
Oyuncu Kadrosu
Ian MacLeod
Man on Toilet

Riley Hogan
Used Car Salesman
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Wallace ve Gromit cam temizleme işine girerler. Wallace, yün satan bir dükkanın camlarını silerken dükkan sahibesi Wendolene'e aşık olur. Gromit haksız yere koyun hırsızlığıyla suçlanıp kodesi boyladığında işler karışır. Wallace dostunu dışarı çıkarmaya kararlıdır...
Wallace ve Gromit - Kılpayı./ Wallace & Gromit in A Close Shave

Film detaylari icin tiklayin...
Lepšie byť bohatý a zdravý ako chudobný a chorý

Film detaylari icin tiklayin...
Spice World

Film detaylari icin tiklayin...
Red Pilled Riding Hood

Film detaylari icin tiklayin...
License & Registration
Film detaylari icin tiklayin...
Help! Help! Hydrophobia!

Film detaylari icin tiklayin...
Uncle Samsonite

Hafta Sonu, Jean-Luc Godard’ın en vahşi ve en karışık filmi olabilir ki bu da önemli bir şey. Ancak Hafta Sonu, her şeyin ötesinde, yönetmenin en cüretkar filmi. Bu filmde her şey olabilir: Sıradan bir telefon konuşması absürd bir biçimde hoş bir müzik parçasına dönüşür, kahramanlarımız ormanda masal karakterleriyle karşılaşır ve baş karakterler gerçekten her an tüyler ürpertici sonlarla karşı karşıya gelirler. Godard’ın bir epizottan bir başka tuhaf epizota geçme kararı, cesurca ve son derece etkiliydi. Her tür ve renkten radikal yönetmen, bu anlamda Hafta Sonu’na çok şey borçlu. Ancak "radikal" yaftası bu film için biraz uygunsuz; çünkü bu tür bir niteleme, korkunç bir siyasileştirme ve mizahi yoksunluk anlamına gelir. Oysa geriye kalan diğer tüm unsurlar, Hafta Sonu’nun bu problemleri yaşamamasını sağlar.
Haftasonu

Dr. Simon Barsinister tüm zamanını kendi gizli ve küçük labaratuvarında geçirmektedir. Bu şahsi alanındaki tek kişi de hafif şapşal yardımcısı Cad'tir. Onun da yardımları sayesinde köpek kobayları üzerinde genetikle ilgili deneyler yapmaktadır. Bir polis memuruna saldırıda bulunan küçük bir av köpeği üzerinde deneyler yapan Barsinister, deneyler sonrasında bu köpeğe süper güçler kazandırır. Köpek labaratuvardan kaçar ve Dan Unger ve oğlu Jack'in eline geçer. Aile köpeğin bakımını üstlenip ona Shoeshine ismini takar. Ancak kısa bir süre içerisinde Jack, Shoeshine'ın sıradan bir köpek olmadığını fark edecektir. Bu küçük av köpeği havlamak yerine başka türlü bir yetenekle insanlarla iletişim kurmaktadır...
Süper Köpek

Büyük beğeni kazanan bir yarı otobiyografi olan Amarcord, 1930larda Mussolini hakimiyetinden hemen önce küçük bir Adriyatik köyündeki yaşam üzerine odaklanmaktadır. Bahar geldiğinde köyde bir festival düzenlenir ve yeni yaşamı kutlamak için sembolik bir şenlik ateşi yakılır. Meydandaki bu buluşma, film boyunca gerçekleşecek birçok buluşmanın ilkidir. Her bir araya geldiklerinde, topluluğun renkli üyeleri kendilerini bütünüyle ortaya koyup tuhaf kişiliklerinden övünç duyarlar. Fesat hâkim olur her yerde. Filme yayılan kaotik hava filmde açık bir olay örgüsü görülmesini zorlaştırır. Amarcord gerçeküstü birkaç sekansa bölünür ve bunlardan birkaçı rengârenk köy ortamında oradan oraya dolaşıp duran Titta adlı genç bir adamın çevresinde gelişir. Siyaset ve aile ilişkileri grotesk bir uyumsuzluk ortamında birbirine karışır. Amarcord 1975 yılındaki En İyi Yabancı Film Akademi Ödülü de dahil tam 13 ödül kazandı.