

The Sunshine Boys
Yonetmen: Herbert Ross
Vizyon Tarihi: 6 Kasım 1975
Oyuncu Kadrosu

Walter Matthau
Willy Clark

George Burns
Al Lewis

Richard Benjamin
Ben Clark

Lee Meredith
Nurse in Sketch (Miss McIntosh)

Carol Arthur
Mrs. Doris Green, Al's Daughter

Rosetta LeNoire
Odessa, Willy's Nurse

F. Murray Abraham
Mechanic

Howard Hesseman
Mr. Walsh, Commerical Director
James Cranna
Mr. Schaeffer, TV Director

Ron Rifkin
T.V. Floor Manager
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Doug zengin bir işadamının yardımıyla kendi otelini kurma hayaliyle yaşayan bir otel görevlisidir. Bu hayalini gerçekleştirmek için yapması gereken çok iş vardır. Olaylar gelişir ve Doug bir seçim yapmak zorunda kalır.
Aşk mı Para mı?

Vida Boheme (Patrick Swayze) ve Noxeema Jackson (Wesley Snipes) New York'ta düzenlenen büyük bir yarışmada prenses seçildikleri için Hollywood'a bir gezi kazanıyorlar. Bu seyahatleri sırasında henüz prenses olmamış ama olmayı çok isteyen Chi Chi (John Leguizamo) de onlara katılıyor. Böylece bu sıradışı üçlü eski bir Cadillac'la yola çıkıyorlar. Ancak Los Angeles'dan biraz uzaklaştıklarında küçük bir kasabada arabaları bozuluyor. Böylece üç kafadar, rüküş kostüm ve makyajlarıyla sıradan bir Amerikan kasabasında bir süreliğine mahsur kalıyor. Kasabanın Şerifi Dollard'ın gözü de bu üçlünün peşindedir.
Wong Foo'ya Teşekkürler!

Henüz sevdiği kadınla tanışmamış bir adamla tanışın... Alfie için hayat, kadınların sunduğu her şeyden zevk almaktır. Zengin dullardan, çocuğu olan bekar kız arkadaşına kadar Alfie her şeye sahiptir... Ve bu halinden oldukça memnundur. Ancak bu playboy yaşam tarzının sonuçları, hayatındaki kadınları ve en yakın arkadaşını aniden etkileyince, Alfie hayatta romantizmden başka neler olabileceğini düşünmeye başlar. Eğer varsa tüm bu yaşadıkları nedir?
Alfie

Film detaylari icin tiklayin...
Joel McHale: Live from Pyongyang

Film detaylari icin tiklayin...
Jon Reep: Ginger Beard Man

Hoşçakal Ohio. Merhaba eğlence! Neil Simon'ın senaryosundan uyarlanan bu komedide Steve Martin ve Goldie Hawn bir araya geliyorlar. Henry ve Nancy Clark ilişkileri tutkusunu uzun zaman önce kaybetmiş, evli bir çifttir. Son çocuklarının da yuvayı terk etmesinin ardından yeniden New York'a yerleşme fırsatları olur. Her şey olabilecekken sonraki 24 saat içinde de aynen öyle olur. Bagajları kaybolur. Evliliklerine ait çok özel bir anı başkalarıyla paylaşmak zorunda kalırlar. Kaba bir otel müdürü (John Cleese) canlarını sıkar ve ardından da öfkeli bir Rottweiler peşlerine düşer. Vahşi ve hızlı bir dizi macera yaşarlar. Yetenekli komedyenler Martin, Hawn ve Cleese bize bu macerayı sonuna kadar yaşatıyorlar.
Yeni Taşralılar

Yeni mezun Oliver, çarçabuk iş hayatına atılmış yirmili yaşlarında bir gençtir. Yoğun geçen iş hayatı yüzünden sürekli seyahat etmektedir. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözüne inanarak, iş hayatındaki hedeflerinde yalnız olmak istemez... İş seyahatlerinden birinde Emily’yle karşılaşır. Bu bir ilktir. Tanışmalarından itibaren, tam yedi yıl sürecek olan bir karşılaşma döngüsünün içine girerler. Bir türlü; kader mi, yoksa tesadüf mü kestiremezler. Hayatlarının farklı dönem ve durumlarında sürekli bir araya gelen ikili arasında adını koyamadıkları bir ilişki gelişir. Beraberken çok iyi vakit geçirdikleri halde zıt karakterlere sahip olmaları biraraya gelmelerini zorlaştırır. İsmini koyamadıkları bu ilişkileri sadece bir arkadaşlık olarak mı kalacaktır, yoksa daha ötesine mi dönüşecektir?Modern hayat koşuşturmaları arasında birbirlerine duydukları hisler yüzünden bocalayan iki gencin öyküsü, günümüz aşklarına değişik bir pencereden bakmamızı sağlıyor.
Aşk Gibi Bir Şey

Film detaylari icin tiklayin...
Die Pfarrhauskomödie

Film detaylari icin tiklayin...
Hamlet liikemaailmassa

New York'lu mimar Natalie çocukluğunda romantik komedi filmlerini sevse de artık acı gerçekle yüzleşmiştir; romantik komediler sahte ve gerçeklikten uzaktır. Artık yetişkinliğe erişmiş olan Natalie'nin tek hedefi şehrin bir sonraki gökdelenlerine imzasını atabilmektir. İşinde yükselmek isteyen genç kadın ne kadar çabalasa da şehri güzelleştirecek binalar tasarlamak yerine ofisin getir götür işleriyle meşgul edilmektedir. Ancak bu da yetmezmiş gibi günün birinde bir soyguncuyla karşı karşıya gelir ve bilincini kaybeder. Uyandığında ise hayatı en büyük kabusuna dönüşmüştür; bir romantik komedi filmine... Romantik komedi filmlerinin klişelerini birbiri ardına yaşayan genç kadın, kendini bir anda anlamlandıramadığı bir dünyada bulur. Bir film sahnesine dönüşen bu hayatında filmin sonu mutlu olacak mıdır?