

Oyuncu Kadrosu

Jacques Tati
Monsieur Hulot
Tony Knepper
Mechanic
Maria Kimberly
Maria Kimberly
Marcel Fraval
Marcel the truck driver
Honoré Bostel
Director of ALTRA
François Maisongrosse
François

Marco Zuanelli
Mechanic

Franco Ressel
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Amerika’nın en tehlikeli iki kafadarı kanundan kaçmak için yollara düşerse…1992’de yayınlanmaya başlanan yapım, 90’ ların en çok konuşulan kültlerinden biri haline gelmişti. TV başında oturup video kliplerle ilgili garip yorumlar yapan, Burger World adlı bir hamburgerci zincirinde çalışan, akla hayale gelmez talihsizliklerle hayatları buradan oraya savrulan ikili kısa sürede popüler kültürden beslenmenin yanı sıra, popüler kültürü besleyerek de adlarını TV tarihine yazdırdılar. Filmde televizyonları çalınan iki kafadarın yolu her odada bir TV bulunduğunu iddia eden bir motele düşüyor, burada karısını öldürmesi için tuttuğu kiralık katillerle buluşmayı bekleyen bir adamla tanışıyorlar. Yanlış anlaşmalar ikiliyi bir TV uğruna “Amerika’nın en tehlikeli iki adamı” olmaya itiyor ve tabii fonda da onlara Ozzy Osbourne, AC/DC, White Zombie, Red Hot Chili Peppers gibi grup ile şarkıcılar müzikleriyle eşlik ediyorlar.
Beavis ve Butt-Head Amerika Kabusu

Film detaylari icin tiklayin...
Underground Aces

Film detaylari icin tiklayin...
菊次郎の夏

Film detaylari icin tiklayin...
Güeros

Film detaylari icin tiklayin...
Bis zum Ellenbogen

Daniel, öğrencilerinin kendisiyle alay ettiği, kendi küçük dünyasında hemen hemen kimse tarafından ciddiye alınmayan yalnız ve genç bir öğretmendir. Daniel’in makus talihi, Juli ile tanıştığında değişecektir. Juli ilk görüşte aşık olduğu Daniel’in falına bakmış ve Daniel’i çok kısa zamanda hayatının aşkını bulacağına ikna etmiştir. Maalesef işler Juli’nin planladığı gibi yürümez ve Daniel bir Türk Kızı olan Melek’e aşık olur. Daniel, Melek’in peşinden gerçek aşkı bulmak üzere İstanbul’a gitmeye karar verir.
Temmuz'da

Bağdat Cafe 'de olaylar, Mojave Çölü'nün ortasındaki kuş uçmaz kervan geçmez bakımsız bir motel-cafe'de geçiyor. Filmi izlerken, esen sıcak rüzgarları, tozu ve ıssızlığı hissediyor insan. Burası, bütün umutların tükendiği bir yer. Yaz sıcağında, klimalı arabanızda mutluluk içinde yol alırken yol kıyısında gözünüze bir an çarpan, sonra kayıp giden görüntülerden biri.
Bağdat Cafe

Film detaylari icin tiklayin...
Leroy

Film detaylari icin tiklayin...
Wir können auch anders ...

Hafta Sonu, Jean-Luc Godard’ın en vahşi ve en karışık filmi olabilir ki bu da önemli bir şey. Ancak Hafta Sonu, her şeyin ötesinde, yönetmenin en cüretkar filmi. Bu filmde her şey olabilir: Sıradan bir telefon konuşması absürd bir biçimde hoş bir müzik parçasına dönüşür, kahramanlarımız ormanda masal karakterleriyle karşılaşır ve baş karakterler gerçekten her an tüyler ürpertici sonlarla karşı karşıya gelirler. Godard’ın bir epizottan bir başka tuhaf epizota geçme kararı, cesurca ve son derece etkiliydi. Her tür ve renkten radikal yönetmen, bu anlamda Hafta Sonu’na çok şey borçlu. Ancak "radikal" yaftası bu film için biraz uygunsuz; çünkü bu tür bir niteleme, korkunç bir siyasileştirme ve mizahi yoksunluk anlamına gelir. Oysa geriye kalan diğer tüm unsurlar, Hafta Sonu’nun bu problemleri yaşamamasını sağlar.