

Konu
Erik ve Philip, yazıya tutkun olan iki yakın arkadaştır. Özellikle Erik, yapıtlarını yayınlatabilmek için yayıncıların kapısını sürekli olarak aşındırsa da aldığı red cevabı değişmemektedir. Eric her seferinde yeni hayalkırıklıkları yaşarken Philip bir gecede hiç beklenmedik bir şekilde meşhur olur. Fakat birden altı ay sonrasına, bir akıl hastanesine gidiveririz. Philip hastaneden taburcu olmaktadır. Artık içinde yazmaya dair hiç istek kalmamıştır. Ama Eric, arkadaşının yazıya geri dönebilmesi için elinden geleni yapacaktır * orjinal bir film ve adi ile müsemma. adı, içi olan film 10 numaradır benim için. filmde sadece bu var. yaşayan = philip reprise eden= eric. çok iyi müzikler, Uzay gibi bir Norveç. ardından da bir "Oslo 31 August" iyi gider.
Oyuncu Kadrosu

Anders Danielsen Lie
Philipp

Espen Klouman Høiner
Erik

Viktoria Winge
Kari

Christian Rubeck
Lars

Henrik Elvestad
Henning

Odd-Magnus Williamson
Morten

Pål Stokka
Geir

Henrik Mestad
Jan

Thorbjørn Harr
Mathis Wergeland

Rebekka Karijord
Johanne
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film, 13 yaşında tanışan iki arkadaşın 14 yıl boyunca hem arkadaşlık hem de aşk konusunda birlikte deneyimledikleri anıları konu almaktadır.
Soulmate

Madridde yaşayan iki fahişenin öyküsü. Dominik Cumhuriyeti'nden gelen göçmen Zulema ile İspanyol Caye'nin önce soğuk başlayan ancak daha sonra sıkı bir dostluğa dönüşen ilişkileri anlatılıyor. Sadece iki kadının öyküsünden öte göçmenlerin yaşadığı sıkıntıları da anlatan bir film
Prensesler

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.
Yetenekli Bay Ripley

Film detaylari icin tiklayin...
L'Homme qui aimait les femmes

Film detaylari icin tiklayin...
November

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Monty Brogan, uyuşturucu aleminin kralı olmuş, fakat çekirge misali uzun süre yakalanmadan yaşamayı başarsa da sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saat kalmıştır.Özgürlüğünün son gününü yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir. Saatler ilerledikçe, beklemediği olaylar kozasını Brogan için örmeye başlar.Spike Lee yönetmen koltuğunda oturduğu filmini oldukça ufak bir bütçeyle çekmiş. Buna rağmen Edward Nortan, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimlerden oluşan oldukça sıkı bir oyuncu kadrosunu barındırıyor. Yönetmenin 11 Eylül olaylarının hemen arkasından motor dediği film, tüm Amerika’da, özellikle de New York’da yaşanan toplumsal değişimler ve hortlayan ayrılıkçı politikaları hedefine alıyor.
25. Saat

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

Mahkumlara piyano dersi veren yaşlı müzik öğretmeni, genç bir mahkumun müzik dehasını keşfeder ve kendini onun yeteneğini geliştirmeye adar.
Dört Dakika

Ivan Drago ile yaptığı maçtan galibiyetle çıkan Rocky, Amerika’ya döndüğünde bir kahraman gibi karşılanır. Ancak Ivan Drago ile geçirdiği ağır maçın beyninde kalıcı bir hasar bıraktığı ve bundan sonra dövüşemeyeceğini öğrenir. Ayrıca dolandırıcı muhasebecisi yüzünden bütün servetini de kaybeden Rocky eski mahallesine geri döner ve Mickey'nin eski spor salonunu çalıştırmaya başlar. Çalıştırdığı genç boksörlerden Tommy Gunn’da ki cevheri gören Rocky onu kanatları altına alır. Ancak zamanla şöhret kazanan Tommy, Rocky’i yarı yolda bırakır ve yeni bir menajerle yoluna devam eder. Tommy, Dünya Ağır Sıklet unvanını kazanmış olsa da Rocky ile kıyaslanmaktan kurtulamaz. Eleştirilerden kurtulmak için Tommy, Rocky’e meydan okur.