

Büyük Budapeşte Oteli
The Grand Budapest Hotel
“Muazzam serveti ve ani ölümünü çevreleyen en çirkin olaylarla Madam D.'nin cinayet davası!”
Yonetmen: Wes Anderson
Vizyon Tarihi: 26 Şubat 2014
Konu
20. yüzyılın başlarında Gustave H., Büyük Budapeşte Oteli'nin işleyişini büyük bir profesyonellikle idare eden, müşterilerini en ince ayrıntılarına kadar tanıyan bir konsiyerj görevlisidir. Bir gün otele bellboy ve komi görevlisi olarak Zero Mustafa adında genç bir adam gelir ve kısa zamanda aralarında yakın bir arkadaşlık başlar. İkili birbirlerinin sırdaşı olurken yaşadıkları şehir de büyük bir savaşa doğru sürüklenmektedir. Bu esnada Gustave'ın yaşlı sevgilisi Madame D. esrarengiz bir şekilde hayata veda eder, ikili Madame D. adlı kadına veda etmek için yola çıkar. Bir asilzade olan Madame D. adlı kadının şatosuna vardıklarında miras paylaşırken denk gelirler. Madame D., Gustave'a miras olarak paha biçilmez bir rönesans tablosu bırakmıştır ve bunun açıklanmasıyla aile içerisinde büyük bir karmaşa çıkar. Bu andan itibaren belalarla dolu bir maceraya atılan Gustave ve Zero, gerçeklerin peşinde koşarken dışarıda da bir çağ değişmektedir.
Fragman
Oyuncu Kadrosu

Ralph Fiennes
M. Gustave

F. Murray Abraham
Mr. Moustafa

Mathieu Amalric
Serge X.

Adrien Brody
Dmitri

Willem Dafoe
Jopling

Jeff Goldblum
Deputy Kovacs

Harvey Keitel
Ludwig

Jude Law
Young Author

Bill Murray
M. Ivan

Edward Norton
Henckels
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
ਬਾਜਰੇ ਦਾ ਸਿੱਟਾ

Arthur Simon Simpson, Yunanistan Kavala'da yaşayan tembel orta yaşlı adam, havaalanında turistlere ucuz hatıra eşyaları satmaktadır. Sonra onlara araba servisi yapar, aynı zamanda da değerli eşyalarını çalmaya çalışır. Potansiyel kurbanlarından biri ise hırsız Walter Harper'dır. Walter, Topkapı Sarayı'ndan turistlerin görmesi için camlı çerçeve içinde sunulan, Padişah II. Mehmed'in zümrütle kaplı hançerini çalmayı planlamaktadır. Walter ve çekici arkadaşı Elizabeth Lipp, Simpson'ı Amerikan limuzinini Atina'dan İstanbul'a götürmesi için kiralar.
Topkapı

Film detaylari icin tiklayin...
Svadba

Budapeşte metrosunun karanlık dehlizlerini mekân tutan "Kontrol", bir grup bilet kontrolörünün yeraltında yaşadığı olaylara kara komedi türünde odaklanıyor. Bu genel tarife rağmen, aslında filmi bir türe sığdırmak pek olası değil. Luc Besson’un Metro’sundaki koreografiyi hatırlatan tavrıyla muhtelif insan portrelerine yer veren filmde, ortam yine alternatif bir yaşam ünitesi olarak sahneleniyor. Lakin esas mevzu, sembolize ettiği üzere, “araf” misali bir yerden bir yere geçiş hali, platformu olması. Bu ilk uzun metraj filmiyle ülkesinde gişe başarısı da yakalayan 30 yaşındaki Macar yönetmen Nimród Antal’ın derdi açık; kaos çivisi çıkmış dünyamızın, yeryüzünün sembolik bir resmini çizmek.
Kontroll

Avustralya'nın Apollo 11 görevi sırasında aydan çekilen resimlerin aktarılmasında üstlendiği görevle ilgili oldukça nostaljik bir komedi.
Tabak

Yıl 1932... Sir William McCordle ve karısı Lady Sylvia dostlarını Gosford Park isimli malikanelerine davet ederler. Davetliler arasında bir kontes, bir savaş kahramanı, bir oyuncu ve bir film yapımcısı bulunmaktadır. Davetliler eğlenirken, yanlarında getirdikleri hizmetçileri ile evin hizmetçileri arasında gizli bir mücadele başlar. Olayın içine bir de cinayet girince olaylar tamamıyla karışır.
Gosford Park

1936 yazında irlanda.. hasat mevsimi adında düzenlenen Lughnasa festivali öncesi aynı çatı altında yaşayan beş kız kardeşin öyküsü. Afrika da misyonerlik yapan ağabeylerinin dönüşünü bekleyen kardeşler tatlı bir heyecan yaşıyorlardı, adam döndükten sonra birbirlerinden farklı karakterlere sahip olan kız kardeşleriyle birlikte hayatın sorunlarına karşı el ele mücadele ederlerken 2.dünya savaşı da yaklaşmak üzereydi... Merly Streep in muhteşem oyunculuğu ile dikkat çektiği kaliteli bir yapım
Beş Kızkardeş

Tecrübeli ama gözden düşmüş bir gazeteci ile mesleğe yeni başlamış genç bir gazeteci, yanlarına işinde çok iyi olan bir kameramanı da alarak tamamen kişisel çabaları ila Bosna'ya, savaşın bir numaralı suçlularından Radovan Karadzic'i aramaya giderler. Fakat bu ülkede atacakları her adım, büyük tehlikeler içermektedir.Yanlışlıkla CIA timi zannedilmeleri ile peşinde oldukları hedefleri tarafından da farkedilecek ve kendilerini yem durumuna sokacaklardır. Artık sadece amaçları değil, hayatları da tehlikededir.2005 tarihli Matador ile daha önce sinemalarımıza konuk olan Richard Shepard,senaryosunu da yazdığı Av Partisi ile savaşın kanlı atmosferine adım atıyor.
Av Partisi

Binnci Dunya Savaşı sonrası Amerikası'nda geçen ve Steven Pressfield'ın aynı isimli kitabından uyarlanan filmin konusu ggolf sporu ve gerçek dostluğun da ötesinde. Savaş sonrası maddi ve manevi bir çöküntü yaşayan Rannulph Junuh'ın (Matt Damon) eski günlerine dönmesi için Bagger Vance (Will Smith) ona yardımcı olacaktır. Ancak bu yardım sadece Junuh'ın golf oynama yeteneğini tekrar kazanmasıyla ilgili değildir. Bagger Vance ile olan bu dostluk ona hayata dair bir çok konuda çok şey öğretecektir.
Efsanenin Dönüşü

Akademi Onur Ödülü ile ödüllendirilmiş Polonyalı yönetmen Andrzej Wajda'nın yönettiği filmin senaryosunu 1948 tarihli aynı adlı kendi romanından Jerzy Andrzejewski uyarlayıp yazmıştır. Filmin adı, filmin kahramanının bombardımanda yıkılmış bir kilisenin duvarında gördüğü 19. yy'da yaşamış Polonyalı şair Cyprian Norwid'a ait bir şiirden gelmektedir. Şiirin dizelerinde, kömürün yüksek ısı ve basınç altında elmasa dönüşmesi olgusuna bir gönderme yapılmaktadır. Filmde, Polonya'da Nazi işgalcilere karşı bir zamanlar zorunlu olarak işbirliği yapmış olan Milliyetçi güçlerin ve Komünistlerin aralarındaki bu ittifakın artık çatırdamaya başladığı 2. Dünya Savaşı'nın son günlerinde, taşralı Milliyetçi bir militan olan Maciek (Zbigniew Cybulski) etkili bir Komünist lideri öldürmekle görevlendirilir. Görevi sırasında kaldığı otelde hayata dair farklı şeyler hissetmeye başlar, bir seçim yapıp sonuçlarına da katlanmak zorunda kalacaktır.