

Motosiklet Günlüğü
Diarios de motocicleta
“Ben, ben olmadan önceki ben”
Yonetmen: Walter Salles
Vizyon Tarihi: 6 Şubat 2004
Konu
Devrim kahramanı Che’yi herkes tanır. Peki ya bir zamanlar onun Buenos Aires’in varlıklı kesimlerinde yaşayan 23 yaşında bir tıp öğrencisi olduğu kaç kişi bilir? Peki 29 yaşındaki arkadaşı, biyokimyacı Alberto Granado’yla birlikte yaptıkları motosiklet yolculuğunda Latin Amerika’nın gerçekleriyle nasıl yüzleşmek zorunda kaldıklarını? 1952 yılında Ernesto ve Alberto Buenos Aires’ten bir motosikletin sırtında yola çıkarlar. Araçları arızalandığında otostop yapar, halka kaynaşmaya başlarlar. Bildiklerinden çok farklı bir Latin Amerika gerçeği beklemektedir onları. Astımı olan Ernesto ilaçlarını bir kadınla paylaşır; cüzam kolonisinde, hastaların kaderine ortak olurlar. İnka medeniyetinin üzerinde yükselen çarpık kentleşme ve adaletsizliklere şahit olurlar. Bu yolculuk, iki genç adamın geleceklerini şekillendirecektir.
Oyuncu Kadrosu

Gael García Bernal
Ernesto "Che" Guevara de la Serna

Rodrigo de la Serna
Alberto Granado

Mercedes Morán
Celia de la Serna

Mía Maestro
Chichina Ferreyra

Jean Pierre Noher
Ernesto Guevara Lynch
Lucas Oro
Roberto Guevara

Marina Glezer
Celita Guevara

Sofia Bertolotto
Ana María Guevara
Franco Solazzi
Juan Martín Guevara

Ricardo Díaz Mourelle
Uncle Jorge
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
പ്രെയ്സ് ദി ലോര്ഡ്

Film detaylari icin tiklayin...
Entlassen auf Bewährung

Film detaylari icin tiklayin...
Una nit a Casa Blanca

Ray Kinsella ( Kevin Costner), ailesiyle Iowa'ya yeni yerleşmiş ve çiftçiliğe başlamıştır. Bir gün yine tarlasında çalışırken gizemli bir sesin ona "İnşa ederse geleceklerini" söyler. Ray bunu tek şekilde yorumlar : ses, tarlasına beysbol stadyumu inşa etmesini söylemektedir. Eşi bu yoruma çok güvenmese de Ray'e kalbindeki sesi dinlemesini söyler. Ray stadyumu inşa etmeye başlar, bu sırada gizemli sesler kendisini bir beysbol uzmanı olan Terence Man'e (James Earl Jones) yönlendirir ve ikili Ray'e gaipten ve düşlerinde gelen mesajların izini sürmeye başlar... Bu mesajlar ikiliyi tek kelimeyle inanılmaz bir maceraya sürükleyecektir.
Düşler Tarlası

The Dark is Rising; 11 yaşına bastığında karanlık güçlere karşı savaşan ölümsüz savaşçıların sonuncusu olduğunu keşfeden Will Stanton adında bir çocuğun yaşadığı fantastik olayları konu alıyor. Will doğuştan sahip olduğunu öğrendiği inanılmaz güçlerle doğmuştur ve bu tanrısal güç sayesinde bir kahraman olacaktır. Bir işaret avcısı olan Will altı büyülü işareti bulmalı ve Karanlık ile aydınlık arasındaki savaşta ölümsüzlere bu işaretlerle yardımcı olmalıdır. Will’in macerası ve işaretleri bulma çabası onu tehlikeler, mucizeler ve ödüllerle donanmış bir yola sürükler. Bu macera boyunca düşmanları ve müttefikleri olacak ve işaretleri bulması düşmanları tarafından engellenmeye çalışılacaktır. Will bundan yüzlerce yıl önce Kral Arthur tarafından yapılan son savaş hakkında da çok önemli bilgilere ulaşacaktır.
Karanlık Yükseliyor

Yeni milenyumun ilk onunda aşırı ilerlemiş teknolojinin merhamet duygusunu solladığı bir dönemde Martin ailesi NDR-114 modeli yeni bir robot satın alır. Ailenin en küçük çocuğu robota Andrew adını verir. Robot günlük işleri yapmak üzere programlanmıştır. Martin ailesi bir süre sonra sahip olduklarının sıradan bir makine olmadığını anlar. Çünkü Andrew insanlara özgü duygulara ve yaratıcı düşüncelere sahiptir.
Robot Adam

Tom Hanks'in 1988 yılında en iyi aktör dalında Oscar® ödülüne aday gösterildiği bu komedi fiminde, Hanks, 30 yaşındaki bir adamın vücuduna sıkışmış 12 yaşındaki bir çocuğu canlandırıyor... Bir karnavalda genç Josh Baskin (Hanks) büyümeyi diler. Ertesi sabah uyandığında dileğinin gerçekleşmiş olduğunu görür. Arkadaşı Billy'nin yardımıyla (Jared Rushton), Josh bir oyuncak firmasında işe başlar. Ancak yaşadığı her tecrübeden sonra John çocukluğun sade zevklerini özlemeye başlar...
Büyük

Nazi kampında 1944 te tutsak olduğu dönemde, Yahudi Jacop (Robin Williams), bir radyo programına kulak misafiri olmuş ve Sovyet birliklerinin ilerlemeye başladığını haber almıştır. Varşova'daki gettoya dönüp haberi arkadaşı Mischa (Liev Schreiber) ile paylaşır. Mischa, Jacop'un Nazilerin yasağına rağmen bir radyo bulduğuna inanmış ve bunu herkese yaymıştır. Jacop ise gerçeği açıklamak yerine, bu yanlış anlaşılmadan yararlanıp insanların moralini yükseltmek için kendi uydurduğu haberleri yaymaya başlar.
Jakob'un Yalanları

Film detaylari icin tiklayin...
楽園

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.