

Arzunun Kanatları
Der Himmel über Berlin
Yonetmen: Wim Wenders
Vizyon Tarihi: 23 Eylül 1987
Konu
‘‘Şimdi pes etmeli miyim? Eğer pes edersem, insanoğlu hikayecisini kaybeder ve insanoğlu bir kez hikayecisini kaybetti mi, çocukluğunu da kaybetmiş olur!’’ Berlin üzerinde bir melek... Usta isim Wim Wenders’ın yönetimindeki film, Berlin’deki hayatı ve hayat içinde yorgun insanları izleyen meleklerin, özellikle de Melek Damien’in hikayesini anlatmaktadır. Masumiyetlerinden ve gönül gözlerinin açıklığından ötürü olsa gerek, bu melekleri yalnızca çocuklar fark etmektedir. Diğer melekler gibi, tüm dünyayı siyah-beyaz gören, kütüphanede kitap okuyan insanların okuduklarını dinleyen Damien’ın tüm düzeni, sirkte çalışan güzel bir kadına aşık olmasıyla değişecek ve insan olmaya karar vermesine neden olacaktır. Ses getiren Hollywood yapımlarından City of Angels’ın esinlenildiği film olan yapım, Bruno Ganz ve Peter Falk’ın oyunculukları, Nick Cave’in müzikleri, aldığı ve aday olduğu pek çok ödülle dikkat değer bir yapımdır...
Oyuncu Kadrosu

Bruno Ganz
Damiel

Solveig Dommartin
Marion

Otto Sander
Cassiel

Curt Bois
Homer

Peter Falk
The Filmstar

Hans Martin Stier
The Dying Man
Elmar Wilms
A Sad Man
Sigurd Rachman
The Suicide

Beatrice Manowski
Young Prostitute
Bruno Rosaz
The Clown
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Karin, kocası Martin, babası David ve kardeşi Minus'la birlikte bir adada tatil yapmaktadır. Karin, hastalığından dolayı birkaç ay akıl hastanesinde kalmıştır. Kocası Martin, karısını çok sevmesine rağmen onunla iletişim kurmakta ve ona ulaşmakta güçlük çekmektedir. Babası David, kendi dünyasına kapanmış bir yazardır. Duygusal olarak izole bir ortamda yetişen Minus, sevgi ve şefkate açtır. Aile içinde gelişen beklenmedik olaylar, tüm ilişkileri kökten değiştirecektir. Ingmar Bergman, dokuz kez Oscar®'a aday gösterilmiş, insan ruhunun hem karanlık ve umutsuz, hem en eğlenceli ve umut dolu yanlarını aynı ustalık ve derinlikle filmlerine yansıtmış bir yönetmendir. Filmleri, gerek görsel gerekse karakter derinliği ve olay örgüsü açısından modern sinema yönetmenleri için çok önemli bir ilham kaynağı olmuştur.
Aynadaki Gibi

Bir kütüphanede çalışan, yapayalnız bir hayat süren, obsesif kompulsif ve intihara meyilli Kenji… Dağınık, mutsuz, sürekli sigara ve ot içen, yalnızlık korkusu taşıyan Noi, ve Kenji için bir gizem objesi haline dönüşmüş Noi’nin kardeşi Nid… Bu üçlünün hayatı trajik bir olayla kesişecek ve bir daha asla eskisi gibi olmayacaktır. Hayattan bir tat alamayan karakterlerin, tüm çözümsüz iletişim problemlerine rağmen birbirlerinde hayat bulma sürecinin anlatıldığı Last Life in the Universe renkleri, mizah ve hüzün arasında sıkışıp kalan yapısı, Kenji’nin takıntıları, Noi’nin dağınık güzelliği ve etkileyici atmosferiyle izlendikten sonra uzun bir süre hafızadan silinmeyen bir yapım. Tayland’lı yönetmen Pen-Ek Ratanaruang ve görüntü yönetmeni deyince akla ilk gelen isimlerden olan Christopher Doyle imzalı bu “ yaşayan son kertenkele “ öyküsünde Takashi Miike de oyuncu olarak boy gösteriyor. Film Tadanobu Asano’ya Venedik Film Festivali’nde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandırmıştır.
Evrendeki Son Yaşam

Los Angeles, 1997 yılı. Calvin ve Helen, 1962 yılının o kader gününden beri hayatlarını, incelemek üzere girdikleri Calvin'in bomba sığınağına düşen jet yüzünden mahsur kaldıkları sığınakta geçirmektedirler. Artık 35 yaşına basan oğulları Adam bile burada doğmuştur. Sığınakta 50'li yıllar nostalji değildir. 35 yıl sonra kapak açıldığında baba, radyasyon giysileri içinde keşfe çıkar. Çevresinde ilk gördüğü insanlar; yaşlı bir kitapevi sahibi ve Calvin'in Tanrı olduğunu zanneden iki ayyaştır. Calvin geri dönünce rapor verir. Maruz kaldıkları radyasyon saldırısının sonucunda, kendisini muhtemelen gelecek 10 yıl içinde yok edecek yarı insan yaratıklar oluşmuştur. Bu süreyi geçirebilmek için erzağa ihtiyaçları vardır. Webster'lar gerekli stoğu sağlarken aynı zamanda kandisine bir eş bulsun diye saf Adam'ı yer üstüne gönderirler ve Adam anında kaybolur. Geçmişin sığınağından çıkmak Adam'a neler getirecektir?
Geçmişin Sığınağı

Hong Kong polis departmanının şefi Wing, bütün ekibini bir çete saldırısında kaybedince suçluluk duygusuyla kendini alkole verir. Geçmişinde problemler olan genç bir adam ise, kendini polis memuru olarak tanıtarak Wing'le çalışmaya başlamıştır. Amacı, onu tekrar eski haline döndürmeyi başarmaktır. Böylece çete lideri Joe'dan intikamlarını alabileceklerdir.
Geçmişin İntikamı

Shakespeare’in Kral Lear’inde, 16. yy’ın yaşlı lordu Lear krallığını üç kızı arasında paylaştırmaya karar verir. Her biri ülkenin üç farklı yerindeki kalelerde yaşayarak sadakatlarini kanıtlayacaklardır. Büyük kızları menfaatleri için sahte bir samimiyet içine girerken, babasına duyduğu bağlılıkla en küçük kızı O’nun gerçekleri görmesi için uğraşır. Ran İngiliz edebiyatına ait bu eserinin Japon uyarlaması. Orjinalindeki kız çocuklar erkek olarak değiştirilmiş ve Kral Lear karakteri de Lord Hidetora Ichimonji olarak karşımıza çıkıyor.
Ran

Açlık, karanlık ve stilize atmosferi, karşıt kültür öğeleri, lezbiyen alt metni ve çarpıcı kadrosu sayesinde popülerleşmiş bir çağdaş kült korku klasiği. Öykü alternatif bir aşk üçgenine odaklanıyor: Uyku ve yaşlanma üzerine araştırmalar yapan bir doktor ile bir vampir çift. Dört bin yaşındaki ölümsüz Miriam, 18. yüzyılda baştan çıkardığı ancak şimdi hızla yaşlanmakta olan sevgilisi John ile Manhattan'da yaşamaktadır. Yaşlanmayı durdurmak için Sarah'yla temasa geçer, ama sonunda onu da baştan çıkartır.
Açlık

Antikacı dükkanı işletmekte olan Jesus Gris tesadüfen, 450 yıl önce bir simyacı tarafından icat edilmiş mekanik bir kapsül bulur. Filmde, yapıştığı kişiye gençlik ve güç aşılayan, örümcek şeklinde olan bu altın kapsülün aynı zamanda insan kanı içilmeden bastırılamayan bir açlık getirdiğini de farkeden Gris'in insandan vampire dönüşme süreci anlatılır. İçinde bulunduğu karışık durumdan çıkış yolu bulamayan Gris'in vücudundaki kapsülün peşinde olan başkalarının da olduğunu öğrenmesi uzun sürmeyecektir.
Cronos

13. yüzyıla ait bir baladdan yola çıkılarak senaryosu yazılan film, ortaçağda geçen sarsıcı bir intikam hikayesi anlatıyor. Koyu hristiyan ailesi tarafından kiliseye gitmekle görevlendirilen bir genç kız, yolda tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Olayın ardından bir eve sığınan tecavüzcüler burada kızın ailesiyle karşılaşıyor ve kanlı bir şekilde yok ediliyorlar. Ingmar Bergman'ın az bilinen yapımları arasında olan Jungfrukällan, kanlı intikam hikayesi ile modern korku filmlerine ilham verdi. Usta yönetmen bu filminde masumiyet, hırs, paganizm ve dini inanç gibi kavramları tartışıyor.
Genç Kız Pınarı

Yeni romanı için aradığı ilhamı bir türlü bulamamış genç yazar, sokaklarda dolaşıp insanların peşinde dolanmakta, kendine esin kaynağı aramaktadır. Bill takma adıyla dolaşan genç yazar, bir gün siyah takım elbiseli, şık giyimli bir adamın peşine takılır. Takıntı haline getirdiği Cobb ismindeki gençle sonunda tanışan Bill, Cobb’un profesyonel bir hırsız olduğunu öğrenir. Cobb’un yaşam tarzından çok etkilenen Bill, sarışın çekici bir kadınla da tanışınca yavaş yavaş ait olmadığı suç dünyasının içine çekilecektir.
Takip

Dolores Caliborne; aksi, ağzı bozuk ve berbat bir yaşantıya sahiptir. Little Tall adası halkı, kocası Joe'nun otuzyıl önceki bir güneş tutulması gününde ölümünün hikayesini öğrenmek için otuzyıl bekliyor. Polis ise adanın en zengin ama yatalak kadını, aynı zamanda Dolores'ın işvereni olan Vera Donovan'ın ölümünü merak etmektedir. Dolores'ın kızının da adaya gelmesiyle eski defterler açılmaya başlar.