

Duvak
The Painted Veil
“Bazen en iyi yolculuk, iki kişinin arasındaki mesafede yapılır.”
Yonetmen: John Curran
Vizyon Tarihi: 9 Aralık 2006
Konu
1920'lerden bir aşk öyküsü… Dr. Walter Fane (Edward Norton), aristokrat bir ailenin şımarık kızı Kitty'e (Naomi Watts) bir partide tutulur ve hemen ona evlenme teklifi eder. Kitty’nin Walter’da pek gönlü olmasa da sırf ailesinin diline düşmemek için kabul eder. Ancak Walter her ne kadar tutkulu olsa da Kitty’e karşı tutkusunu belli edemez ve Kitty evliliğinde mutlu değildir. Mutsuzluğu, ilgisinin cesur ve espritüel diplomat Charlie Townsend’e (Liev Schreiber) kaymasına neden olur. Karısının sadakatsizliğini farkeden Walter, ondan intikam almaya kararlıdır. Ama bunu bilindik yollardan yapmayacaktır. Walter Çin'in ufak ve ölümcül kolera salgınından kırılan bir köyünde gönüllü hekimlik yapmaya karar verir. Kitty'nin ise onunla gitmekten başka şansı yoktur. Ölüm ve yaşam arasındaki sınırın incecik olduğu bu köye yaptıkları yolculuk, kendi ilişkileri için de bir dönüm noktası olacaktır.
Oyuncu Kadrosu

Edward Norton
Dr. Walter Fane

Naomi Watts
Kitty Fane

Liev Schreiber
Charlie Townsend

Toby Jones
Mr. Waddington

Diana Rigg
Mother Superior

黃秋生
Colonel Yu

夏雨
Wu Lien

Juliet Howland
Dorothy Townsend
Ian Renwick
Geoffrey Denison

李滨
Te-Ming
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

On yıl önce, Colorado dağlarında genç bir kız, ailesinin kanlarında taşıdıkları bir gizem yüzünden vahşi avcılar tarafından öldürülmesini çaresizce izledi. Ormana kaçarak ellerinden kurtuldu ve avcıların hiçbir zaman bulamadıkları bir şeye, bir kurda dönüştü. Dünyanın yarısı kadar mesafe katetmiş olmasına rağmen, Vivian Gandillion hâlâ kaçıyor.
Kan ve Çikolata

Hiçbir yetişkinin hayatta kalmadığı bir uçak kazası sonrasında ıssız bir adaya düşen bir grup küçük çocuk, kendi küçük topluluklarıyla hayatta kalma savaşı verirler. Fakat çocuklar ister istemez iki gruba ayrılmışlardır: Ralph'ın başında olduğu bir grup sığınak yapmak ve yiyecek toplamak isterken, Jack'in grubu eğlenmek ve avlanmak isterler. Bu grup ayrılığı Ralph ve Jack arasında acı bir rekabeti başlatır. Aralarında gelişen bu düşmanlık da sonunda onları kanlı ve korkutucu bir noktaya getirir. William Golding'in Nobel ödüllü romanından uyarlanan bu film medeniyet ve ilkellik arasındaki ayrımı ortaya koyuyor.
Sineklerin Tanrısı

Film detaylari icin tiklayin...
The Brave

J.G Ballard'ın oto-biyografik romanından uyarlanan "Güneş İmparatorluğu", Shangai'in Japon istilasına uğradığı 1941 yılında başlıyor. Zengin bir ailenin mutluluk içinde yaşayan genç üyesi Jim Graham şehirde yaşanan büyük kaos sırasında ailesini kaybediyor ve her gün onlarca insanın öldüğü bu karmaşada yapayalnız kalıyor. Uçaklara büyük bir ilgi duyan ve hep uçmayı hayal eden Jim, sonunda Soo Chow toplama kampına gönderiliyor ve burada geçirdiği aylar boyunca yepyeni insanlarla tanışarak, yaşamın ailesinin kendisine sunduğu kadar toz pembe olmadığının farkına varıyor.
Güneş İmparatorluğu

Film detaylari icin tiklayin...
今日もふたり、スキップで

Film, başarılı bir avukatın hayatında odaklanıyor. New York’ta kariyer basamaklarını hızla tırmanan bir avukat, kaybettiği bir davanın ardından adalet sistemini sorgulamaya başlar. Artık her şeyden şüphe duymaya başlayan avukat, büyük bir çöküşün eşiğindedir. Avukatın hayatı, bu sırada yolunun genç bir sanıkla kesişmesi ile bambaşka bir hal alır. Sanık, avukatı yüksek profilli bir soygunun için çeker.
Çıplak Tekillik

Rus ordusunun gizli bilgilerini içeren üç tane defter bir Rus Kitap konferansı sırasında bir İngiliz yayıncısının eline geçer. Bu defterlerin peşine düşen İngiliz Gizli Servisi defterdeki bilgilerin gerçek olup olmadığını araştırır. Böylece İngiliz yayıncı bir anda kendisini uluslar arası bir ajan kargaşasının içinde bulur…
Rus Evi

İçinde bulunduğu çetenin başı belaya girince Landon Carter, bir anda kendini okul tiyatrosunda sahnelenecek bir oyunun içinde bulur. Burada karşılaşacağı sessiz ve kendi halinde bir kız olan Jamie'ye aşık olması ise tüm hayatını tümüyle değiştirecektir.
Uzaktaki Anılar

2. Dünya Savaşı sonrası ABD'nde Marksist bir yahudi olan Katie Morosky (Barbra Streisand), bir radyo istasyonunun yanısıra değişik birkaç işte birden çalışarak yaşamını sürdürürken bir yandan da politik inançları doğrultusunda üniversitede ve sokakta aktif eylemlere katılmaktadır. 1930'ların başında okulda tanıştığı deniz subayı Hubbell Gardiner'le (Robert Redford) yıllar sonra tekrar karşılaştıklarında ilk aşklarının canlandığını farkederek birlikte yaşamaya başlarlar. Hubbell, Hollywood için çalışan ve McCarthyciliğin etkisiyle kara listeye alınan bir senaristtir. Olayların gelişimi iki sevgilinin duygu yüklü yollarını ayıracaktır; üstelik Katie hamiledir.
Bulunduğumuz Yol

Giderek yaşlanan iki kardeş film aktrisi Hollywood’ta aynı evde beraber yaşamaktadırlar. Jane Hudson, şöhreti çocuk yaşta kazanmış bir film yıldızıdır. Kardeşi Blanche ise şöhretini kardeşine kaptırmış “kaybeden” eski bir yıldızdır.Jane sakat kardeşi Blanche’a bakmak zorunda kalmıştır. Baş başa kalan iki kız kardeş tüm nefretlerini, sakladıkları gerçekleri ortaya dökmeye ve birbirlerinden geçmişin hesabını sormaya başlayacaklardır.