I Saw the Devil
Vizyon Tarihi: Belirtilmemiş
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1871'de dört adam bir geminin tüm mürettabatı ve yolcularının ölümüyle sonuçlanacak olan korkunç bir suç işlerler. Aradan yıllar geçmiştir ve suçun sislere gömüldüğü Antonio Bay'de hayat devam etmektedir.Günün birinde Nick ve yardımcısı Brett, tekneyle demir atmaya çalışırken denizin derinliklerindeki bir çantayı yerinden oynatırlar. Bundan sonra kasabada tuhaf şeyler yaşanmaya başlar. Sahile vurmaya başlayan eşyaların ardından kasabanın üstüne bir de sis tabakası çökmeye başlar. Huzursuz ruhlar intikam peşindedir.
Sis

Amerika’lı diplomat Robert Thorn; doğum sırasında bebeğini kaybetmiş olan eşinin depresyona girmemesi için, annesi ölen başka bir bebekle kendi çocuğunun yerlerini değiştirir. 5 yıl sonra Amerika’nın İngiltere Başkonsolosu olan Thorn’un hayatı; oğlu Damien’in çevresinde gerçekleşen dehşet verici olaylar sebebiyle alt üst olur. Kısa sürede anlaşılır ki Damien; kutsal kitaplarda kıyametin gelişine dair işaretlerden en önemlisidir ve bir an evvel durdurulmalıdır. Tabii; doğaüstü güçlerin desteğini de arkasına alan, kötülük imparatorluğunun müstakbel varisinin durmaya niyeti yoktur. Ve kan gövdeyi götürür…
The Omen

Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.
Yedi

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...
M - Bir Şehir Katilini Arıyor

1928 yapımı bu filmde Georg Wilhelm Pabst’ın natüralizminin derinliklerine dalıyoruz. Neşe içinde gezerken etrafındaki herkese trajedi saçan Femme Fatale’imizle tanışın: Lulu. başrollerde Bob Cut’ı hayatımıza sokan karizmatik oyuncu Louise Brooks ve zamanının Dracula’larından Francis Lederer.
Pandora'nın Kutusu

Yönetmenliğini John McTiernan'ın üstlendiği filmde yeni heyacanlar peşindeki dolar milyoneri bir playboyun serüvenleri anlatılıyor. Hayatına yeni heyacanlar katmak isteyen playboy, dünyanın en ünlü Monet tablolarından birini çalar.Tabloyu kimin çaldığını bulmak üzere bir kadın dedektif olaya atanır. Playboyumuz da bu dedektife aşık olur.
İkili Oyun

Salgın bir hastalık Amerika'da yaşayan insanları et yiyen zombilere çevirmiştir. Yaşadıkları şehir zombiler tarafından tam anlamıyla istila edilen bir grup insan çareyi kaçmakta bulur. Diğerlerinin kolay kolay bulamayacağı bir alışveriş marketinde karar kılırlar.Başlangıçta buradaki ortam herkesin hoşuna gider. Ellerinin altında binlerce çeşit eşya bulunmaktadır. Fakat zamanla mağazanın çevresinde biriken zombilerin sayısı artmaya başlar...
Ölülerin Şafağı

Korku sinemasının ustalarından John Carpenter'ı üne kavuşturan filmi "Cadılar Bayramı", ilk cinayetini altı yaşında işleyen bir çocuğun onbeş yıl sonra hapisten kaçarak geçmişini tekrarlamasını anlatıyor. Azizler günü arifesinde işlediği cinayeti hayatının merkezi haline getiren ve sıradan insanları öldürerek adeta sorunlarıyla hesaplaşan gencin hikayesi.
Cadılar Bayramı

İnatçı bir Los Angeles emniyet müdürlüğü komiseri acımasız ve ölümcül bir profesyonel hırsızın ve onun suç ortaklarının peşine amansız bir şekilde düşer.
Büyük Hesaplaşma

Film detaylari icin tiklayin...