak onlar için pek de kolay olmayacaktır.
Madagaskar

Özgürlük hareketlerinin kasıp kavurduğu 1970'lerde, Patrick 'Kitten' Braden isimli bir gencin büyüleyici ve dokunaklı öyküsü Plüton'da Kahvaltı. Patrick, daha ufacık bir bebekken ailesi tarafından terk edilmiş ve Peder Bernard'ın kapısına bırakılmıştır. Daha henüz büyüme sancıları çektiği ufak yaşlarında bile kendi farklılığının bilincindedir ve bütün tepkilere ve baskılara rağmen değişmeyi reddeder. Yıllar geçip de kendi başına hareket edebileceğinin bilincine varır varmaz, Londra'ya gidip annesini aramaya karar verir. Bu yolculuk, onu hem kendisi ile ilgili hem de bilmediği bambaşka dünyalarla ilgili yenilikleri keşfetmesini sağlayacaktır.
Plüton'da Kahvaltı

Güney Boston'daki İrlanda Mafyasını çökertmek için polis, yeraltı dünyasına sızması amacıyla kendi adamlarından birini gönderir; ancak suç örgütünün de benzer bir hamle yaptığından habersizdir. Gizli görevdeki polis mafya babasının gözüne girerken, kariyer sahibi bir suçlu da polis teşkilatı içinde yükselir. Fakat her iki taraf da çok geçmeden aralarında bir köstebek olduğunu fark eder.
Köstebek

Amerika'da son yıllarda küçük çocukların saçtığı dehşetle birlikte boyutlarını görmeye başladığımız silah kültürünü inceleyen sıradışı bir belgesel. Moore film için, silahların Amerikan kültürünün bir parçası olduğunu savunan ve silah fetişisti bir kuruluşun başkanlığını yürüten, eski oyuncu Charlton Heston ve dehşet saçan çocuklara ilham verdiği iddia edilen Marilyn Manson gibi isimlerle hassas konuyu masaya yatırıyor. Michael Moore'un gösterildiği festivallerde büyük beğeni toplayan ve bolca ödül toplayan yapımı, tüm zamanların en iyi belgeseli seçildi. Yönetmen Roger ve Ben'in ardından bir kez daha esprili ve aydınlatıcı belgesel sinemasına geri dönüyor.
Benim Cici Silahım

Film detaylari icin tiklayin...
Thundering Tenors

Litvanya’da Sovyet yetimhanesinde kalan on altı yaşındaki Hannibal Lecter yetimhanedeki arkadaşlarıyla anlaşamamaktadır. Geceleri kız kardeşiyle ilgili korkunç kabuslar gören Hannibal sonunda yetimhaneden kaçar ve amcasının yaşadığı Paris’e gider.Fakat Hannibal, Lecter Şatosu’na geldiğinde amcasının ölmüş olduğunu keşfeder. Amcasının dul eşi Murasaki Shibuku ona evini açar ve bu gizemli kadın onu, yemek, müzik ve resim hakkında eğitir. Fakat Hannibal bir türlü onu kovalayan geçmişinden ve gördüğü korkunç kabuslardan kurtulamamaktadır. Tıp eğitimi almaya başlayan Hannibal kabuslarında gördüğü savaş suçlularını aramaya karar verir. Tek bir amacı vardır. Açlıktan ölmemek için gözleri önünde küçük kız kardeşini yiyen adamlardan intikam almak.
Hannibal Doğuyor

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

1990’larda Sierra Leone’de gelişmekte olan kaos ve iç savaşın fon oluşturduğu Kanlı Elmas, Güney Afrikalı paralı asker Danny Archer ile Mendeli balıkçı Solomon Vandy’nin hikayesi. Her iki adam da Afrikalıdır fakat geçmişleri ve şartları olabildiğince farklıdır. Ne var ki hayatlarını değiştirebilecek pembe bir elması bulmak için çıktıkları serüvende yazgıları kesişir.