

Cherish
Yonetmen: Finn Taylor
Vizyon Tarihi: 17 Ocak 2002
Konu
Zoe Adler, bir firmada bilgisayar animasyonları tasarlayan genç bir kadındır. İşinden ve özel hayatından tatmin olmayan Zoe, 80'lerin disco parçalarını dinleyerek yarattığı hayal dünyasında mutluluğu aramaktadır. Bir gece eğlenmeye gittiği barın çıkışında kaçırılır ve ayıldığında kendisini bir polisi öldürmek suçundan tutuklanmış olarak bulur.
Oyuncu Kadrosu

Robin Tunney
Zoe

Tim Blake Nelson
Daly

Brad Hunt
D.J.

Liz Phair
Brynn

Jason Priestley
Andrew

Nora Dunn
Bell

Lindsay Crouse
Therapist
Kenny Kwong
Yung
Ricardo Gil
Max

Stephen Polk
Joyce
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Tom Stall, sakin bir Amerikan kasabasında, örnek bir yaşam sürmektedir. Ailesine olan bağlılığı ve çevresindekilere olan saygılı davranışlarıyla tanınır. Fakat bir gün başına bela olan serserilere haddini bildirince, işler değişir. Medya aradığı kahramanı, New York kökenli bir mafya ise yıllardır aradığı katili bulmuştur.Bu küçük olayın ardından Tom'un karanlık geçmişi bir anda ortaya çıkar. Mütevazi aile babası, kendisinin ve ailesinin sağlığı için mafyanın üzerine gitmek ve müthiş bir gerçekle yüzleşmek zorunda kalır.
Şiddetin Tarihçesi

James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.
Bir Cinayetin Anatomisi

10 yaşındaki oğlu Gene ile bir karavanda yaşayan Çek göçmeni Selma Jezkova kalıtsal bir hastalık yüzünden kör olmak üzeredir. Bu hastalığını oğlunu da etkileyeceğini bilen Selma, çelik fabrikasında canla başla çalışarak biriktirdiği parayla oğlunu ameliyat ettirme arzusu içerisindedir. Ancak gelişen olaylar Selma'yı işin içinden çıkamaz hale getirir.
Karanlıkta Dans

“Üç gün içinde öleceksin!” Nina ve arkadaşları aldıkları bu cep telefonu mesajının aptalca bir şaka olduğunu düşünürler. Ancak Nina’nın erkek arkadaşı ertesi sabah, ayaklarına beton bir blok bağlı şekilde göle atılmış olarak bulunur. Nina’nın bir başka arkadaşının da vahşi bir saldırıya uğraması ile gençler hayatlarının tehlikede olduğunu fark ederler. Nina ve arkadaşları ölüm listesindedir. Peki ama neden? Nina peşlerindeki kana susamış katilin kimliğini açığa çıkaracak bir ipucuna ulaşır. Ancak her geçen an ölümlere bir yenisi eklenmekte ve her geçen cinayet bir öncekinden daha vahşi bir biçimde işlenmektedir.
3 Gün İçinde Öleceksin

Uzakdoğu sinemasının yükselen değeri Kim-Ki Duk'un yönettiği, bol ödüllü bu filmde, Avrupa'ya seyahat etme hayalleri kuran liseli iki genç kızın para bulmak için içine düştükleri durum anlatılıyor.Jae Young, internet üzerinden ayarladıkları, erkeklerle birlikte olurken, Yeo-Jin de organizasyonun kusursuz işlemesini sağlar. Ancak Yeo-Jin bir gün büyük bir hata yapar ve polis baskınından kaçmaya çalışan Jae Young camdan atlayarak ağır yaralanır.Genç kız hastanede ölünce Yeo-Jin onun yerini alarak erkeklerle birlikte olmaya başlar.Yeo-Jin’in dedektif olan babası kızının nasıl bir işin içinde olduğunu fark edince kızının müşterilerinden intikam almaya karar verir.
Fedakâr Kız

Torrente tembel, kaba, içki düşkünü, ırkçı ve aşırı sağcı Madrid’li bir polistir. Kısacası sadece kendisini düşünen bencil biridir. Tekerlekli sandalyeye mahkum babasıyla bir gecekondu mahallesinde yaşamaktadır. Bir gün mahalleye yeni bir aile taşınır. Ailenin çekici kızı Amparito’yu gözüne kestiren Torrente kızla yakınlaşmak için ağabeyi Rafi ile arkadaş olur. Bu sırada Torrente yakınlardaki bir Çin restoranında uyuşturucu kaçakçılığı yapıldığını keşfeder. Eğer bu davayı çözerse polis merkezinde kaybettiği prestiji geri kazanabileceğini bilmektedir. Ama Torrente’nin güvenebileceği tek kişiler Rafi ve onun inek arkadaşlarıdır.
Torrente, the Stupid Arm of the Law

Öfke ve bencillikle dolu bir an iki adamı birbirleriyle karşı karşıya getirir. Büyük bir hukuk firmasında avukat olan Gavin Black, geç kaldığı mahkemeye gitmek için yoğun trafikte yol almaya çalışırken başka bir şeritte çocuklarını görme hakkını alabilmek için mahkemeye gitmeye çalışan Doyle Gipson'ın arabasına çarpar. Biri kariyerinin zirvesine ulaşmak, diğeri ise uçurumun kenarından kurtulmak için mücadele eden iki adamın hayatı bu kaza sonucunda ilginç şekilde birbiriyle kesişir.
Çarpışma

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.
İlk Korku

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.
Korku Burnu

Sene 1929... Yer, Chicago... Hapishanede bir araya gelen iki kadın... Biri kocasını öldürmüştür diğeri ise erkek arkadaşının ölümüne sebebiyet vermiştir. Kısa süre sonra düştükleri bu mahkumiyet sürecinden kurtulmanın yollarını arayacaklardır. Bu emellerine ulaşmaları için tuttukları avukat ise, cinayet davaları üzerine yaptığı ünle bu çevrelerin en ünlü simalarından biri olacaktır.