

Balkondaki Kadınlar
Les femmes au balcon
“46°C Marsilya. 3 Ev arkadaşı. 1 Gizemli komşu.”
Yonetmen: Noémie Merlant
Vizyon Tarihi: 15 Kasım 2024
Konu
Hem yönetmenliğini üstlendiği hem de başrollerinden birini oynadığı ikinci filminde Noémie Merlant, cinsiyetçilik ve cinsel şiddet gibi son derece hassas bir konuyu işlerken komediyi cesurca korku ve fanteziyle birleştiriyor. Prömiyerini yaptığı Cannes’da büyük ilgi gören Balkondaki Kadınlar, tabuları yıkarken bolca beden de parçalayan karanlık, cesur ve feminist bir punk masalı, kanlı bir intikam hikâyesi. Marsilya’dayız, acımasız sıcak hava dalgası şehri kasıp kavuruyor. Sıcaktan bunalan cıvıl cıvıl üç ev arkadaşı, balkonlarından komşularını gözetleyip her şeye karışıyor. Neşeli saatler bol içkili, bol fantezili bir gecenin ilerleyen saatlerinde bol kanlı bir olaylar silsilesiyle sonlanıyor. Noémie Merlant, senaryoyu başrolünü paylaştığı Alev Almış Bir Genç Kızın Portresi’nin yönetmeni Céline Sciamma ile birlikte yazdı. Komşu rolünde ise Emily in Paris’in Gabriel’i Lucas Bravo oynuyor.
Fragman
Oyuncu Kadrosu

Souheila Yacoub
Ruby

Sanda Codreanu
Nicole

Noémie Merlant
Élise

Lucas Bravo
Voisin d'en Face

Nadège Beausson-Diagne
Denise

François Cottrelle
Mari de Denise

Christophe Montenez
Paul
Augustin Palvanh
Dams / Fantôme

Emanuele Carfora
Diego

Henri Cohen
Gynécologue
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Tarantino'nun örgütlediği bu ilginç fars-komedi dört 'bağımsız' yönetmenin ortak çalışması. Ted lüks fakat gözden düşmüş bir otelde servis elemanı olarak çalışmaya başlar ve ilk çalışma gecesinde dört, biri birinden ilginç odayla uğraşmak zorunda kalır. Odaların ilkinde bir cadılar kumpanyası Tanrıça Diana'nın ruhunu çağırma uğraşındadır. İkincisinde sert bir gangster Ted'i çocuklarına dadılık yapmaya zorlamaktadır. Üçüncü odada ise çıldırmış boynuzlanan bir koca ikâmet etmektedir. Son odaya girdiğinde Ted kendisini snop bir film yıldızının verdiği partinin ortasında bulur. Tüm bu 'karakterlerin' Ted'den farklı beklentileri vardır. Tarantino ve arkadaşlarının çok daha sakin, iddiasız bir tarzı denediği fakat absürd komedinin hakkını veren bir çalışma.
Dört Oda

Mario Bava’nın A Bay of Blood filmi, slasher türünün öncüsü kabul edilen bir İtalyan korku klasiğidir. 1971 yapımı bu film, 13 karakterin vahşi şekillerde öldürülmesini konu alarak, Halloween (1978) ve Friday the 13th (1980) gibi filmlere ilham vermiştir. Basit bir konuya sahip olan film, bir koyu satın almak isteyenler ile orada yaşayanlar arasındaki cinayetler zincirini işler. Bava’nın sanat geçmişi, filmin görsel estetiğine yansırken, su altındaki cesede yapışan ahtapot gibi unutulmaz sahneler sunar. Film, dönemine göre oldukça kanlı ve yaratıcı ölüm sahneleriyle dikkat çeker. Bugün biraz eskimiş görünse de enerjisi ve korku sinemasına katkıları açısından hala büyük bir önem taşımaktadır.
Kanlı Körfez

Film detaylari icin tiklayin...
Cherry, Harry & Raquel!

Film detaylari icin tiklayin...
Ich bin ein Berliner

Film detaylari icin tiklayin...
Bella Australia

Ted Morgan, intihar etmeyi aklına koymuş bir gençtir. Ted, intihar etmeden önce son bir şey yapmak ister. Bu da geçmişindeki insanlarla yüzleşmektir, bunun için komedi dolu bir maceraya atılır. Geçmişinde tanıdığı tüm insanlarla yüzleşerek onlarla olan sorunlarını gidermeye çalışır.
Ben Gitmeden Önce

Mirasını bırakmak için kaybolan varisini bulmak isteyen yaşlı bir kadın farkında olmadan bir üçkâğıtçıyı ve sahtekâr bir medyumu kiralayınca, Alfred Hitchcock'un alaylı diliyle çekilmiş bu gizemli gerilim filminde işler garipleşmeye başlar. Bruce Dern ve Barbara Harris, yaşlı kadının uzun zamandır kayıp olan yeğenini (William Devane) arayan çifti canlandırıyor. Bu esnada yeğen rolündeki Devane ise güzel sevgilisi (Karen Black) ile fidye için zengin bir Yunan iş adamını kaçırıyor. Gerilim ve komediyi de beraberinde getiren sonu gelmeyen bir gizem, cinayet ve kargaşa...
Aile Komplosu

Film detaylari icin tiklayin...
Männer wie wir

California'da yaşayan beş kadın ve tanıştıkları bir erkek, Jane Austen kitapları konusunda tartışmaya başlarlar. Tartışma öyle bir noktaya gelir ki, oyunu sürdürmeye kararlı bu altı kişi 21. yüzyılda Austen'in kitaplarını kendi ilişkilerinde sahnelemeye başlarlar. Sylvia 20 yıl sonra kocası onu üç çocuğuyla terk ettiğinde şok geçirecek, en iyi arkadaşı Jocelyn kendisini köpeğiyle birlikte yapayalnız bir hayat süren kadın olarak bulacak, Fransızca öğretmeni Prudie kocası dışında başka bir adam tutkuyla bağlanacak, bir çok defa evlenmiş Bernadette mutluluk için bir şans daha arayacaktır. Genç bilimkurgu fanı Grigg ise beş romanın tek erkek kahramanı olacaktır.
Jane Austen Kitap Kulübü

Yahudi bir ailenin kızı olan Leni, nişanlısı Rafi’ yi ailesi ile tanıştırmak için onu akşam yemeğine davet eder. Araları günden güne açılan bir anne baba, dansözlük yapan çılgın bir abla, koyu bir Ortodoks olan evin oğlu, bıçağı parmaklarının arasında gezdiren kör bir büyükbaba ve bunların arasında kalmış, normal denilen vasıflara sahip Leni, Rafi’ yi evine davet ederken bu çılgınları hesaba katmış mıydı, gecenin ilerleyen saatlerinde anlaşılıyor.Ailenin gözüne girmek için, yemek hazırlıklarına yardım eden Rafi, donarak koca bir buz kalıbına dönmüş çorbayı elinden düşürür. Kayan buz kalıbı camdan fırlar ve yoldan geçen birisinin kafasına isabet eder. Paniğe kapılan Rafi’ yi, Leni sakinleştirir ve öldüğünü düşündükleri adam için bir ambulans çağırırlar. Hiç birşey olmamış gibi ambulansın siren sesleri eşliğinde yemeklerine devam ederler. Ama Rafi’nin içi hiç de rahat değildir.