

Mr. Untouchable
Yonetmen: Marc Levin
Vizyon Tarihi: 25 Ekim 2007
Oyuncu Kadrosu
Leroy 'Nicky' Barnes
Himself
Don Ferrarone
Himself
Thelma Grant
Himself
Carol Hawkins-Williams
Himself
Joseph Jazz Hayden
Himself
Leon Scrap Batts
Himself
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Nick Hume (Kevin Bacon) işinde iyi bir yönetici, özel yaşamındaysa mükemmel bir aile babasıdır. Mutlu bir evliliği ve iki oğlu vardır. Bir gece yaşadığı olay, onun tüm hayatını altüst eder. Silahlı bir soygunun ortasında kaldıklarında, büyük oğlunun öldürülmesine çaresizlik içinde tanıklık eder. Katilin yetersiz bir cezaya çarptırılmasını hazmedemeyen Nick, şiddet, intikam ve adalet duygularıyla, oğlunun cinayetiyle ilgisi olan ve sokakta özgürce dolaşan tüm suçluları öldürmeye yemin eder.
Ölüm Emri

Dolores Caliborne; aksi, ağzı bozuk ve berbat bir yaşantıya sahiptir. Little Tall adası halkı, kocası Joe'nun otuzyıl önceki bir güneş tutulması gününde ölümünün hikayesini öğrenmek için otuzyıl bekliyor. Polis ise adanın en zengin ama yatalak kadını, aynı zamanda Dolores'ın işvereni olan Vera Donovan'ın ölümünü merak etmektedir. Dolores'ın kızının da adaya gelmesiyle eski defterler açılmaya başlar.
Dolores Claiborne

Meksikalı, varlıklı bir çiftlik sahibi adamlarına emir verir: 'Bana Alfredo Garcia'nın kellesini getirin!' Alfredo adamın kızını hamile bırakmış ve kayıplara karışmıştır. Bir grup insan hızla araştırmalarına başlar. Bennie isimli bir piyanist aranan adamın öldüğünü öğrenir ve onun kellesini mezarından çıkarmak ve böylece ödülü almak üzere kız arkadaşıyla birlikte yolculuğa çıkar. İçine girdiği dünyanın ne kadar acımasız olduğunu bilmeyen piyanist, kelle uğruna sahip olduklarını yitirmeye başlar. En sonunda aklını da yitirmeye başladığında ise, cesur bir şekilde taraf değiştirerek kelle avcılarından intikam almaya başlar.
Bana Onun Kellesini Getirin

Meksika'daki bir bankayı soymak üzere anlaşan beş hırsız, hazırlıklarını tamamlayıp bir yerde buluşmaya söz verirler. Randevu yerine giderken, içlerinden bir tanesi biraz iyi vakit geçirmek için Titty Twister adlı bir bara uğrar. Ancak o barda başına gelenler ona hiç de iyi vakit geçirtmemiştir. Onun başına gelenler, soygunu yapıp birlikte kaçtıkları arkadaşları ve onların peşine düşen şerif ile yardımcıları için de tam bir kabusa dönüşecektir.
Gün Batımından Şafağa 2

Futbol dünyasının en tanınmış teknik direktörü öldürülüp, Pembe Panter isimli şöhretli mücevherin süslediği yüzüğü kayıplara karıştığında yer yerinden oynar. Fransızlar olayı çözmek için en ünlü dedektiflerini görevlendirmek isterlerse de, bir karışıklık sonucu esrarı çözme –ya da olayları daha da zora sokma- işi Müfettiş Jacques Clouseau’ya kalır.
Pembe Panter

Başarılı bir psikiatristin kızı kaçırılır. Kaçıranlarla bağlantı kurduğunda, imkansıza yakın bir talepleri olduğunu anlar psikiatrist: Gizli bir kodu bilen katatonik bir genç kadın vardır. Psikiatristten istenen, bir anlamda onun zihnine girerek, hatırlayamadığı bu şifreyi ona hatırlatmasıdır. Kızını kurtarmak için mesleki becerisini devreye sokan psikiatrist rolündeki Michael Douglas'ın oyun gücüyle dikkat çeken, gerilimli bir yapım...
Sakın Konuşma

Film detaylari icin tiklayin...
While They Were Sleeping

Film detaylari icin tiklayin...
Curdled

Yaralı Yüz ve Carlito'nun Yolu filmlerinin yapımcısı yeni aksiyon-gerilim filmi Carlito'nun Yolu: Gücün Yükselişi filmiyle geri döndü. Jay Hernandez (Friday Night Lights), Mario Van Peebles (Ali), Luis Guzman (Carlito's Way) ve Sean Combs (Monster's Ball) efsane gangster Carlito Brigante'nin ilk yıllarının konu edildiği bu sürükleyici filmde başrolleri paylaşıyorlar. Vahşi New York yeraltı dünyasının gücü tarafından baştan çıkarılan Carlito, aç gözlülük ve ceza üzerine kurulmuş ölümcül bir dünyaya adım atar. Suç batağına çoktan girmiş iki erkek kardeşinin yardımıyla Carlito, kısa zamanda Harlem'in İspanyollarının lideri haline gelir. Her şeyi kısa zamanda öğrenir ancak bu dünyada zirvede kalmak, arkadaşlarının sadakatini ve saygısını kazanmak için öğrenmesi gereken başka sokak kanunları da vardır.
Carlito'nun Yolu: Gücün Yükselişi

İlk kez yazarlık ve yönetmenlik yapan bir isimden ve gelecek vadeden genç oyunculardan oluşan bu sarsıcı hikâye, 21. yüzyıl toplumunun baskı ortamında gençlerin karşılaştığı ahlaki ikilemleri sorguluyor. Jacob Aaron Estes'in yönettiği Mean Creek, klasik bir Amerikan zorba hikâyesini tersine çeviriyor. Kendilerine sürekli zorbalık yapan çocuğa eğlenceli bir şekilde intikam almak isteyen bir grup genç erkek ve cesur bir kızın hikâyesinde hiçbir şey planladıkları gibi gitmez. Masum bir nehir gezisi ve çocukça bir şaka olarak başlayan olaylar, kısa sürede beklenmedik bir karşılaşmaya, doğada geçen sarsıcı bir yolculuğa ve düşmanla yüzleşmeye dönüşür. Bu olay, onların dostluk ve sorumluluk kavramlarını derinlemesine sorgulamalarına neden olur.