

Kule
타워
Yonetmen: 김지훈
Vizyon Tarihi: 25 Aralık 2012
Konu
Noel arefesinde Seul'un tam merkezinde bulunan lüks Tower Sky ikiz kuleleri... Tüm çalışanlar noel hazırlığı ile meşgul... Mutfakta başlayan küçük bir yangın... Yangına aldırış etmeden devam eden Noel partisi... Kulelere çarpan bir helikopter... Kuledeki insanlar hayatlarını kurtarabilecek midir?
Oyuncu Kadrosu

설경구
Kang Young-ki

손예진
Seo Yoon-hee

김상경
Lee Dae-ho

조민아
Lee Ha-na

도지한
Lee Seon-woo

안성기
Fire Station Chief

이한위
Kim Jang-ro

차인표
President Jo

송재호
Mr. Yoon

이주실
Mrs. Jung
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Houston, We've Got a Problem

Film detaylari icin tiklayin...
Locusts

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.
Makas Eller

Raimunda, ailesini geçindirebilmek için birden fazla işte çalışan güçlü ve mücadeleci bir kadındır. Ablası Sole, onun kadar mücadeleci ve güçlü olmasa da, kayıtdışı çalıştırdığı kuaför salonunu işleterek hayatını kazanmaya çalışmaktadır. Kendi hallerinde yaşam mücadelesi veren bu kadınlar, bir gün doğup büyüdükleri La Mancha'da yaşayan halalarının ölüm haberi ile yıkılırlar. Cenazaye ablası Sole ile gitmek isteyen Raimunda'yı evde çok daha büyük bir yıkım beklemektedir; Solu'u ise cenazede büyük bir şok. Yıllar evvel bir yangında ölmüş olan anneleri, yarım kalan bütün işlerini tamamlamak için geri dönmüştür. Tek başlarına ayakta kalmaya çalışan kızlarının ve torununun da onun desteğine çok fazla ihtiyacı vardır.
Dönüş

Dutch ve komandoları CIA tarafından Güney Amerika ormanlarında esir tutulan havacıyı bulup getirmekle görevlendirilirler. Görev başarılı olur ama dönüş yolunda gizemli bir yaratığın onları izlediğini fark ederler. Ölüm artık onlara çok yakındır.
Av

New York'a zarar veren ufak meteor parçalarından sonra NASA dünyaya hızla yaklaşmakta olan büyük bir meteor tespit eder. Teksas büyüklüğündeki bu meteoru zararsız hale getirmek için bir plan yapılır. Meteora ulaşılacak ve 250 metre derinlikte bir kazı yapılarak merkezine nükleer patlayıcı yerleştirilecektir. İşin başına konunun uzmanı Harry Stamper getirilir. Harry 10 gün gibi kısa bir zamanda astronotları eğitemeyeceğini söyler ve göreve kendi ekibini dahil eder. Plan başarılı olursa meteor ikiye ayrılacak ve dünyanın iki yanından, zarar vermeden geçip uzaklaşacaktır.
Armageddon

Mevsimler ve doğanın o kusursuz çağrısı, yarattığı teslimiyet arzusu belki de başka hiçbir şeyde benzeri olmayan…Yüzen bir ev ki doğaya dair ne varsa muhteşem olan onu çevrelerken o göl ortasında yüzmekte. Yaşlıca bir rahip ve kendisine refakat eden diğer genç-çocuk rahip adayı.Yaşlı rahip, ona her şeyi bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır. Gerçek bir görsel şölen olarak beyazperdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan bir film.
İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış... Ve İlkbahar

Berlin ve Cannes'dan ödülle dönmüş sıradışı bir gerilim/macera… Güney Amerika'daki gözden ırak bir kasabada sıkışıp kalmış dört yabancı; Fransız Mario ile M Jo, Alman Bimba ve İtalyan Luigi… Ülkelerinden kaçmış bu dört adamın tek bir kurtuluş yolu vardır; her an patlamaya hazır iki kamyonu zamanında yerine ulaştırmak!
Dehşet Yolcuları

Film detaylari icin tiklayin...
Dolly Parton's Christmas of Many Colors: Circle of Love

Film detaylari icin tiklayin...