
Oyuncu Kadrosu
Tomisin Ajani
Gbenga
Treasure Obasi-Johnson
Pelumi
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Ten Minutes to Showtime

Peter Weir imzalı Fearless, 90’ların klasiklerinden biri olarak nitelendiriliyor. Jeff Bridges’ın kariyerindeki en iyi performansı sunduğu film olarak kabul edilen Fearless, bir uçak kazasından sağ kurtulunca hayata bakış açısı tamamen değişen ve kendini ulvi bir gücün etkisi altında hissetmeye başlayan Max Klein’ın hikayesini anlatıyor. Usta yönetmen Peter Weir’ın The Truman Show’dan önce çektiği Fearless, Rosie Perez’e En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu dalında Oscar adaylığı ve Berlin Film Festivali’nden de Özel Mansiyon ödülü kazandırdı...
Korkusuz

Film detaylari icin tiklayin...
God Bless the Broken Road

Film detaylari icin tiklayin...
O Jantar

Film detaylari icin tiklayin...
Joy & Hope

Yarım akıllı bir avukat, noel gecesinde bir cinayet işlemeye çalışarak, yerel çeteyi dolandırmaya kalkar. Ama bir striptiz kulübü sahibi olan ortağının çaldıkları paralarla ilgili başka planları vardır.
Buz Hasadı

Film detaylari icin tiklayin...
Kayla

1950’li yıllarda, Orta Batılı bir aileyi merkezine alan film ailenin en büyük oğlu Jack’in, çocukluk masumiyetinin kaybolmasından başlayarak buruk bir yetişkinlik evresine geçişini konu alıyor. Tam bu geçiş sürecinde de babası (Brad Pitt) ile yaşadığı çalkantılı baba-oğul ilişkisi, öykünün merkezine oturuyor. Jack’in olgunluk hali (Sean Penn) artık modern çağda yolunu yitirmiş bir bireydir. Kaderin varlığını ve çıkmazlarını sorgularken, diğer yandan yaşamın anlamını bulmaya çalışır...
Hayat Ağacı

Bir oyunda neler vardır? Ülkesini arkasında bırakmış, hafızasını kaybetmiş ve aşkını unutmuş genç bir adam için oyun tek çıkış yolu olabilir. Bu bir Alman olmak için büyüyen bir Bulgar gencinin öyküsüdür. Bir araba kazasından sonra Alex adını bile hatırlayamaz. Hafıza kaybını tedavi etmek için büyükbabası Bai Dan Bulgaristan'dan Almanya'ya gelir ve torununun geçmişini hatırlaması için geldiği ülkeye spiritüel bir yolculuk düzenler. Zaman geçer, mekan değiştirirler, Avrupa'nın yarısını geçerler, oyunların en basiti ve en karmaşığı olan tavlayı oynarlar. Bu oyun Alex'in kim olduğunu idrak etmesine yardımcı olur ve oyun öyküde semboliktir. Ellerimizde tuttuğumuz zar kaderimizdir, şans ve yetenek arasındaki çizgide de hayat oyundur.
Koca Dünyada Kurtuluş Pusuda

Hayatını kılıcıyla kazanan Lancelot’un güzeller güzeli Lady Guinevere ile karşılaştığı gün onun bir anlamda kaderinin de mühürlendiği gün olur. Lady Guinevere’i bir saldırıdan kurtaran ve ilk görüşte ona aşık olan Lancelot kısa bir süre sonra yeniden karşılaştıklarında güzel kadının kalbini kazanmak için her şeyi yapmaya hazır olduğunu anlayacaktır. Ne var ki farkında olmadığı bir ayrıntı vardır. Lady Guinevere İngiltere’nin en kudretli adamının, Kral Arthur’un nişanlısıdır. Kral tarafından yuvarlak masa şövalyeleri arasına davet edilen Lancelot bir yandan bu son derece onurlu görev için hayatını bile feda edecek kadar bağlılık duyarken, bir yandan da kalbine söz geçiremeyecek denli aşıktır.