

Mor Yağmur
Purple Rain
Yonetmen: Albert Magnoli
Vizyon Tarihi: 27 Temmuz 1984
Konu
80’lerin “Altın Çocuğu” Prince’ın başrolde oynadığı Purple Rain, akıllara şarkısıyla kazınmış olsa da film olarak, gözden kaçırılmaması gereken bir dönem kültüdür. Özellikle 80’li yılları özleyenler ya da o dönemi merak edenler için önemli bir başvuru kaynağı potansiyeli taşımaktadır. Film makyajdan saça, giyim tarzından espri anlayışına kadar 80’leri layığıyla yansıtabilen filmler içinde özel bir yere sahiptir.
Oyuncu Kadrosu

Prince
The Kid

Apollonia Kotero
Apollonia

Morris Day
Morris

Jerome Benton
Jerome

Olga Karlatos
Mother

Clarence Williams III
Father

Billy Sparks
Billy

Wendy Melvoin
Wendy

Lisa Coleman
Lisa

Bobby Z
Bobby
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Oscar'lı oyuncu Ben Affleck’in ilk yönetmenlik sınavı olan bu filmde Boston yeraltı dünyasının en çirkin, en tehlikeli/belalı kesimlerinde kaçırılan küçük bir kız çocuğunu bulmaya çalışan iki dedektifin öyküsü anlatılıyor.Film, “Mystic River”ın da yazarı olan Dennis Lehane’nin romanından uyarlanmış, senaryosunu ise Ben Affleck ile Aaron Stockard birlikte oluşturmuşlar.
Kızımı Kurtarın

Tiyatro yönetmeni Caden yeni bir oyun üzerinde çalışmaktadır. Karısı Adele Berlin'deki tablolarını takip edebilmek için küçük kızları Olive'yi de alarak onu terk eder. Terapisti Madeleine ona tavsiyeler vermek yerine çok satan kitabının sayfalarında gezinmektedir. Çekici ve samimi Hazel ile olan ilişkisiyse beklenmedik şekilde karaya oturur. Kendi var oluşunu anlamlı kılmak ve ölümsüzlük saplantısını tatmin etmek için bir binayı tiyatro sahnesi olarak düzenleyip, her bir bölümünde çeşitli yaşamları oynayacak oyuncuları içine yerleştirme ve yönetme kararı alır * Eternal Sunshine of the Spotless Mind ve Being John Malkovich gibi filmlerin hayalgücü sınır tanımayan senaristi Charlie Kaufman'ın yazıp, ilk defa yönetmen koltuğuna oturduğu filmi Synecdoche, New York, ilginç senaryosuyla dikkatleri üzerine çekiyor.
New York Yanılsamaları

Genç Paul, ordudan yeni terhis olmuştur ve sivil hayata alışmakta zorlanır. Paul’ün kız arkadaşı kendisine bir pop şarkıcısı olarak kariyer inşa ederken, o hızla değişen kültüre ayak uyduramaz. Hem sosyal hem de siyasi açıdan kendini yabancı hisseder.
Erkek, Dişi

Aşk romanlarıyla tanınan orta yaşlı Leo, yazdıklarından utandığı için kitaplarını sahte bir isimle yayınlar. Ayrıca evde de son derece mutsuzdur. Yurtdışında çalışan eşi, hem fiziksel hem de duygusal olarak uzaklardadır. Yeni bir editör sayesinde, hayatını yeniden değerlendirme fırsatı bulur.
Sırrımın Çiçeği

Beyaz yakalı, sıradan bir hayat yaşayan Setsuko, İngilizce öğrenmeye karar verir ve Tokyo’da sıradışı bir İngilizce kursuna yazılır. İngilizce öğretmeni John, dersler sırasında Setsuko’ya sarı bir peruk taktırır ve ismini ‘Lucy’ koyar. Hızla öğretmenine tutulmaya başlayan Setsuko, John’un ortadan kaybolması üzerine onu aramak için Los Angeles’a gider. Atsuko Hirayanagi’nin 2014’te Cinefondation’ı kazanan kısa filminden uzun metraja uyarladığı film, 2017 Cannes Eleştirmenler Haftası’ndaki ilk gösteriminde izleyenleri kahkahaya boğdu. Sinemada daha önce görmediğimiz türden bir kadın karaktere odaklanan film, aynı zamanda Josh Hartnett’ın oynadığı John karakterini, filmdeki kadınların arzu nesnesi olmasından öte bir yere koymayarak yılın en nükteli feminist yapıtları arasında yerini alıyor.
Ah Lucy!

Film detaylari icin tiklayin...
La Vie des morts

İki anne-kız ikilisi, onları birbirine bağlayan kişi öldüğünde kederleri ve birbirleriyle olan karmaşık ilişkileriyle mücadele etmek zorundadır.
Geriye Kalanlar

Hırslı bir Amerikalı yönetici, Noel'den önce bir şampanya markasını satın almak üzere Paris’e gider. Ancak yanlışlıkla bu köpüklü imparatorluğun vârisine âşık olur.
Şampanya Yüzünden

Bir tanker ufak bir sebepten tünelin içinde kaza yapınca Noel için evlerine gitmekte olan insanlar bir anda ölümcül bir yangında dumanların arasında mahsur kalırlar. Dışarıda ise şiddetli kar fırtınası ve çığ yardım ekiplerinin olaya müdahale etmesini zorlaştırmaktadır. Tünelde mahsur kalan insanları amansız bir yaşam mücadelesi beklemektedir.
Tünel

Huysuz bir ihtiyar olan Jacques, evsiz bir genç adam olan Lucas'ı himayesi altına alır. Beş kez kalp krizi geçirmiş olan Jacques'ın planı, işlettiği barı Lucas'a bırakmaktır. Tepeden bakan, iğneleyici ve nüktedan Jacques, barı nasıl işleteceği ile birlikte Lucas'a hayat dersleri de vermektedir. Ancak aralarındaki bu dostluk, bara gelen güzel hostes April'i tanımaları ile değişir.