

Venedik Taciri
The Merchant of Venice
Yonetmen: Michael Radford
Vizyon Tarihi: 3 Aralık 2004
Konu
1500’lerin Venedik’inde, genç Bassanio güzeller güzeli Portia’nın kalbine giden yolu fethetmeye kararlıdır. Ama talibi çok olan bu genç hanımı elde etmek için çıkacağı yolculukta ona para lazımdır. Bunun üzerine tacir dostu Antonio’ya gider. Oysa iyi niyetli adam tüm parasını seyahatteki gemilerine bağlanmıştır. Dostuna yardım etmeye kararlı olan Antonio, faizsiz borç verdiği için nefretini kazanmış olduğu Yahudi tefeci Shylock’a başvurmak zorunda kalır. İntikam vaktinin geldiğini anlayan Shylock belki de hayatında ilk kez faiz işletmeden borç vermeyi kabul eder ama eğer parayı zamanında geri alamazsa her gecikme için Antonio’nun etinden bir parça almak üzere anlaşır.
Oyuncu Kadrosu

Al Pacino
Shylock

Jeremy Irons
Antonio

Joseph Fiennes
Bassanio

Lynn Collins
Portia

Zuleikha Robinson
Jessica

Kris Marshall
Gratiano

Charlie Cox
Lorenzo

Heather Goldenhersh
Nerissa

Mackenzie Crook
Lancelot Gobbo

John Sessions
Salerio
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Feodal Japonya'da, klanlar arasındaki kanlı bir savaş sırasında, yenilmiş bir ordunun askerleri olan iki korkak ve açgözlü köylü, onları dağlarda saklı bir kaleye götüren gizemli bir adama rastlar.
Saklı Kale

Madridde yaşayan iki fahişenin öyküsü. Dominik Cumhuriyeti'nden gelen göçmen Zulema ile İspanyol Caye'nin önce soğuk başlayan ancak daha sonra sıkı bir dostluğa dönüşen ilişkileri anlatılıyor. Sadece iki kadının öyküsünden öte göçmenlerin yaşadığı sıkıntıları da anlatan bir film
Prensesler

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.
Yetenekli Bay Ripley

James Stevens(Anthony Hopkins), İkinci Dünya Savaşı öncesinin çalkantılı İngiltere'sindeki, Darlington Malikânesi'nin baş uşağıdır ve kurallara olan aşırı bağlılığıyla ün salmıştır. Yanında çalışan işçilere karşı çelik disiplini uygulayan bu adam hayatını Lord'unun(James Fox) hizmetine adamıştır.Sürüp gitmekte olan bu durum, aşçıbaşı Miss Kenton'ın(Emma Thompson) malikâneye gelmesiyle çatlamaya başlar. Kenton, merhametli, ince ruhlu bir kadındır. Gözü hizmetten başka bir şey görmeyen Stevens, Bayan Kenton'a karşı sıcak duygular hissetse de bunu açığa vuramayacak kadar gururludur...
Günden Kalanlar

Andras, Bir Macar yahudisi olan Laszlo'nun işlettiği restoranda piyanist olarak işe başlar. Aynı restoranda çalışan ve Laszlo'nun sevgilisi Ilona ile aralarında bir ilişki başlar. Ilona'ya aşık olan bir diğer adam ise, restoranın müdavimi, genç Alman işadamı Hans Wieck'dir. Birgün Andras, Ilona'ya doğum günü hediyesi olarak bir beste yapar. Daha sonraları bu beste küçücük bir Macar restoranından tüm dünyaya yayılır ve intiharlar baş göstermeye başlar. Aynı zamanda, Naziler Avrupa'yı ele geçirmeye ve Yahudi soykırımına başlamıştır. Bu 4 kişi arasındaki ilişki ise, söz konusu dönemin getirdiği sorunlarla beraber şarkının kasvetine uygun şekilde ilerleyecektir.
Kederli Pazar

Güçlü Maya Krallığı, gittikçe yayılan şehirler kurarak, gökyüzünü delen piramitler yaparak ve olağanüstü kültürel ve bilimsel başarılar elde eden etkileyici gelişmiş bir toplum inşa ederek Amerika’da 1000 yıldan fazla bir süre hüküm sürdü. Ondan sonra, tarihin ışıltısı içinde, bu dünya çöktü. Bütün bunlardan geriye kalan ormanlarla kaplı birkaç piramit ve boşuna umut veren bir gizem oldu. Şimdi, Maya uygarlığının sona ermesinden 500 sene sonra, yönetmen Mel Gibson, felaketin kıyısındaki bir dünyada kendisi için en fazla önem taşıyan şey olan ülkeyi kurtaracak olan bir adamın macerası üzerine kurulan belirli bir zamanı olmayan bir efsanede olduğu gibi her şeyi gözler önüne seren modern bir film macerası yaratmak için asla keşfedilmemiş bu ülkeyi derinlemesine araştırıyor.
Apocalypto

Irkçı geçmişiyle tanınan, ABD’nin güney eyaleti Mississipi’de, 60’lı yıllarda bir zenci için yaşam hiç de kolay değildir. Bunu değiştirmek için çalışan 3 insan hakları eylemcisinin ortadan kaybolması iki FBI ajanının bölgeye gelmesiyle sonuçlanır.
Mississippi Yanıyor

Paris, Eylül 1942. Nazi'lerden kaçan Yahudi yönetmen Lucas Steiner hayatta kalabilmek için tiyatrosunun kilerinde saklanır. Karısı Marion ise tiyatronun yönetimini üstlenir ve sahnelenecek yeni bir oyun için Bernard Granger adlı genç aktörü işe alır. Tiyatronun geleceği için bu oyunun başarı kazanması gerekir. Ancak Yahudi düşmanı eleştirmen Daxiat'nın gölgesi her an üzerlerindedir. Marion, hem tiyatrosunu ayakta tutmaya hem de kocasının hayatta kalmasına çalışmaktadır. Tüm bunlar olurken Marion ve genç Bernard arasında alevlenen aşk acaba nasıl sonlanacaktır?
Son Metro

II. Dünya Savaşı zamanları... Film, savaşın özellikle tüm avrupayı ve avrupadaki yahudileri kırıp geçirdiği bir ortamda katolik okulan giden iki öğrencinin aralarındaki geç başlayan erken biten dostluğun hikayesini konu alıyor. Bahsi geçen okul da bir çok yer gibi alman milislerin ablukası altındadır. Tüm bu sıkı yönetim ve baskıya rağmen okul yöneticileri isimlerini değiştirmek suretiyle üç yahudi öğrenciyi okullarında saklamayı başarırlar taki okul çalışanlarıdan biri intikam amaçlı ispiyonculuk yapana kadar...
Elveda Çocuklar

Suç dünyasında hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir. Özellikle de Slevin'ın bulaşmış olduğu suç dünyasında. Sevgilisi tarafından aldatılan, evinden atılan, üstüne üstlük bir yankesiciye kimliğini kaptıran Slevin, Los Angeles'ın bunalımlarından bir süre de olsa uzak durabilmek için New Yorklu arkadaşı Nick Fisher'dan dairesinin anahtarını ödünç alır. Oysaki New York, çok daha belalı bir şehre dönüşmüştür. Bir dönem ortak olup sonradan düşman olan iki mafya babası Patron ve Haham, suç dünyasını parsellemişlerdir. Ancak oğlunun intikamını almaya niyetli olan Patron, Haham'ın oğlunu öldürtmek için bir kiralık katil tutar. Katilin planı basittir. Patron'a borçlu birini bul ve adamı öldürt. En kolay yem ise Nick Fisher'dan başkası değildir.