

Saraybosna'ya Hoşgeldiniz
Welcome to Sarajevo
Yonetmen: Michael Winterbottom
Vizyon Tarihi: 9 Mayıs 1997
Konu
Savaşa medya ve gazeteci açısından bir bakış. Bosna savaşının başladığı günlerde, yani 1992 lerde kente gelerek çeşitli TV kanalları için çekime başlayan uluslararası muhabirlerin öyküsü anlatılıyor. Ön planda iki deneyimli gazeteci, İngiliz Micheal Handerson ve Amerikalı Flynn var. Gündüzleri Sırp ateşi altındaki kentte en tehlikeli noktalara kadar ulaşarak şiddet görüntülerine aç dünya seyircisine ateş, kan ve ölüm anları saptayan, geceleri ise Holiday Inn'in barında şaşkın gözlerle tanık oldukları faciayı unutmaya çalışan gazeteciler. Henderson'un insancıllığı, Flynn'ın haber yaratmaya yönelik gözüpekliği, Flynn'ı eleştiren kadın gazeteci Annie'nin medyanın haber anlayışına öfkesi. Bir Amerikan yardım kuruluşunda çalışan Nina'nın bir grup Bosnalı çocuğu kurtarmak için başlattığı tehlikeli girişim. Ve tüm ingiliz soğukkanlılığı içinde. bir toplama kampındaki çocuklar arasında tanıdığı küçük Emira'ya kanı kaynayan ve onu kurtarmak için çılgın bir serüvene atılan Henderson'un çabası.
Oyuncu Kadrosu

Stephen Dillane
Michael Henderson

Woody Harrelson
Flynn

Marisa Tomei
Nina

Goran Višnjić
Risto Bavić
Emira Nušević
Emira

Kerry Fox
Jane Carson

James Nesbitt
Gregg

Emily Lloyd
Annie McGee
Igor Džambazov
Jacket
Gordana Gadžić
Mrs. Savić
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Ópera prima

Film detaylari icin tiklayin...
Блокпост

Film detaylari icin tiklayin...
Paul and Michelle

18. yüzyıl sonlarında, sınıf bilincinin hakim olduğu İngiltere'de, Elizabeth veya Lizzie, Jane, Lydia, Mary ve Kitty olmak üzere beş kız kardeş olan Bennet kardeşler, annelerinin iyi bir koca bulup geleceklerini güvence altına alma hayalleriyle büyütülmüşlerdir. Fakat neşeli ve zeki bir mizaca sahip olan Elizabeth, kendisine düşkün olan babasının da desteğiyle hayatını daha farklı ve dolu dolu yaşamak için çabalamaktadır.
Aşk ve Gurur

Amerika’yı etkileyen gerçek bir olaydan uyarlanan Bordertown, bir kadının adalet için verdiği hırslı mücadelesinin öyküsüdür. Lauren Frederick (Jennifer Lopez) Chicago Herald’da çalışan hırslı bir gazetecidir. Editörünü (Martin Sheen) etkilemeyi amaçlayan Lauren ona büyük bir hikaye sözü verir ve araştırma yapmak üzere Meksika sınırındaki Juarez’e gider Juarez korkuyla sarılmış bir şehirdir. Yüzlerce yerel kadın vahşi bir şekilde tecavüze uğrayıp öldürülmüşlerdir ve yetkilerden hiçimse bunu dikkate almıyormuş gibi görünmektedirler.
Sınır Ötesi

West Coast Üniversitesi’ndeki iki öğrenci Arian ve Ernest idealist profesörleri Dr. Stephen Malley’in tavsiyelerini takip ederek edindikleri ilham ile hayatlarında önemli şeyler yapmaya çabalamaktadırlar. Bunun üzerine iki genç, Afganistan’daki savaşa katılmaya karar verirler. Arian ve Ernest Afganistan’da hayatta kalma savaşı verirlerken, başka hikayeler de işin içine girer.
Arslanı Kuzulara

1558-1603 yılları arasında 45 yıl tahtta kalan I. Elizabeth, tarihin en ünlü kraliçelerinden biri idi. İskoçya Kraliçesi kuzeni Mary Stuart, İspanya Kralı Philip ile birlikte İngiliz tahtını eline geçirmek için gizli komplolar düzenlerken I. Elizabeth'in hayatı da büyük bir karmaşa içindedir.Bir yandan, savaşa hazırlanmakta olan imparatorluğunu koruyabilmek için sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken bir yandan da, yakışıklı denizci Raleigh'e karşı hissettiği tutkulu aşkla başa çıkmaya çalışmaktadır. Sadık ve güvenilir danışmanı Sir Francis Walsingham, her ne kadar onu bütün komplolardan korumaya çalışsa da I. Elizabeth, hayatının en zor sınavlarından birini vermek üzeredir.
Elizabeth: Altın Çağ

“Emma, güzel, zeki ve varlıklı bir kızdı. Rahat bir evi, iyimser bir yaradılışı vardı,” cümleleri ile başlayan Jane Austen’in kaleme aldığı aynı isimli romanın fantastik bir yorumla sinema uyarlaması. Başrolde Gwyneth Paltrow’un yer aldığı film, 19. yüzyıl İngiltere’sinde çöpçatanlık yapmaya ve insanların aşk hayatına burnunu sokmaya bayılan bir kadını anlatır... 70. Akademi Ödül Töreni’nde müzikleri ile Oscar ödülüne layık görülen film içinde fantastik öğeler de barındırıyor.
Emma

Ödüllü Brothers / Kardeşler adlı filminden sonra Susanne Bier'i sinemaya döndüren Düğünden Sonra, Danimarka'nın Oscar adayı oldu. Son James Bond filmi Casino Royale'deki kötü adam Le Chiffre'i oynayan Mads Mikkelsen, Hindistan'da kapanma tehlikesiyle karşı karşıya bir yetimhanenin yöneticisi Jabob Petersen'i canlandırmaktadır. Jacob, Danimarkalı işadamı Jorgen'den yüklü bir bağış alır, ama sözleşme imzalamak üzere Danimarka'ya gitmesi gerekmektedir. Jacob'un Danimarka'ya gelişi Jorgen'in kızının düğünüyle çakıştığı için o da davet edilir. Ancak Jacob'u bir sürpriz beklemektedir: Jorgen'in eşi, Jacob'un gençlik aşkı Helene'den başkası değildir.
Düğünden Sonra

Michael Crichton'un en çok satan romanına dayanan bu zeki, sürükleyici ve gerilim yüklü film eğlenceli olduğu kadar bir o kadar da kışkırtıcı. Özel irtibat memuru (Snipes), bir Japon şirketine ait olan bir pansiyonda, bir telekızın öldürülmesiyle ilgili olayı araştırması için çağrılır. Sean Connery ve Wesşey Snipes'tan nefesleri kesecek bir macera...