

Bir Trenin La Ciotat Garı'na Varışı
L'arrivée d'un train à La Ciotat
Yonetmen: Louis Lumière
Vizyon Tarihi: 30 Haziran 1896
Konu
Sinema tarihinde açık hava sinemasında gösterilen ilk film. 49 saniyelik bu filmde La Ciotat'taki bir tren istasyonunun peronunda bir grup insan tren bekliyor. Uzaktan bir trenin geldiği görülüyor ve sonunda peronda duruyor. Vagonların kapıları açılıyor ve görevliler yolcuların inip binmelerine yardımcı oluyor. Bir efsaneye göre, bu film ilk gösterildiğinde, ilk izleyiciler yaklaşan trenin altında kalmaktan korkarak ’Tren bizi ezecek!’ diyerek kendilerini gösterimin yapıldığı kafeden dışarı atmışlar.
Oyuncu Kadrosu
Madeleine Koehler
Self
Marcel Koehler
Self

Marguerite Lumière
Self
Jeanne-Joséphine Lumière
Self
Rose Lumière
Self
Suzanne Lumière
Self
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Hope Dies Last

Film detaylari icin tiklayin...
Who Named the Lily?

Film detaylari icin tiklayin...
Lie

Film detaylari icin tiklayin...
Napoleon

Film detaylari icin tiklayin...
La Ve, une constitution sur mesure ?

1429 yılında küçük bir Fransız köyünden gelen genç kız işgal altındaki ülkesinin kralı olması gereken kişinin önünde durup ona tanrıdan bir mesaj getirdiğini söyler. Bu mesaja göre küçük kız o donemin en güçlü ordusunun ülkelerinde sürdürdükleri işgali sona erdireceğini ve içinde bulundukları politik ve din kargaşasına son vereceğini söyler. Bu küçük kızın söyledikleri Fransız Kralı ve etrafındaki adamlarının zamanla çok hoşuna gider ve kızın inanılmaz cesareti ile kehanet sayılacak açıklamaları sonunda kızın peşinden gitmeye karar verirler. Onun liderliğinde ülkelerini işgal etmiş bulunan İngiliz ordusunu yenerek hürriyetlerine kavuşurlar. Kızın da dediği gibi kral, hür her ülkenin kralı olarak tacını giyer ve tahtına oturur. Ancak bütün bu yaptıklarının şeytanın işi olduğuna hüküm veren din adamlarının baskısı sonucu bu minik kız ölüme mahkum edilir ve yakılarak öldürülür.
Jeanne d'Arc

Film detaylari icin tiklayin...
Dissolution, histoire d'un séisme politique

Her şeyiyle mükemmel olan Keller ailesinin, kusurlu tek yönü kör, sağır ve haliyle dilsiz kızlarıdır. Kızlarının yaşıyla birlikte sorunları da artmaktadır. İstekleri ve ihtiyaçları gün geçtikçe çoğalan Helen'i anlamak, annesi ve babası için dahi imkansızdır. Bir yandan sevgi, şefkat ve acıma duyguları işin içine girince, Helen'i terbiye etmeye kimsenin ne gücü, ne de cesareti yeter. Onu ya bir bakım evine terk etmek gerekmektedir ya da bir hoca tutarak son seçeneği değerlendirmek. İşe aldıkları öğretmen henüz öğrenciliği süren, deneyimsiz, bakım evlerinde büyümüş ve görme engelli biridir. Eve adım attığı anda sorunlar ikiye katlanınca, ailenin tüm umutları tükenir. Öğretmenin ve Helen'in başarısız olacakları konusunda herkes hemfikirdir ancak gerekli sabırla tüm dünyayı öğrenmeye çalışmak, denemeye değecek kadar güzeldir.
Karanlığın İçinden

Film detaylari icin tiklayin...
Bikini

İnsanın insana yaptığı zalimliğin belgelenmesi, tarihin kendisi kadar eskiye dayanır. Yine de tüm bu belgeler dünyayı, Holocaust'un (Yahudi soykırımı) zalimliklerine, insana hâlâ ürküntü veren o korkunç olaylar dizisine hazırlayamamıştır. Zamanın, hatıraları ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar bir şekilde sildiğinin bilincinde olan sinemacı Alain Resnais (daha sonra Hiroshima, mon amour-Hiroşima Sevgilim ve L'Année dernière Marienbad-Geçen yıl Marienbad'da gibi filmlerle yönetmen olarak daha da büyük bir ün kazanır), Nazi zulmünü filme almaya karar verdi; hem bu zulüm gelecek kuşaklara aktarılabilsin hem de birbirimize neler yapabildiğimizi hatırlatan kalıcı bir yapıt olsun diye.