

Geceyarısına Doğru
'Round Midnight
“Müzik ve sihir bir araya geliyor...”
Yonetmen: Bertrand Tavernier
Vizyon Tarihi: 23 Eylül 1986
Konu
Film, 1950'lerin Paris'inde, alkol ve sağlık sorunları nedeniyle zor bir dönemden geçen Amerikalı caz saksafon sanatçısı Dale Turner’ın (Dexter Gordon) yaşamına odaklanır. Dale, kendisini anlayan ve müziğine değer veren bir çevre bulmak amacıyla New York’tan Paris’e gelir. Avrupa’daki caz sahnesi, Dale’e yeni bir soluk kazandırsa da geçmişindeki hayal kırıklıkları ve bağımlılığı, hayatını bir çıkmaza sürüklemektedir. Dale’in hayatı, bir caz tutkunu ve amatör bir grafik tasarımcı olan Fransız hayranı Francis Borler (François Cluzet) ile tanışmasıyla değişir. Francis, Dale’in müziğine ve kişiliğine hayranlık duymakta ve ona yardım etmeye kararlıdır. Aralarındaki dostluk, Dale’in hayata ve müziğe yeniden bağlanmasını sağlar. Ancak Dale’in Amerika’daki kızı ve karmaşık geçmişi, zaman zaman bu yeniden doğuşu tehdit eder.
Oyuncu Kadrosu

Dexter Gordon
Dale Turner

François Cluzet
Francis Borler
Gabrielle Haker
Bérangère

Christine Pascal
Sylvie

Pierre Trabaud
le père de Francis

Frédérique Meininger
la mère de Francis

Liliane Rovère
Madame Queen

Ged Marlon
Beau

Benoît Régent
Le psychiatre

Philippe Noiret
Redon
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

İki çocukluk arkadaşı Bastille Günü'nde Paris'te büyük bir banka soygunu gerçekleştirirler. Soygunculardan biri, bu bankada çalışan memurlardan biriyle ilişki yaşamaya başlar. Banka memurunun geceleri ek gelir elde etmek için fahişe olarak çalışıyor olması soygunu tehlikeye atar.
Killing Zoe

Film detaylari icin tiklayin...
Sissi

Sissi şimdi Avusturya İmparatoriçesi ve görgü kurallarını öğrenmeye çalışıyor. İmparatoriçe olmakla meşgul olduğu halde, zor yeni kayın validesiyle de ilgilenmek zorundayken, kemerli mezhebi Sophie imparatora nasıl geçinmeyi ve Sissi'nin anneliğinin nasıl yapılacağını anlatmaya çalışıyor.
Sissi - Genç İmparatoriçe

Film detaylari icin tiklayin...
Sissi - Schicksalsjahre einer Kaiserin

Parası, işi ve geleceğe dair hiçbir umudu olmayan Erin Brockovich, çok zor bir durumdadır. Hiç suçu olmadığı bir araba kazasına karışan Erin, bir anda kendisini daha da kötü olayların içinde bulur. Hiçbir seçeneği kalmayan Erin, avukatı Ed Masry'nin hukuk bürosunda çalışmak için onu ikna eder. Burada çalışırken gayrimenkul dosyalarındaki bazı tıbbi kayıtlara rastlar. Kafası karışan Erin, aradaki bağlantıyı sorgulamaya başlar. Bu konuyu araştırmak için Ed'i ikna eden Erin, yöre halkının kullandığı suyun kirli olduğunu, bu gerçeğin onlardan saklandığını ve bu sebeple orada yaşayan insanların birtakım ciddi hastalıklara yakalandıklarını öğrenir.
Tatlı Bela

Harry Caul (Gene Hackman) çok gelişmiş elektronik aletler kullanarak dinleme ve izleme yapma konusunda uzman bir özel dedektiftir. Sahibi olduğu özel dedektiflik bürosuna başvuran müşterilerinin istediği kişileri izleyip seslerini banda almaktadır. Paranoid ve ketum bir kişiliğe sahip Caul'e başvuran bir iş adamı, dedektiften genç bir erkek ve kadını izlemesini ister. Caul genç çifti izlerken kaydettiği konuşmalardan etkilenir ve artık olaya sadece bir "iş" olarak bakmaz.
Konuşma

Victor Navorski Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine New York'un Uluslararası Havaalanında mahsur kalıyor. Pasaportu artık geçersiz olduğu için Amerika'ya girme hakkını yitirmiş durumda olan Victor ne ülkesine geri dönebiliyor ne de Amerikaya girebiliyor. ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorunda kaldığında başına gelmeyen kalmıyor.
Terminal

20. yüzyılın ilk yarısında İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan'da geçen film, bağımsızlık mücadelesi için İngiliz yönetimine karşı "Pasif Direniş"i örgütleyen Mahatma Gandhi'nin hayatından bir kesit anlatıyor. En iyi biyografik çalışmalardan biri olarak kabul edilen Gandhi, 11 dalda aday olduğu Oscar ödüllerinden "en iyi film" ve "en iyi yönetmen" dahil tam 8 ödülle döndü. Gandhi rolünde sinema tarihinin en iyi performanslarından birine imza atan usta oyuncu Ben Kingsley'nin ise "en iyi erkek oyuncu" dalında heykelciğe uzanmasıysa pek zor olmadı. Cenaze sahnesinde yaklaşık 300.000 kişinin yer almasıyla da bir film sahnesinde yer alan en kalabalık insan sayısı rekorunu da elinde bulunduran film, çarpıcı sahneleriyle hafızalardan silinmeyecek bir yapıt. Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Gandhi'nin gerçek hayatından sinemaya aktarılan bu gerçekçi yapım, ülkemizde yıllarca yasaklanmış ve gösterime girememişti..
Gandhi

Frantisek Louka (Zdenek Sverak), Çekoslovakya'da devlet konservatuarında çello çalan bir bekardır. Orkestradaki işini kaybedince para kazanmak için cenazelerde çalmaya ve mezar taşlarını boyamaya başlamıştır. Ancak borcu gittikçe büyüyünce arkadaşı Mr.Broz (Ondrej Vetch), Rus bir kadınla evlenmesi için onu ikna eder. Kadın Louka'yla Çekoslovakya vatandaşı olabilmek için evlenir ancak evlendikten sonra Batı Almanya'daki sevgilisine kaçar. Geride bıraktığı beş yaşındaki oğlu Kolya (Andrej Chalimon)'nın anneannesi ölünce, Kolya üvey babasıyla yaşamak için Çekoslovakya'ya gelmiştir. Huysuz ihtiyar Louka ile sevilmeyip de ne yapılası Kolya'nın öyküsü..
Kolya

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya'dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev'in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular. Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev'in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.