

Otomatik Portakal
A Clockwork Orange
“Olağanüstü görüntüler, müzikler, sözler ve duygulardan oluşan mükemmel bir güç gösterisi.”
Yonetmen: Stanley Kubrick
Vizyon Tarihi: 28 Ekim 1971
Konu
Alex (Malcolm McDowell), huzur dolu fütürist evinde tüm gün uyuyan ve de geceleri arkadaşları ile masum insanlara sokaklarda ve evlerinde saldıran acımasız genç bir hayduttur. Sonunda polis tarafından yakalanınca Alex rehabilitasyona gönderilir. Bu istek azaltma formunda olan rehabilitasyonda yaptıklarının kat ve kat fazlası şiddet içeren ve insanı dehşete düşüren bir zaman geçirir.
Fragman
Oyuncu Kadrosu

Malcolm McDowell
Alex

Patrick Magee
Mr. Alexander

Carl Duering
Dr. Brodsky

Michael Bates
Chief Guard

Warren Clarke
Dim

James Marcus
Georgie

Michael Tarn
Pete

Miriam Karlin
Catlady

Adrienne Corri
Mrs. Alexander

Sheila Raynor
Mum
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
The Killers

Film detaylari icin tiklayin...
Now You See Him, Now You Don't

Çocuk televizyonu… zor bir dünya. Randolf Smiley (Robin Williams) çok başarılı olmuştur. Çocuk televizyonu yıldızı Gökkuşağı Randolph olarak Manhattan’da bir dairesi, Times Meydanındaki reklam panolarında resimleri, arabaları, tekneleri ve çocuklarını televizyona çıkartmak için ailelerden aldığı rüşvetler vardır. Olay ortaya çıkıp lanetlenince Randolph yıldız konumunu kaybeder. Onun yerini Sheldon Mopes (Edward Norton) ile sahne kimliği olan fuşya renkli tombiş gergedan Smoochy alır. Çocuklar Smoochy’nin saflığına ve tavizsiz ahlakına bayılır. Artık daireye de, reklam panolarına da, ağzı güzel laf yapan menajere de (Danny DeVito) sahip olan Smoochy’dir. Ama Sheldon kısa sürede çocuk televizyonunun tehlikeli ve kalleş bir dünya olduğunu anlar—en büyük sorunu da Smoochy’ye Ölüm yemini etmiş olan beş parasız ve evsiz Gökkuşağı Randolph’tur.
Smoochy'ye Ölüm

Chicago'da dolandırıcılık yaparak yaşayan Johnny Hooker ve Luther Coleman arasında usta-çırak ilişkisi vardır. Deyim yerindeyse Luther Coleman, Johnny Hooker'ı üçkâğıtçılık konusunda eğitmektedir. Ancak Luther, kendisinden daha güçlü bir suç patronu olan Doyle Lonnegan tarafından öldürülür.
Belalılar

Araba yarışçısı Alex Furlong Vasendak'ın 21. yüzyılın teknik grubu tarafından hazırlanan bir patlama öncesi zaman tüneline girer. Burada onun sağlıklı vücudunu yaşlanmakta olan McCandless Corporation'da çalışan zengin bir adama verilmesi istenir. Alex, bundan kaçar fakat kabus gibi olan bu gelecekte hiçbir hakkı yoktur.
Yaşam Savaşı

Annesiyle birlikte seyahat ederken bir cinayete tanık olan Amişler’den küçük bir çocuk, John Book adında iyi kalpli bir polis tarafından korunmaya başlar. Zira katiller ailenin peşine düşmüştür. Book’un tek şansı çocuk ve annesiyle birlikte kayıplara karışmaktır...
Tanık

11:14’te gerçekleştirilen bir kazayla açılan yapım, bağımsız gibi gözüken birden fazla olayı sondan başa doğru anlatıyor. Ve bir kazayla bağlanan olayların nasıl şekillendiğini ve birbirini nasıl etkilediğini izlemeye başlıyoruz. Ve bu süreç bizi herşeyin başladığı ana götürüyor.
11:14

The Bad Guy, efsanevi soygunlara imza atan beş kötü adama odaklanıyor. Bu zamana kadar birçok soyguna imza atan Bay Wolf, Bay Snake, Bay Piranha, Bay Shark ve Bayan Tarantula, şimdi hayatlarının en zorlu işini yapmaya kalkışır. Büyük bir soygun için plan yapan ekip, bu sırada başlarına gelenlere rağmen planlarını uygulayabilecek midir?
Kim Demiş Kötüyüz Diye?

Dr. Moreau evrimin sırlarını inceleyen son derece başarılı bir genetik uzmanıdır. Birleşmiş Milletler'den bir diplomat, Dr.Moreau'nun adadaki laboratuvarını ziyarete gittiğinde, çok etkileyici fakat bir o kadar da korkunç deneyleri keşfeder. Adadaki hayvanlar, insan benzeri yaratıklara dönüştürülmektedir. Moreau ve asistanı kusursuz yaşam formunu bulmaya çalışırken, sadece adadaki hayat için değil tüm insanlık için tehdit oluşturmaktadırlar.
Dr. Moreau'nun Adası

Distopik bir evrende geçen film 3. Dünya Savaşı'nın henüz sonlandığı dünyamızda geçer. Dünyanın en büyük devleti olan Okyanusya, günümüz Londra'sının yerine kurulmuştur. Okyanusya deyim yerindeyse tam bir korku imparatorluğudur. Bu ülkede yaşayayan herkes, yönetim diktesinin buyurduğu her şeye harfi harfine uymak zorundadır. Bu evrende ne kitap okumak serbesttir ne de aşık olmak... Hükümetin haberleşme ve sansür işlerinin yürütüldüğü bakanlıkta çılan Winston Smith, diğer çalışanlar gibi görevi gereğince halkı farklı yalanlarla uyutmak ve sahte gerçeklikler yaratmak zorundadır. Ancak Okyanusya'ya ait her şeyin kocaman bir yalandan ibaret olduğunu öğrendiği an vatanseverliğini ve hayatını üzerine kurduğu bu sahte dünyayı sorgulamaya başlar.