

Mors Elling
Yonetmen: Eva Isaksen
Vizyon Tarihi: 10 Ekim 2003
Oyuncu Kadrosu

Per Christian Ellefsen
Elling
Grete Nordrå
Mor

Helge Reiss
Bugge-Høvik
Christin Borge
Mag

Per Schaaning
Georg
Lena Meieran
Grete Iversen

Ane Dahl Torp
Flyvertinne

Erland Bakker
Sikkerhetsvakt

Henriette Steenstrup
Ung Mor
Torbjørn Paulsen
Elling som liten
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
പ്രെയ്സ് ദി ലോര്ഡ്

Film detaylari icin tiklayin...
Hirtettyjen kettujen metsä
Film detaylari icin tiklayin...
Sous mes yeux

Film detaylari icin tiklayin...
Momo

Paris'te aşk her yerdedir. Barlarda, kafelerde, Eyfel Kulesi'nin altında, metroda hep aşk vardır. Paris, seni seviyorum için çok sayıda uluslararası yönetmenden Paris'te geçen romantik bir hikaye anlatmaları istendi. Projeye katılan tüm yönetmenler, Paris'in zengin sinematografik tarihine rağmen, geriye bakmaktansa, Paris'i bugünkü haliyle, beyaz perdeye hiç taşınmamış yönleriyle aktarmayı yeğlediler. Bu nedenle "Paris, seni seviyorum" farklı sosyal sınıflar, kuşaklar, kültürler ve atmosferlerin karışımı. Her yönetmenin, kentin çeşitli yerlerinde geçen farklı yaşam kesitleri sunduğu sevinç, ayrılık, beklenmedik garip rastlantılar ve her şeyden çok aşka dair hikayelerden oluşan, çiçek dürbünü (kalediaskop) gibi bir film. Natalie Portman, Fanny Ardant, Elijah Wood, Nick Nolte, Juliette Binoche ve Steve Buschemi gibi, ünlü uluslararası oyuncularla 'Paris, seni seviyorum'da Paris'i yeniden keşfedecek; dünyanın bu en romantik şehrine yeniden sevdalanacaksınız.
Paris, Seni Seviyorum

Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.
Düşler Tarlası

The Dark is Rising; 11 yaşına bastığında karanlık güçlere karşı savaşan ölümsüz savaşçıların sonuncusu olduğunu keşfeden Will Stanton adında bir çocuğun yaşadığı fantastik olayları konu alıyor. Will doğuştan sahip olduğunu öğrendiği inanılmaz güçlerle doğmuştur ve bu tanrısal güç sayesinde bir kahraman olacaktır. Bir işaret avcısı olan Will altı büyülü işareti bulmalı ve Karanlık ile aydınlık arasındaki savaşta ölümsüzlere bu işaretlerle yardımcı olmalıdır. Will’in macerası ve işaretleri bulma çabası onu tehlikeler, mucizeler ve ödüllerle donanmış bir yola sürükler. Bu macera boyunca düşmanları ve müttefikleri olacak ve işaretleri bulması düşmanları tarafından engellenmeye çalışılacaktır. Will bundan yüzlerce yıl önce Kral Arthur tarafından yapılan son savaş hakkında da çok önemli bilgilere ulaşacaktır.
Karanlık Yükseliyor

Yeni milenyumun ilk onunda aşırı ilerlemiş teknolojinin merhamet duygusunu solladığı bir dönemde Martin ailesi NDR-114 modeli yeni bir robot satın alır. Ailenin en küçük çocuğu robota Andrew adını verir. Robot günlük işleri yapmak üzere programlanmıştır. Martin ailesi bir süre sonra sahip olduklarının sıradan bir makine olmadığını anlar. Çünkü Andrew insanlara özgü duygulara ve yaratıcı düşüncelere sahiptir.
Robot Adam

Tom Hanks'in 1988 yılında en iyi aktör dalında Oscar® ödülüne aday gösterildiği bu komedi fiminde, Hanks, 30 yaşındaki bir adamın vücuduna sıkışmış 12 yaşındaki bir çocuğu canlandırıyor... Bir karnavalda genç Josh Baskin (Hanks) büyümeyi diler. Ertesi sabah uyandığında dileğinin gerçekleşmiş olduğunu görür. Arkadaşı Billy'nin yardımıyla (Jared Rushton), Josh bir oyuncak firmasında işe başlar. Ancak yaşadığı her tecrübeden sonra John çocukluğun sade zevklerini özlemeye başlar...
Büyük

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.