
Oyuncu Kadrosu

Mark Simich
Goran
Jerry Hoffman
Assim
Blas Kisic
Sergeant Djuro

Marko Malic
Ljube
Jagoda Spoljaric
Milica
Elizabeth Clemmons
Aleksandra
Maria Kisic
Edita
A.C. Earing
Mladen
Jobim Coleman
Alen
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Mezun olmak üzere olan, koşuya tutkun Babe (Oscar® ödüllü Dustin Hoffman) New York'ta yaşıyor. Ağabeyi, Avrupalı kız arkadaşı ve saklanan bir Nazi'nin dahil olduğu garip bir kumpasın ortasına sürüklenen Babe, bir ajan olan abisi sayesinde 'zor anlar' yaşıyor. Kaçak nazi Christian Szell rolünde Laurence Olivier, çizdiği akıl almaz sadist potresiyle Oscar® ödülüne aday gösterilmiştir. John Schlesinger yönetmenliğinde yıldız kadrosuyla Vahşi Koşu izleyenlere tırnak yedirtecek bir gerilim macera.
Vahşi Koşu

Albay William McNamara esir düşmüş ve bir Alman toplama kampına gönderilmiştir. Ama en üs rütbeli Amerikan askeri olduğu için kampdaki diğer Amerika'lıları yönetmekte ve gurur duygusunun çok kolay bir şekilde ayaklar altına alınabildiği bir ortamda askerlerin gururlarını ayakta tutmaya çalışmaktadır. Bir asker olarak görevini asla aklından çıkarmayan McNamara düşmana geri saldıracağı zamanı beklemektedir. Kampta gerçekleşen bir cinayet riskli planını uygulamaya koyma şansı verir. Yapılacak dava sırasında kampın yöneticisi Albay Visser ve diğer Alman askerlerin meşguliyetinden faydalanarak bir kaçış düzenlemeyi ve yakındaki silah fabrikasını havaya uçurmayı planlamaktadır.
Şeref ve Cesaret

Kubrick’in çıkış filmi iki kuvvet arasında sürmekte olan bir savaşın hikayesini anlatıyor. Çatışmanın ortasında dört askeri taşıyan bir uçak düşman saflarında düşer. Buradan sonrası öldürmek ya da öldürülmekle ilgilidir.
Korku ve Arzu

Film detaylari icin tiklayin...
Snow Falling on Cedars

Aaron Hallam, 1999'da Kosova'da yaşanan en kanlı katliamlardan birinde, bu kasapça katliamı emreden komutanı yok etmekle görevlendirilir ve görevinin üstesinden başarıyla gelir. Bu sayede gümüş yıldız madalyasıyla onurlandırılsa da; orada yaşadıkları ve gördüklerinden gurur duymak bir yana, yaşadığı dehşet onu uykularında bile rahat bırakmaz. Yıllar geçer, Kosova'da yaşananlar unutulur. Kendisini artık doğaya adayan askeri eğitimci Teğmen Bonham, kendisinden yüzlerce kilometre ötede vahşice işlenen cinayetler için yardıma çağrılır. Bonham ilk incelemelerden sonra, birer vahşi hayvan gibi öldürülen avcıların katilinin ancak kendi yetiştirdiği biri olabileceğini anlar. Ormanda teğmen tarafından ele geçirilen Aaron, özel kuvvetlerin peşinde olduğunu anladığında yine korkunç cinayetler işleyerek kaçar ve kimin av, kimin avcı olduğu anlaşılmayan bir kovalamaca başlar.
Başkaldırış

Film detaylari icin tiklayin...
39-45 L'histoire des bases sous-marines

Bir Çeçen genç, Rus olan üvey babasını öldürmüştür. Gencin hayatı; aralarında doktor, TV yapımcısı, müzisyen, bir soykırım mağduru ve ırkçı bir taksicinin bulunduğu 12 kişiden oluşan mahkeme jürisinin vereceği karara bağlıdır. Herkes gencin suçlu olduğu konusunda hemfikir gibidir. Ancak bir jüri üyesi diğerlerinden farklı olarak gencin masum olabileceğini iddia eder.
12

"Merhamet duygusu olmayan biri artık insan değil demektir" Orta Çağ Japonya'sında özgürlüklükçü politikaları yüzünden sürgüne gönderilen vali Taira, oğlu Zushio'ya böyle söyler. Zushio, annesi Tamaki ( muhteşem Kinuyo Tanaka) ve kız kardeşi Anju'yla beraber ailesinin topraklarından kaçar. Bir rahibenin ele verdiği Zushio ve Anju, zalim Sansho'nun (Eitaro Shindo) yönettiği çok büyük bir esir kampına gönderilirler. Anneleri de kaçırılarak uzakta ki bir adaya götürülüp Fuhuşa itilir. Böylece, sinema adına yapılmış en dokunaklı ve felsefi yolculuklardan biri başlar. Kenji Mizoguchi'nin ölümünden kısa bir süre önce çektiği bir dizi başyapıtın belki de doruk noktası olan Efendi Sansho, büyük ölçüde, ağır kamera hareketleriyle ilerleyen karmaşık biçimde tasarlanmış genel planlardan oluşan, yönetmenin imzası haline gelmiş bir görsel Uslubun mükemmeliyetini sergiler; Mizoguchi bu tarzı 1930'lardan itibaren geliştirmeye başlamıştır.
Efendi Sansho

Film detaylari icin tiklayin...
Pun mesec nad Beogradom

28 Haziran 1914'te Avusturya Prensi Franz Ferdinand eşi Sophie ile Saraybosna'da Şehrin arabasıyla gezerken suikasta uğrayıp ölürler. Bu Birinci Dünya Savaşı'nın tetikleyicisidir...