
My Husband Is a Dog
Yonetmen: Sara Jordan
Vizyon Tarihi: 23 Eylül 2024
Oyuncu Kadrosu

Sandra James-Young
Medium

Lesley Vickerage
Les
Sara Jordan
Sam
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Kıyamet sonrası olarak adlandırabileceğimiz bir zamanda ve belirsiz bir mekanda geçen "Şarküteri", bizlere açlıktan birbirlerini yiyen insanları anlatıyor. Bir şarküteride çalışmaya başlayan Louison, kendisini işe alanların asıl amacını bilmiyor, fakat zaman ilerledikçe karşılaştığı 'cinayetler'le gözleri açılıyor. Daha önce bir sirkte, maymunuyla birlikte gösteri yapan Louison'un 'karanlık' geçmişi, gördüğü kabuslarla bizlere ulaşıyor. Louison, bu arada işvereni 'Kasap'ın kızı Julie'ye aşık oluyor.
Şarküteri

Soğuk Savaş döneminde Ruslara saldırmak için bahane aramakta olan çılgın general Jack D. Ripper, Rusların 'Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği' gerekçesiyle SSCB'ye sürpriz bir nükleer saldırı yapmaya karar verir. Nükleer silahlarla yüklü bir Amerikan uçağı Rus sınırına yakın bir bölgede Soğuk Savaş döneminin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken mürettebat Ripper'dan SSCB'ye saldırı emrini alır. Fakat Rus büyükelçisi DeSadesky, Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan 'Doomsday Device'dan bahsettiğinde ve başkanın danışmanlarından eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove, buluşun olduğunu doğruladığında durum daha da tehlikeli bir hal alır. 'Doomsday Device', SSCB'ye yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasına sebep olacak bir silahtır.
Dr. Garipaşk

Stanley Ipkiss, iyi yürekli bir banka memurudur. Bir gün bulduğu antika bir maskeyi takar ve inanılmaz güçlere sahip bir yaratığa dönüşür. Halk arasında Maske diye tanınan kahramanımız, yanlışlıkla Dorian Tyrel adlı bir mafya liderinin hedefi haline gelir.
Maske

Buster Keaton’ın, daha ünlü filmi The General (General, 1927) kadar iyi sayılabilecek, Güneylilerin töreleri üzerine yaptığı usta işi bir taşlama olan Our Hospitality (Konukseverliğimiz), iki aile arasında kökleri eskilere uzanan bir kan davasının saçma cinayetler tarihini anlatan nefis canlandırılmış dramatik bir giriş bölümüyle başlıyor. Bunu asıl öykü izliyor: Buster’ın canlandırdığı Willie McKay, 20’li yaşlarında, New York’ta büyümüş ve kasabasına dönen (ilkel bir trende geçen müthiş komik bir yolculukla) saf bir gençtir. Yolculuk sırasında tanışıp hoşlandığı genç kızla (kanını dökmeye hâlâ yeminli ailenin kızı çıkınca) yakınlaşması yüzünden canından olma tehlikesiyle karşılaşır ve içinden çıkılmaz bir duruma düşer; öte yandan düşmanlarının Güneyli konukseverliği, çatılarının altında olduğu sürece kendisine adabınca davranılmasını gerektirmektedir.
Our Hospitality

Kötü şans - Wallace'ın peyniri bitti. En sevdiği lezzeti arayan huzursuz mucit, aya gitmeye karar verir. Wallace, ayın bu harika üründen yapılıp yapılmadığını bilmek istiyor. Bunun için Wallace bir roket yaptı. Gromit'in de uçması gerekecek. Ne de olsa birinin bu kıpır kıpır Wallace'a göz kulak olması gerekiyor.
A Grand Day Out

Filmde 1951 yılında Kore Savaşı sırasında cephenin gerisinde görev yapan ve MASH ('Seyyar Ordu Cerrahi Hastanesi' anlamına gelen 'Mobile Army Surgical Hospital' kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır) adı verilen sahra hastanelerinden birinde görev yapan ve genel olarak 'kasap' olarak adlandırılan bir grup cerrah ve yardımcı personelin serüvenleri anlatılmaktadır. Bu cerrahlar ekibinin hiç biri meslekten asker değildir. Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir. Dolayısı ile askeri disiplin buradaki çadır hastanelerde en son görülecek şeydir. Her gün yapılan ağır ameliyatlar, kesilen uzuvlar, ölen insanlar ve savaşın diğer acıları arasında gülmeye, eğlenmeye ve gırgırlarını geçmeye vakit bulabilirler, tabii asli görevlerini hiç aksatmadan. Aslında filmde tek bir çarpışma sahnesi yer almaz, buna rağmen MASH en büyük savaş karşıtı filmlerden biridir...
Cephede Eğlence

Shaun, hayatında ciddi olarak daha hiçbir şeyi başaramamıştır. Tüm hayatı, ne için yaptığını hala bilmediği işi, iki deli ev arkadaşı Ed ve Pete, kız arkadaşı Liz ve annesi arasında gidip gelmektedir. Hayatındaki en önemli şeyse kendini bulduğu tek yer olan Winchester adlı bardır. Liz tarafından ilgisiz olmakla, annesi tarafından yeteneksiz olmakla suçlanır, arkadaşları ise onun hakkında yorum yapacak kadar bile akıllı değildir. Shaun bir gün hayatının fırsatını yakalayacağını düşünmekle zamanını harcarken bütün Kuzey Londra'yı zombiler basar. Sokaklar ölülerin işgali altında kalınca ve ölüm hemen yanı başınızda olunca ne hissedersiniz? Tabii ki Shaun gibi sevdiğiniz herkesi kurtarmayı. Zaten kurtarılacaklar listesinde sadece dört isim vardır; Liz, Ed, Pete ve annesi.
Zombilerin Şafağı

1930’ların İtalya’sında geçen filmde hayat dolu bir Yahudi muhasebeci olan Guido Orefice (Roberto Benigni), güzeller güzeli öğretmen Dora’ya (Nicoletta Braschi) vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında İkinci Dünya Savaşı patlak verir ve Almanlar İtalya’yı esir alır. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğlu Giosué’ye (Giorgio Cantarini) esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.
Hayat Güzeldir

Wallace eve bir kiracı almaya karar verdiğinde esrarengiz bir penguen kapıyı çalar. Yalakalıkları sayesinde kısa sürede Wallace'ın gözünde Gromit'in pabucunu dama atmayı başarır. Eve gelen elektronik bir pantolonla birlikte seyirci, eşsiz bir mizahın Hitchcockvâri bir gerilimin içinde erimesine şahit olur * Wallace ve köpeği Gromit'in bu ikinci serüveni, onlarca uluslararası ödülün yanı sıra En İyi Kısa Animasyon Oscarı'nın da sahibi.
Wallace ve Gromit - Yanlış Pantolon

Wallace ve Gromit cam temizleme işine girerler. Wallace, yün satan bir dükkanın camlarını silerken dükkan sahibesi Wendolene'e aşık olur. Gromit haksız yere koyun hırsızlığıyla suçlanıp kodesi boyladığında işler karışır. Wallace dostunu dışarı çıkarmaya kararlıdır...