

Rock'n Roll Teknesi
The Boat That Rocked
Yonetmen: Richard Curtis
Vizyon Tarihi: 1 Nisan 2009
Konu
Yıl 1966... Pop müziğin altın çağı... Devletin en üst kademelerinden halka kadar bütün bir ülkenin pop ve jazz dinlemeyi tercih ettiği bir ülkede yine de Rock'n Roll ölmemiştir; Kuzey Denizi'ndeki ufak bir tekneden yasadışı yayınlarına devam eden Radio Rock, Rock müziğin son kalesi olmaya devam etmektedir. 18. yaş gününde tekneye yeni eleman olarak gelen Carl için, tekneye ilk adımını attığı andan itibaren macera başlamak üzeredir. Zira bu sadece müzik değil, bir varoluş mücadelesidir * Filmin müzikleri ve diyaloglar gerçekten çok etkileyici çekildiği dönemi bizlere iyi yansıtmış bi daha olsa bi daha izlerim dedirten bir film * filmin içine girip o özgürlüğü ben yaşıyormuşum gibi hissettim film boyunca
Oyuncu Kadrosu

Tom Sturridge
Carl

Philip Seymour Hoffman
The Count

Rhys Ifans
Gavin

Bill Nighy
Quentin

Emma Thompson
Charlotte

Nick Frost
Dave

Kenneth Branagh
Dormandy

January Jones
Eleonore

Gemma Arterton
Desiree

Jack Davenport
Twatt
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

“Halkın Prensesi” Diana, Paris’te bir trafik kazasında ölmüştür. Kraliçe ve ailesi, bir süre Balmoral Kalesi’nin kapalı kapıları ardında yas tutmayı uygun görürler. Kalpleri kırık olan halk, bu tutumu anlayamaz ve Kraliçe’den kendilerine açıklama yapmasını beklerler. Bu durum henüz seçilen başbakan Tony Blair üzerinde de baskı unsurudur. Variety'den Derek Elley'in de ifade ettiği gibi "Gelenekle aykırı olanın birbiri ile çatıştığı ve aynı zamanda birbirinden faydalandığı ustaca yazılmış ve oynanmış" bir film The Queen.
Kraliçe

1950'li yılların sonuna doğru genç ve kaygısız olmak, mavi suların ortasında güneşin ısıttığı İtalya'da Tom Ripley'in (Matt Damon) şiddetle arzuladığı, ancak Dickie Greenleaf'in (Jude Law) yaşadığı bir hayat tarzı...Dickie'nin varlıklı armatör babası Tom'dan playboy oğlunu evine Amerika'ya geri getirmesini istediğinde, Dickie ve kendisi gibi yabancı kız arkadaşı Margi Sherwood (Gwyneth Paltrow), Ripley'in onların hayat tarzını ele geçirmek için yapabileceklerinden ve karşı karşıya kalacakları tehlikenin boyutlarından asla şüphelenmezler.
Yetenekli Bay Ripley

Film detaylari icin tiklayin...
Das wilde Leben

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.
Düşler, Tutkular ve Suçlar

Türkçesi ayna olarak çevirilen Andrei Tarkovsky'nin en kişisel filmi. Zaman kavramının tamamen yitirildiği şiirsel bir dille, ölmekte olan bir adamın ikinci dünya savaşı sırasında çocukluğu, ergenlik dönemi ve annesiyle babasının boşanması sırasında yaşadığı travmanın Rusya'nın tarihi ve toplumunun evrimi fonunda verildiği bir başyapıt. 2. Dünya Savaşı'nın karanlık günlerini anlatan film, yönetmenin kendi çocukluğundan da izler taşıdığı gibi, Rus tarihine dair ilginç göndermeler de yapıyor. Filmde çocukluğun masumiyetinin savaşın dehşetine kurban gidişi anlatılıyor.
Ayna

Gerçek bir olayı anlatan, David Henry Hwang'in Broadway'de sahnelenen, Tony ödüllü ‘‘M. Butterfly’’ adlı oyunundan uyarlanan filmde, aldatmanın dayanılmaz hafifliği, çarpık ilişkiler, intihar ve daha birçok konu işleniyor. Filmde, Pekin Orkestrası'nda Puccici'nin ünlü Mademe Butterfly operasını izlerken, primadonnanın güzelliği karşısında büyülenen Rene Gallimard'ın, Song Liling adlı güzel kadınla yaşadığı ilişki anlatılıyor.
M. Butterfly

No Vacancy adlı rock grubunda gitarist olarak çalışan Dewey Finn, çok çabaladığı halde bir baltaya sap olamamış uyumsuz bir müzisyendir. Dewey, üyesi olduğu rock grubunu "Gruplar Yarışıyor" adlı yarışmada zafere taşımaya kesin kararlıdır. Ancak grup arkadaşları aynı fikirde olmayınca kendisini hiç beklemediği bir anda kapının önünde bulur. Bir gün rastlantı sonucu okul orkestrasının çalışma yaptığı odanın önünden geçerken müzik seslerine istemeden kulak misafiri olur. O anda aklına parlak bir fikir gelir. Bu genç müzisyenleri eğiterek yüksek voltajlı bir rock grubu kurmaya karar vermiştir. Ancak bunu çocukların ailelerinden ve okul müdiresinden gizli yapmak zorundadır. "Gruplar Savaşıyor" adlı müzik yarışmasına hazırlıkların başlamasıyla birlikte hem onların hem de Dewey'in yaşamı sonsuza kadar değişecektir.
Hababam Rock

Fransız Xavier'in, İspanyolca öğrenmek için AB bursuyla Barselona’ya gidip, Avrupa’nın altı farklı ülkesinden gelen insanlarla kaynaştıktan sonra Paris'teki sevgilisinin yanına dönmesinin ardından 5 yıl geçmiştir. Artık hayalini kurduğu gibi bir yazar olmayı başardıysa da, kendini bir kez daha kaybolmuş hissetmektedir. Hem maddi hem de romantik cephede yaşadığı sıkıntılar onu önce Londra'ya, ardından Saint Petersbourg'a sürükler. Bu yolculuk, ona yıllar sonra bir kez daha işi, hayatı ve aşkı yeniden keşfetme imkanı tanıyacaktır.
Rus Bebekleri

Film detaylari icin tiklayin...
Drømmen

New York'ta bir gazetede muhabir olarak çalışan Arthur'dan 70'lerin Glam Rock akımının en popüler isimlerinden biri olan Brian Slade'in kariyeri ve sahte ölümü hakkında haber yapması istenir. O dönemler bu akımdan fazlasıyla etkilenmiş olan Arthur araştırmasıyla beraber kendisi de eski günlere geri döner. Bir gün sahnede izlediği rock star Curt Wild'ın çılgınlığından etkilenen Brian Slade kendine has bir tarz yaratır ve bütün gençlerin idolü haline gelir. Artık hepsi onunki gibi bir yaşam tarzını benimsemiştir. Ama sansasyon yaratmak için düzenlendiği sahte ölümü kariyerinin sonunu getirecektir.