

Welcome
Yonetmen: Philippe Lioret
Vizyon Tarihi: 11 Mart 2009
Konu
Bilal, 17 yaşında Irak’lı bir gençtir. Ülkesinden göç ederek Fransa’ya gelir ve buradan da İngiltere’ye geçmek amacındadır. Çünkü orada tanıdığı bir kız onu bekler. Fakat yasal yollarla geçiş yapamayacağını anlayan Bilal, şimdiye kadar kimsenin aklından geçirmediği bir yöntemi deneyecektir. Berlin ve Cesar film ödüllerine layık görülen yapım, Irak’tan yola çıkan bir gencin yaşadığı dramatik yol öyküsünü aktarıyor. Filmin başrollerinden birini, 19 yaşındaki Fırat Ayverdi üstleniyor.. Mina karakterini de, Fırat Ayverdi'nin ablası Derya Ayverdi canlandırıyor. Filmde Fırat Çelik, Selim Akgül ve Murat Subaşı da rol alıyor...
Oyuncu Kadrosu

Vincent Lindon
Simon

Firat Ayverdi
Bilal

Audrey Dana
Marion

Olivier Rabourdin
Le lieutenant de police

Derya Ayverdi
Mîna

Yannick Renier
Alain

Thierry Godard
Bruno

Jean-Paul Comart
Le gradé chez Simon

Fırat Çelik
Koban

Mehmet Selim Akgül
Zoran
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Nachtgestalten

Kanada’nın Amerika sınırına yakın bir yerde, hayatlarını güçlükle yürütebilen iki kadın, ayakta kalabilmek için yasadışı göçmen taşıma işine bulaşırlar. Sınırı oluşturan ve kışları donan bir ırmağı, eski bir kamyonetle geçerek zor durumda göçmenleri taşıyan iki kadın karşı kıyıya yaptıkları her seyahat, son seyahat olacağına kendilerine söz verirler ancak işler planladıkları gibi gitmez. İlk filmini çeken Courtney Hunt, mesafeli ve gerçekçi tarzı ile büyük beğeni topluyor.
Donmuş Irmak

Nafas, Taliban'ın çıkardığı iç savaş sırasında ülkesinden kaçmış bir Afgan kadın gazetecidir. Kanada'da mülteci olarak yeni fakat buruk bir hayat sürmektedir ki, geride bıraktığı kız kardeşinden bir mektup alır. Kız kardeşi, kendini öldürmeye karar verdiğini söylemektedir. Bunun üzerine ani bir kararla kardeşinin yanına gitmek isteyen Nafas'ın, İran - Afganistan sınırını geçmesi gerekecektir. Afganistan'da süregiden savaş sayesinde Avrupa'da gördüğü ilgiyi arttıran bu filmde, bukraların ardındaki yaşamları ve coğrafi olarak yakın bir kültürü daha derinden tanımak fırsatı bulacağız. Yönetmenin tarzı, neredeyse belgesele varan gerçekçiliği düşsel ve panoramik görüntülerle harmanlıyor.
Kandahar

Film detaylari icin tiklayin...
아포리아

Öğretmenler, bir savaş sonrası yıkımının yaşandığı bir toplumda, sırtlarına yükledikleri kara tahtalarla eğitim için seyahat etmektedirler. Bu tahtalar sadece savaş çocuklarına bir şeyler katmak için değil; onları bir şeylerden korumak için de öğretmenlerin sırtlarında duruyorlar. Bir tarafta karmaşanın yarattığı dev bir enkaz dururken, diğer tarafta bilinmeyeni öğrenmenin ve öğretmenin gururu yaşanıyor. Ünlü yönetmen Bahman Ghobadi'nin de oyuncu olarak karşımıza çıktığı film İran kırsalını belgeselvari bir tonda ele alıyor.
Kara Tahta

Kuzey Kore'den iltica eden Loh Kiwan, mülteci statüsü elde etmek için uğraştığı Belçika'da tüm umudunu kaybetmiş, kederli bir kadınla karşılaşır.
Benim Adım Loh Kiwan

Etiyopya'lı bir yetim, mülteci olarak İngiltere'ye kaçar. Büyüdükçe, göçmen ve mültecilerin aileleriyle bir araya gelmelerine yardımcı olmak için çalışır.
Aşk Sınır Tanımaz

John Wayne ve Lauren Bacall, sert ticaret gemisi kaptanı ve onun kalbini eriten kadın rolündedirler. Kadın, kaptanı, bir gemi dolusu mülteciyi Kanlı Geçit'ten geçirmek gibi çok cüretkar bir girişime kalkışarak, hayatını tehlikeye atmaya razı eder. Çin ile Hong Kong'u ayıran Kanlı Geçit boğazı, komünist Çin'den kaçan mülteciler için aşılmaz bir engeldir. Ama Kızıl Ordu tarafından öldürülen bir misyonerin kızı olan Cathy Grainger (Bacall), Kaptan Tom Wilder'ın (Akademi Ödüllü Wayne) hayatta kalma içgüdüsünün üstesinden gelir. Şimdi Wilder bütün becerisini ve kurnazlığını kullanarak, Hong Kong'a gitmelerini sağlayacak geçitte devriye gezen savaş gemilerini ve savaş uçaklarını atlatmak zorundadır.
Kanlı Geçit

Film detaylari icin tiklayin...
Lucky Miles

Honduraslı genç kız Sayra, uzun zaman sonra babasıyla tekrar kavuşurlar. Bu, onun için Amerika'ya gitme hayallerindeki bir adımlardan birisidir. Öncelikle Meksika'ya, daha sonra da Amerika'ya ulaşarak orada yaşama hayallerine kavuşmak için çok uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuğu sırasında Sayra, hiç beklemediği dram dolu anlar yaşayacaktır. Hayattaki En Büyük Suç, Hiç Bir Risk Alamamaktır.