

Issız Bir Yerde
In a Lonely Place
Yonetmen: Nicholas Ray
Vizyon Tarihi: 17 Mayıs 1950
Konu
Saldırgan mizaçlı senaryo yazarı Dix Steele (Bogart), bir cinayetten sorumlu tutulur ama yan komşusu Laurel Gray (Grahame), suç işlendiği sırada onun orada bulunmadığına dair tanıklık eder. Bu durum ikisi arasında tutkulu bir ilişkinin başlamasına yol açar; ne var ki Laurel, Dix’in vahşi yanıyla karşılaşınca çok korkar ve cinayeti gerçekten onun işleyip işlemediği noktasında şüpheye düşer. Bogart, yıllar boyunca romantik sert adamları canlandırdıktan sonra, bu filmde kendi beyazperde kişiliğinin daha derinlerine iner ve Sam Spade’e ya da Rick Blaine’e yakışmayacak bir nevrotik keskinlik sergiler. Gerek hak edenlere gerekse etmemiş olanlara tekme tokat saldırdığı öfke nöbetlerinde fazlasıyla korkutucu hale gelir.
Oyuncu Kadrosu

Humphrey Bogart
Dixon Steele

Gloria Grahame
Laurel Gray

Frank Lovejoy
Brub Nicolai

Carl Benton Reid
Capt. Lochner

Art Smith
Mel Lippman

Jeff Donnell
Sylvia Nicolai

Martha Stewart
Mildred Atkinson

Robert Warwick
Charlie Waterman

Morris Ankrum
Lloyd Barnes

William Ching
Ted Barton
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

1944 yılı İspanya'sında, sivil savaş kargaşası sona ermiş görünse de, Navarra'nın kuzeyindeki dağlık bölgelerde çatışmalar sürmektedir. Kendi hayal dünyasında yaşayan 10 yaşındaki Ofelia, hamile annesi Carmen'le birlikte, Navarra'ya, üvey babası Kaptan Vidal'in yanına gider. Kaptan Vidal, faşist yönetimin emrinde çalışan ve sınırları isyancılardan temizlemekle görevli bir memurdur. Sert mizacı ve otoriter tavrı nedeniyle üvey babasıyla en ufak bir yakınlık kuramayan Ofelia, bir gün arka bahçelerinde, esrarengiz bir labirent keşfeder. Bu labirentin içinde tanıştığı, gövdesinin yarısı insan yarısı yaratık olan Pan'la yaşayacakları, Ofelia'nın bütün yaşamını değiştirecektir.
Pan'ın Labirenti

Erkek arkadaşından bıkan Arkansaslı garson kız Louise (Susan Sarandon), ihmalkar ve cinsiyet ayrımcısı kocasıyla birlikte sıkıcı bir hayatı olan arkadaşı Thelma'yı (Geena Davis) ayartır. Birlikte özgürlükle dolu bir haftasonu araba seyahatine çıkarlar.İlk uğrak yerleri olan barda gevşeyip dansederler ve yöre erkekleriyle eğlenip hoş bir akşam geçirirler. Ancak bir adam Thelma'yı park yerine kadar izleyip tecavüze yeltenince Louise yetişip onu öldürmek zorunda kalır. Polisin kendilerine hiç bir zaman inanmayacağı paranoyasına kapılan kadınlar kaçmaya karar verirler ve bir anda kanun kaçağı durumuna düşerler. Son olaylardan kötü etkilenen Thelma kafayı toparlamak için genç bir kovboy olan J.D (Brad Pitt) ile bir gecelik ilişki yaşar ve işler daha da sarpa sarar.
Thelma ve Louise

Sam ve ağabeyi Michael sıradan zevkleri olan sıradan Amerikan gençleridirler. Fakat anneleriyle sakin ve huzurlu Santa Carla'ya taşındıktan sonra hayatları gizemli bir şekilde değişmeye başlar. Michael son zamanlarda bambaşka biri olmuştur ve annesi ondaki bu değişimden kesinlikle memnun kalmayacaktır. Yürek hoplatan bir korku, güldürü ve kıpır kıpır rock müziğini bir araya getiren The Lost Boys, vampir geleneğini yeniden şekillendiriyor. Joel Schumacher'in yönetiminde bir araya gelen müthiş oyuncu kadrosu sizi hem korkutacak, hem de güldürecek.
Kayıp Gençler

Birbirinden farklı üç karakter olan Zack, Jack ve Roberto, bir hapsihane hücresinde biraraya gelirler. Roberto'nun hiçbir şeyi kafasına takmayan sevimli halleri, ilk başlarda Zack ve Jack'in çok sinirine dokunsa da aynı hücrede kalmak zorunda olmalarından dolayı bu duruma katlanmak zorunda kalırlar. Hapisten kaçmayı kafalarına koyan ikiliye, Roberto yardım edebileceğini söyleyince üçü birden bir kaçma planı yaparlar * John Lurie, Tom Waits ve kendisine hayran kaldığım Roberto Benigni ile bir başka Jarmusch filmi. başlarda can sıkıntısı üzerine başka bir film gibi görünse de Benigni'nin aynı koğuşa düşmesiyle film biraz neşe bulur * Espiri ve çekişme dolu bir kaçış ve yol hikayesi olan film usta yönetmen Jim Jarmusch imzası taşıyor.
İçerdekiler

Eddie travesti bir performans sanatçısıdır ve Tokyo’nun eşcinsel gettosu içerisinde bir barda çalışmaktadır. Bar işletmecisi ve uyuşturucu satıcısı olan Gonda ile de gizli bir ilişki yaşamaktadır. Barın gözdesi konumunda olan Eddie, mekânın “madam”ı olan ve Gonda’nın da sevgilisi Leda isimli bir başka travesti tarafından kıskanılmaktadır. Girdikleri şiddetli rekabetin amacı, hem bar hem de Gonda içindir. Diğer taraftan Eddie’nin çocukluğundan gelen travmaları zihnini rahat bırakmamaktadır.
Güllerin Cenaze Töreni

Film detaylari icin tiklayin...
Singapore Sling: Ο άνθρωπος που αγάπησε ένα πτώμα

Film detaylari icin tiklayin...
Mouchette

İkinci Dünya Savaşı sonlarına doğru Almanya'nın içlerine doğru ilerleyen Amerikan ordusuna karşı savaşacak ordusu zayıflayan ve azalan Almanya artık 16 yaşında çocukları da askere alıp cepheye sürmektedir. Küçük bir kasabanın okulunda birlikte okuyan 15-16 yaşlarında 7 arkadaş birbirlerinden de etkilenerek askere yazılır. Temel eğitim almaya başladıkları sırada Müttefiklerin kendilerine doğru geldiğini gören komutan bu 7 genci, biraz da korumak maksatlı kendi kasabalarının köprüsünde görevlendirir. Ancak bozguna uğrayan Alman ordusu çok çabuk bölgeyi boşaltınca Köprüdeki 7 arkadaş düşman tanklarıyla karşı karşıya kalırlar.. Savaşın acımasız yüzünü gösteren iyi bir film..
Köprü

Hayatı pek yolunda gitmeyen bir kasap, hapisten yeni çıkmıştır ve yeni bir başlangıç yapmak istemektedir. Zihinsel engelli kızını bir akıl hastanesine yerleştirdikten sonra, hamile sevgilisi ve onun annesi ile Lille’e yerleşir. Sevgilisini sevmemektedir; fakat sevgilisi ona yeni bir kasap dükkânı açmayı vaat etmiştir. Kısa zaman sonra kadının ona yalan söylediğini anlar, onu terk eder. Tekrar Paris’e dönmeye ve kızını bulmaya karar verir. Yanındaki tek şey tabancasıdır ve yollara düşer… Artık kendi kendiyle baş başadır, hayatın amacını ve anlamını bulma çabaları arasında gelgitler yaşar. 1998'de aralarında Cannes Eleştirmenler Haftası Ödülü, Sarajevo Film Eleştirmenleri Ödülü, Stockholm En İyi İlk Film ve En İyi Görüntü olmak sayısız ödülün sahibi oldu...
Herkese Karşı Tek Başına

Paris'de kasaplık yapan bir adamın, sevgilisinden bir kız çocuğu olur. Fakan kadın, çocuğu daha çok küçükken adama bırakıp kaçar. Kız gün geçtikçe büyür ve bir gün başına bir olay gelir. Baba ve kızının hayatı bu noktada değişir. Filmin devamı : Seul Contre Tous (1998)