

Yedinci İşaret
The Seventh Sign
Yonetmen: Carl Schultz
Vizyon Tarihi: 1 Nisan 1988
Konu
Mühür çözüldü... Kıyamet alametleri beliriyor. İncil'de kıyametin habercisi olarak anlatılan yedi işaret dünyada teker teker görülmeye başlar. İsrail'de bir şehir buz tutar, Güney Amerika'da bir nehirde su yerine kan akmaya başlar. Yedi işaretten altısı gerçekleşmiştir ve kıyamete doğru ilerlenmektedir. Vatikan durumu derhal incelemeye alır ve dünyayı bu durumdan yalnızca bir kişinin kurtarabileceği kararına varır. Hristiyan mitolojisine göre masum bir kadın kendi canını bağışlayarak kıyameti durduracaktır. Bu kadın ise olaylarla hiç bir alakası olmayan, Amerika'da kocası ile kendi halinde bir hayat süren ve bir bebek bekleyen Abby Quinn'dir.
Oyuncu Kadrosu

Demi Moore
Abby Quinn

Michael Biehn
Russell Quinn

Jürgen Prochnow
David Bannon

Peter Friedman
Father Lucci

Manny Jacobs
Avi

Lee Garlington
Dr. Margaret Inness

Akosua Busia
Penny Washburn

Arnold Johnson
Janitor

John Walcutt
Novitiate

Michael Laskin
Israeli Colonel
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Young People Ask

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.
Gözü Tamamen Kapalı

Yıl 2018. Geçte olsa Mahşer Günü gelip, modern uygarlığı yıkarak geçmiştir. Beklenildiği gibi makineler kontrolü ele geçirmiştir. Hayatı boyunca uyarıldığı geleceği durdurmak için elinden geleni yapan ama başarısız olan John Connor geriye kalan bir grup insanı Skynet'e ve ordularına karşı direnmek için örgütlemiştir. Ancak John Connor'ın bu savaşı kazanabileceğine olan inancı Marcus Wright isminde bir yabancının ortaya çıkmasıyla sarsılır. Bu garip, yeni dünyada uyanan Marcus en son bir hapishane hücresinde olduğunu hatırlamaktadır. Connor, Marcus'un gelecekten mi yoksa geçmişten mi geldiğini anlamaya çalışırken Marcus’un güvenilir biri olup olmadığına karar vermek zorundadır. Bu sorulara cevap bulmak için yeterli zamanı olmayan Conor, Marcus’u da yanlarına alarak, küçük bir saldırı timi ile birlikte Skynet'in insanoğlunu tamamen ortadan kaldırabilecek son saldırısını engellemek için Skynet'in ana üssüne doğru yola çıkar.
Terminatör: Kurtuluş

Filmde İngiltere ve Fransa arasında 14. yüzyıl'da başlayan Yüzyıl Savaşları sırasında ülkesi Fransa'ya manevi destek veren hatta orduya katılarak İngilizlere karşı çarpışan Fransız Katolik azizesi Jeanne d'Arc'ın 1431 tarihinde henüz 19 yaşındayken İngilizlere esir düştükten sonra Tanrı ile konuştuğunu ileri sürdüğü için kafirlik suçuyla yargılanması, zindanlarda işkence görmesi ve yakılarak ölüme mahkum edilmesi anlatılmaktadır.
Jeanne d'Arc'ın Tutkusu

Yüz yıl önce Antonio Bay adlı ufak bir sahil kasabasının ilk sakinleri, bölgede bastıran sis nedeniyle zor durumdaki gemileri, sahte ışıklarla kayalıklara çekip, batan gemilerin kargolarını yağmalamaktaydılar. Bu sırada batırılan Elizabeth Dane adlı geminin kargosundaki altınlar da kasabanın inşasında kullanılmıştı. Ancak şimdi kasabanın kuruluşunun yüzüncü yıldönümünde, geminin mürettebatının hayaletleri, bastıran sisle beraber intikamlarını ve kendilerinden çalınan altınları almak için kasabaya dönmüşlerdi. Antonio Bay'in yeni sakinleri için dehşet dolu bir gece başlamak üzereydi. Başrollerde "Çığlıklar Kraliçesi" Jamie Lee Curtis, Adrienne Barbeau ve Janet Leigh gibi önemli oyuncuların yer aldığı, korkunun ustası John Carpenter'dan kült film haline gelmiş bir korku klasiği.
Sis

1871'de dört adam bir geminin tüm mürettabatı ve yolcularının ölümüyle sonuçlanacak olan korkunç bir suç işlerler. Aradan yıllar geçmiştir ve suçun sislere gömüldüğü Antonio Bay'de hayat devam etmektedir.Günün birinde Nick ve yardımcısı Brett, tekneyle demir atmaya çalışırken denizin derinliklerindeki bir çantayı yerinden oynatırlar. Bundan sonra kasabada tuhaf şeyler yaşanmaya başlar. Sahile vurmaya başlayan eşyaların ardından kasabanın üstüne bir de sis tabakası çökmeye başlar. Huzursuz ruhlar intikam peşindedir.
Sis

ABD'li diplomat Robert Thorn (Gregory Peck), karısı Katherine'in (Lee Remick) hamileliği bir Roma hastanesinde ölü doğumla sona erdiğinde yerine annesi ölen başka bir bebeği alır. Küçük Damien (Harvey Stephens) büyür ancak beşinci doğum günü partisinde dadısı gizemli bir şekilde ölür. Peder Brennan (Patrick G. Troughton) da Thorn'u Şeytan'ın oğlunu evlat edindiği konusunda uyardıktan sonra ölür. Uğursuz yeni dadı Bayan Baylock (Billie Whitelaw) Damien'ı özenle korurken, fotoğrafçı Jennings (David Warner) ona Damien'ın partisinden dadı ve Brennan'ın nasıl öleceğini belirten işaretlerin bulunduğu fotoğraflar gösterince Thorn'un korkuları artar. Thorn, Damien'ın kimliğini doğrulayan ve Thorn'a tek çözümün evlatlık oğlunu öldürmek olduğunu söyleyen şeytan çıkarıcı Bugenhagen'i (Leo McKern) arar. Cesetler üst üste yığılırken Thorn, görevini yapmaya çalışır ancak yasalar dünyayı Mahşer'den kurtarmaya çalışmanın önüne geçer.
Kehanet

Amerika’lı diplomat Robert Thorn; doğum sırasında bebeğini kaybetmiş olan eşinin depresyona girmemesi için, annesi ölen başka bir bebekle kendi çocuğunun yerlerini değiştirir. 5 yıl sonra Amerika’nın İngiltere Başkonsolosu olan Thorn’un hayatı; oğlu Damien’in çevresinde gerçekleşen dehşet verici olaylar sebebiyle alt üst olur. Kısa sürede anlaşılır ki Damien; kutsal kitaplarda kıyametin gelişine dair işaretlerden en önemlisidir ve bir an evvel durdurulmalıdır. Tabii; doğaüstü güçlerin desteğini de arkasına alan, kötülük imparatorluğunun müstakbel varisinin durmaya niyeti yoktur. Ve kan gövdeyi götürür…
The Omen

Bir grup astronot, çok uzun bir yolculuğun sonunda uyanarak, bilinmeyen bir gezegene iniş yapar. Burada konuşmayı bilmeyen ilkel mağara insanları ile, konuşan, avlanan, adeta insanla yer değiştirerek medeniyet kurmuş maymunlar yaşamaktadır. Grup dağılır, astronotlardan George Taylor, insan avcısı maymunlar tarafından esir edilir. Üzerlerinde deney yapılacaktır ki, maymunlardan Dr. Zaius, esir Taylor'ın konuşulanları anlayan, 'maymunlar kadar zeki' bir insan olduğunu fark eder. Bu durumun yerleşik inançlara ters düşüp evrim kuramını altüst edeceğini düşünen tutucu doktor, olan biteni görmezden gelir. O esnada devreye idealist ve sempatik Cornelius ile Dr. Zira girerek Taylor'ı korumaya çalışırlar. Diğer arkadaşlarını bulmak ve esaretten kurtulmak isteyen Taylor, çıkan bir kargaşadan faydalanarak güzel Nova'yla beraber kaçmaya başlar.
Maymunlar Cehennemi

Tabu, tüm sessiz film yönetmenleri arasında belki de en büyüğü olan F.W. Murnau’nun son filmidir. Murnau’nun büyüklüğü stüdyo hilelerindeki başarısının yanı sıra Tabudaki gibi belgesel doğalcılığından kaynaklanıyordu. Bu çok yönlülük Almanya’da ve ABD’de çektiği filmler arasında köprü kurar. Doğal mekanlarda çekilen ve kesinlikle ne Almanca ne de İngilizce konuşulan Tabu, bu iki yeteneğin farklı yüzlerini sergiler. "Cennet" ve "Kayıp Cennet" şeklinde adlandırılan iki "bölüm"den oluşan basit senaryo, erotik bir aşk hikayesini konu alır. Genç bir kadın, köyün yaşlısı (Murnau’nun en ürkütücü kıyamet habercilerinden biridir) tarafından yeni ölen kutsal bakirenin yerine geçmek üzere seçilince cinsel tabu haline gelir. "Uygarlığın" (özellikle de paranın) ada sakinlerinin masum hazcılığı üzerindeki yozlaştırıcı gücü de yan tema olarak işlenir.