

The Bedford Incident
Yonetmen: James B. Harris
Vizyon Tarihi: 11 Ekim 1965
Oyuncu Kadrosu

Richard Widmark
Captain Eric Finlander, U.S.N.

Sidney Poitier
Ben Munceford

James MacArthur
Ensign Ralston, U.S.N.

Martin Balsam
Lieut Cmdr. Chester Potter, M.D., U.S.N.

Wally Cox
Seaman Merlin Queffle

Eric Portman
Commodore Wolfgang Schrepke, Deutsche Marine

Michael Kane
Commander Allison Executive Officer - Bridge

Gary Cockrell
Lieutenant Bascombe U.S.N. - C.I.C.

Phil Brown
Chief Hospitalman Mckinley - Sick Bay

Brian Davies
Lieutenant Beckman U.S.N. - Communications
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

David Lightman, çevresiyle iyi ilişkileri olan, meraklı bir gençtir. David, bir şirkete ait sandığı bilgisayar sistemini hack ederek, orada bulduğu bir bilgisayar oyununu oynamaya başlar. Ancak onun oyun sandığı şey, aslında Amerikan'ın askeri savunma sisteminde yer alan ve nükleer füzelerin kontrolünü sağlayan bir simülasyondur. Basit bir savaş oyunu oynadığını düşünen genç hacker, kendini Üçüncü Dünya Savaşı'nın içinde bulur.
Savaş Oyunları

Film detaylari icin tiklayin...
28 панфиловцев

Soğuk Savaş döneminde Ruslara saldırmak için bahane aramakta olan çılgın general Jack D. Ripper, Rusların 'Amerikan halkının vücut sıvılarını kirlettiği' gerekçesiyle SSCB'ye sürpriz bir nükleer saldırı yapmaya karar verir. Nükleer silahlarla yüklü bir Amerikan uçağı Rus sınırına yakın bir bölgede Soğuk Savaş döneminin tipik devriye uçuşlarından birini yapmaktayken mürettebat Ripper'dan SSCB'ye saldırı emrini alır. Fakat Rus büyükelçisi DeSadesky, Amerikan makamlarına Rus savunma teknolojisinin geldiği son noktanın ürünü olan 'Doomsday Device'dan bahsettiğinde ve başkanın danışmanlarından eski Nazi bilimadamı Dr. Strangelove, buluşun olduğunu doğruladığında durum daha da tehlikeli bir hal alır. 'Doomsday Device', SSCB'ye yapılacak herhangi bir nükleer saldırıda dünyadaki tüm canlıların yok olmasına sebep olacak bir silahtır.
Dr. Garipaşk

Film detaylari icin tiklayin...
Flight from Vienna

Tarihin en ünlü maceracı arkeologu Indiana Jones’a babası Dr. Henry Jones tarafından bir günlük gönderilir. Bu günlüğün içerisinde gizemli Kutsal Kase’ye dair bazı ipuçları ve bir harita bulunmaktadır. Özel bir koleksiyoncudan babasının ortadan kaybolduğunu öğrenen Indiana Jones, müze kuruatörü Marcus Brody’i de yanına alarak İtalya’ya babasını aramaya gider. Burada kendilerini buldukları yer ise bir Nazi bölgesidir ve Naziler de Kutsal Kase’nin peşindedir. Babasını kurtarmaya giden Indiana’nın birincil hedefi Kutsal Kase’yi Nazilerden önce ele geçirmek olacaktır.
Indiana Jones: Son Macera
Film detaylari icin tiklayin...
Drei Tage auf Leben und Tod - Aus dem Logbuch der U.C.1

Cary Grant yönetmen Alfred Hitchcock'un en güzel gerilim filmlerinden biri olan bu filmde casus zannedilen masum bir adamı oynuyor. New York'taki Plaza Oteli'nden ayrılmak üzere olan reklamcı Roger Thornhill tam "George Kaplan" adı anons edildiğinde ayağa kalkmak talihsizliğine uğrar. Böylece yanlış anlamaya dayalı ölümcül bir olayı ve durmaksızın süren bir kedi fare oyununu başlatır. Onu öldürmek isteyen casus ajanlar ve onun birini öldürdüğünden kuşkulanan polis Amerika'nın her yerinde amansız bir takip başlatır.
Gizli Teşkilat

Roma İmparatorluğu'na en parlak dönemi yaşatan General Maximus, girdiği bir meydan savaşından daha zaferle çıkar, artık tek hayali bir an önce evine dönerek karısı ve ailesine kavuşmaktır. Fakat, zamanın Roma İmparatoru Marcus Aurelius, Maximus'a önemli bir görev verir ve iktidara sahip çıkmasını ister. Bunun üzerine imparatorun oğlu olan Commodus, iktidarın elinden alınacağını anlayınca general ve ailesini öldürme emri verir. Maximus ölümden zor kurtulur ve gladyatörler arenasına sürgün edilir. Yıllar sonra Roma'ya geri dönen güçlü gladyatör Maximus'un tek amacı Commodus'u öldürerek karısı ve oğlunun katledilmesinin intikamını almaktır.
Gladyatör

Bir grup acemi genç Alman askerinin, 1.Dünya Savaşı sırasında büyük bir idealizmle başlayan hikayelerinin, hayal kırıklığıyla sonuçlanmasını anlatıyor. Başrol oyuncusu Lew Ayres’in canlandırdığı Paul Baumer’in repliği, filmin konusunu da özetliyor: “Siperlerde yaşıyor ve savaşıyoruz. Ölmemeye çalışıyoruz, tek yaptığımız bu” Modası çabuk geçen pek çok mesaj filmlerinin aksine, Erich maria Remarque’nin savaş karşıtı romanından uyarlanan filmin etkisi yıllar sonra bile hiç azalmamıştır. Lewis Milestone’nun ölçülü, sade ve insanı derinden etkileyen çalışması, yıllar sonra bile pek çok ülkede yasaklıydı.
Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

Ucuz western romanları yazan Holly Martins (Joseph Cotten), kendisine iş teklif eden dostunu görmek üzere savaş-sonrası Viyanasına gelir. Ancak arkadaşının öldürüldüğünü öğrenir ve bir anda kendisini cinayet soruşturmasının içinde bulur... Olayı gören kişilerle konuşan ve dostunun tanıdıklarına olay anını anlattıran Martins, bir süre sonra olayda bir "üçüncü adam" olduğunun farkına varır.