

Zümrüt Ormanı
The Emerald Forest
Yonetmen: John Boorman
Vizyon Tarihi: 22 Haziran 1985
Konu
Mühendis Bill Markham'ın oğlunun yağmur ormanlarında yaşayan bir yerli kabilesi tarafından kaçırılmasının ardından on yıl süre ile onu arayışını konu alan film çevreci sayılabilecek bir yaklaşımla çekilmiş aksiyon macera ve dram karışımı ilginç bir yapım.
Oyuncu Kadrosu

Powers Boothe
Bill Markham

Charley Boorman
Tomme

Meg Foster
Jean Markham

Estee Chandler
Heather

Dira Paes
Kachiri

Eduardo Conde
Uwe Werner

Ariel Coelho
Padre Leduc

Peter Marinker
Perreira
Mario Borges
Costa
Yara Vaneau
Young Heather
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Amerikan Hava Yolları'nda pilot olan Dieter Dengler, Vietnam Savaşı'nda bir uçuş sırasında vurularak düşürülür ve bir kampta esir olarak tutulur. Başka savaş esirlerinin de bulunduğu bu kamptan kaçmak için planlar yapan Dieter, her türlü tehlikeyi göze almıştır.
Şafak Harekatı

Film, San Francisco Hastanesi’nin psikiyatri kliniğinde tedavi gören zihinsel bir rahatsızlığa sahip Eleanor Riese’in (Helena Bonham Carter) ilham verici gerçek öyküsüne dayanıyor. Eleanor’un istemediği oranda ilaç almaya zorlanması minvalinde ilerleyen adalet mücadelesi, Kaliforniya Yüksek Mahkemesi’ne kadar gider ve insan hakları avukatı Colette Hughes (Hilary Swank) ile yollarını kesiştirir. Fırtınalı bir başlangıç ve Eleanor’un zor kişiliğine rağmen iki kadın karşılıklı birbirlerini ileri taşıyan bir ilişki geliştirir.
55 Adım

Bu güzel drama, antropolog Dian Fossey'nin gerçek hikayesine dayandırılarak filmleştirilmiştir.Fossey şans eseri Afrika'nın derinliklerinde nadir bulunan dağ gorilleri üzerine çalışmaya başlamıştır ve onlarla ilişki kurmayı öğrenmektedir. Ama artık akademik ilgisinin ötesinde gorillerle ilgi duymakta ve hayatını tehlikeye atma pahasına hayvan tüccarlarına ve yasak avcılık yapanlara karşı mücadele etmektedir.
Sisteki Goriller

Eşcinsel Hakları Savunucusu. Arkadaş. Aşık. Politikacı. İkon. İlham. Kahraman. Hayatı, tarihi değiştirdi. Cesareti ise birçok kişinin hayatını. 1977’de, Harvey Milk San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, 1978’de ölümüne kadar da tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu.
Milk

Dünya tarihinin kanlı sayfalarından bir yaprak: Vietnam Savaşı. Beş Amerikan askeri, yerli halktan bir kızı kaçırarak tecavüz eder. İçlerinden sadece biri, bunu reddetse de, diğerlerine engel de olmaz. Genç kızın daha sonra öldürülmesiyle olayın asla kapanmayacak insani boyutu açılacaktır.Tek bir olay üzerinden, genel olarak savaşın insanı acımasızlaştıran yönlerini eleştirel bir gözle ele alan Brian De Palma imzalı film, savaş karşıtı filmler arasında önemli yeri olan bir çalışma.
Savaş Günahları

Travis zengin yeraltı işleriyle uğraşan bir adamın oğludur ve aynı zamanda kendisi hazine avcısıdır. Peşinde olduğu şeyi bulmak için Amazonlara kadar giden genç adamın başına belalar açılmak üzeredir. Travis’in babası adına çalışan ve kendine yeni bir sayfa açarak temiz bir hayata başlamak isteyen Beck son bir iş karşılığında özgür kalma teklifi alır ve bunu ister istemez kabul eder. Beck patronunun oğlunu kurtarmak için Brezilya yolunu tutar fakat burada işler hiç planladığı gibi gitmez.
The Rundown

Beyin felçli olarak doğan Christy Brown, hastalığı nedeniyle hareketlerini kontrol edemez ve tekerlekli sandalyeye mahkum bir yaşam sürer. Ancak çocukluğunda, sol ayağının felçten etkilenmediğinin farkına varması hayatını değiştirecektir. Christy sol ayağını kendine verilmiş bir şans olarak görür ve azmin de yardımıyla hastalığının etkilerini yenmeye çalışır. Bu çalışmanın sonucunda ise sakat vücudunun içinde gizli olan zeka ve yazma yeteneği ortaya çıkacaktır.
Sol Ayağım

Film detaylari icin tiklayin...
The Honeymoon Killers

Film detaylari icin tiklayin...
Animal

Film detaylari icin tiklayin...