

Echo der Berge
Yonetmen: Alfons Stummer
Vizyon Tarihi: 25 Kasım 1954
Oyuncu Kadrosu

Rudolf Lenz
Hubert Gerold
Anita Gutwell
Liesl Leonhard

Lotte Ledl
Vroni

Albert Rueprecht
Bertl Erblehner

Erik Frey
Max Freiberg
Hermann Erhardt
Bürgermeister Oberkogler
Karl Ehmann
Hofrat Leonhard

Erni Mangold
Karin
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Die Siebtelbauern

Crga Pitic ve Zarije, bir süredir birbirinden uzak düşmüş iki eski dosttur. Uzun yıllardır birbirlerini görememelerine karşın dostluklarında en ufak bir azalma olmadığını, Zarije'nin oğlu Matro'nun haylazlıkları sayesinde öğreneceklerdir. Bir kara borsa işine para bulmak için babasının öldüğünü söyleyen Matro, büyük bir şamatanın kopacağı macerayı başlatmış olur.
Kara Kedi, Ak Kedi

Whangara kabilesinin enteresan bir inanışı vardır. Yeni Zelanda’nın Doğu yakasında konuşlanan Whangara kabilesi, soylarının binlerce yıl önce o topraklara bir balinanın sırtında geldiğine dair güçlü bir inanca sahiptir. Bu atalarının adı Paikea'dır. Bu inanışa göre kabilenin geleneklerinde işleyen töre şu şekildedir: Kabileye şef olarak seçilen kişiler ailenin ilk doğan erkek çocukları olmak zorundadır ve bu kabilede yaşayan 11 yaşındaki "kız çocuğu" Pai'nin ise gözü şefliktedir. Pai'nin bilge Büyükbabası Koro, kabilenin müstakbel başkanını tayin edecek olan mercidir. Lider olmak isteyen küçük kız Pai, bu uğurda ne gerekirse yapmaya kararlıdır. Dünyada her şeyden çok sevdiği büyükbabasına karşı gelecek bile olsa... Yeni Zelanda’nın kültürüne dair çok içten, samimi bir hikaye anlatan Whale Rider, küçük oyuncusu Keisha Castle-Hughes’a da 'en iyi kadın oyuncu' dalında Oscar adaylığı getirmişti.
Balinanın Sırtında

“Halkın Prensesi” Diana, Paris’te bir trafik kazasında ölmüştür. Kraliçe ve ailesi, bir süre Balmoral Kalesi’nin kapalı kapıları ardında yas tutmayı uygun görürler. Kalpleri kırık olan halk, bu tutumu anlayamaz ve Kraliçe’den kendilerine açıklama yapmasını beklerler. Bu durum henüz seçilen başbakan Tony Blair üzerinde de baskı unsurudur. Variety'den Derek Elley'in de ifade ettiği gibi "Gelenekle aykırı olanın birbiri ile çatıştığı ve aynı zamanda birbirinden faydalandığı ustaca yazılmış ve oynanmış" bir film The Queen.
Kraliçe

Zamanın eskitici gücünden nasibini alan bir zamanların efsanesi Rocky, artık oldukça yaşlanmıştır ve karısının adını verdiği Adrian's isimli restoranında müşterilerine eski şanlı günlerinin anılarını anlatarak avunan bir adam haline dönüşmüştür. Savaşçı ruhunu kaybetmese de bedeni, bu ruhu karşılayabilecek güçte değildir. Çok sevdiği oğlunun ise babasına ayıracak çok fazla vakti yoktur. Bir gün, ağır siklet boks şampiyonu Mason “The Line” Dixon ile kendisinin bir bilgisayar simülasyonu oyunu olarak karşı karşıya getirilmeleri, insanların gözlerinin yine kendisine çevrilmesine neden olur. Fırsattan kendi reklamlarını yapabilmek için yararlanmak isteyen Dixon'ın menajeri, gerçek bir maç ister. Kendisini tekrardan kanıtlayabilmek için eline geçen bu son şansı değerlendirmek isteyen Rocky, acaba bu sefer de azminin zaferine ulaşabilecek midir?
Rocky Balboa

Kendine ait bir hayatı olmayan, diğer insanların yaşamına, kendi yöntemleriyle ortak olan bir adam... Yardıma ihtiyacı olan genç bir kadın...Tatile giden insanların boşalttığı evlerini kullanarak yaşayan ve karşılığını kendince, bozulmuş ev aletlerini onararak ödeyen tuhaf bir adamın hikayesi Boş Ev. Yine böyle bir misafirliği sırasında kaldığı evde yalnız olmadığını fark eder. Evde kocası tarafından işkence gören genç bir kadınla karışılaşan adam şaşkındır. İlk başta birbirlerinden çok farklı görünen bu iki insan giderek yakınlaşır ve aralarında sıradışı bir ilişki başlar.Sinemanın görsel gücünü kullanmayı büyük bir ustalıkla başaran Kim Ki-Duk'un Boş Ev'i, bunu en iyi kanıtladığı filmlerinden biri.
Boş Ev

Lucía, Madrid'de bir restaurant da garsonluk yapan genç bir kadındır. Uzun süredir birlikte olduğu yazar sevgilisinden ayrılınca, yalnız kalmaya ihtiyacı olduğunu düşünerek, bir Akdeniz adasına tatile gitmeye karar verir. Lucía, bu adada eski ilişkilerini sorgulamaya başlar...
Seks ve Lucía

Dünya Ağır Sıklet şampiyonu Apollo Creed’in Philadelphia’da yapacağı unvan maçında ki rakibi maç gününe beş hafta kala sakatlanır. Creed kendisine rakip olarak Philadelphia’da yaşayan adı duyulmamış, yoksul ve kimsesiz bir boksör olan “İtalyan Aygırı” Rocky Balboa’yı seçer. Rocky yerel bir mafya babası için borç tahsildarı olarak çalışmakta ve boksör olarak adını duyurmaya çalışmaktadır. Rocky artık yılın en önemli maçının aktörlerinden biridir. Creed bu maçı çok kolay kazanacağını düşünürken, Rocky’nin bu zorlu hazırlanma sürecinde en büyük yardımcısı antrenörü Mickey ve büyük aşkı Adrian olacaktır.
Rocky

Apollo Creed'e karşı son dakika kararı ile kaybetmiş olsa da Rocky artık adını duyurmuş ve iyi bir yaşama kavuşmuştur. Adrian ile evlenen Rocky boksu bırakmış ve maçtan kazandığı parayı harcamaya başlamıştır. Ancak bir dizi düşük ücretli işte başarısız olduktan sonra, Rocky düzgün bir hayat yaşayabilmesinin tek yolunun tekrar boksa başlamak olduğunu fark eder. Öte yandan Creed, dövüşü kazanmış olsa da taraftarların büyük eleştirileri ile boğuşmaktadır. Creed bu eleştirileri bertaraf etmek için Rocky’e rövanş maçı teklif eder.
Rocky II

Film detaylari icin tiklayin...