

The Deep Blue Sea
Yonetmen: Anatole Litvak
Vizyon Tarihi: 1 Kasım 1955
Oyuncu Kadrosu

Vivien Leigh
Hester Collyer

Kenneth More
Freddie Page

Eric Portman
Miller

Emlyn Williams
Sir William Collyer

Moira Lister
Dawn Maxwell

Arthur Hill
Jackie Jackson

Dandy Nichols
Mrs. Elton

Alec McCowen
Ken Thompson

Jimmy Hanley
Dicer Durston

Heather Thatcher
Lady Dawson
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Wah-Wah

On yedi yaşını yeni doldurmuş olan Jones, üniversiteye başladığı ilk gün yurttan atılınca, kendine eski bir apartmanda bir daire kiralar. Onunla aynı katta kalan fotoğrafçı Jane ve oyuncu Lisa ile diyalog kurmaya başlar. Bu sırada hiç görmediği babasına mektuplar yazmaya ve ondan çok uzakta yaşayan annesiyle telefondan görüşmelere devam etmektedir? Lisa ile anında sıcak bir ilişki kuran Jones, içten içe Jane'den hoşlanmaktadır. Üniversiteye bir şeyler öğrenmek için girmiş olan Jones, hayata dair çok daha fazla şeyi iki komşusundan öğrenmeye başlar.
Hepsini İstiyorum

Film detaylari icin tiklayin...
Micki

1930’larda geçen film, Amerikalı çekici ve gizemli bir kadın olan Mrs. Erlynne’in, İtalyan Rivierası’ndaki üst sınıf toplumuna adım atmasıyla başlar. New York’ta dedikodulara karışmış olan Mrs. Erlynne, yeni bir başlangıç yapmak için Amalfi sahiline gelir. Burada, genç ve mutlu bir evliliği olan Meg ve Robert Windermere çiftiyle tanışır. Ancak kısa süre içinde, Robert’ın Mrs. Erlynne’e gizlice para verdiği dedikodusu yayılır. Bu söylentiler, Meg’in kocasına olan güvenini sarsar ve genç kadını yakışıklı Lord Darlington’un ilgisine açık hale getirir. Ancak olaylar, herkesin gizlediği sırların açığa çıkmasıyla beklenmedik bir hal alır.
Gizemli Kadın

Film detaylari icin tiklayin...
死んでもいい

19 yaşındaki Amerikalı Lucy, yakın zamanda intihar etmiş bir şair olan annesi Sara'nın Bohem ruhlu sanatçı arkadaşlarının arasında yaz tatili geçireceği Toskana'naya gelir. Buranın yerlilerinden fırlama bir delikanlı olan Niccolo, dört yıl önce Lucy'ye ilk öpücüğün heyacanını tattıran kişidir. İki genç tekrar yakınlaşırken; Lucy'nin evsahipleri olan Graysonlar, genç kızı bir sanatçı kolonisi haline getirdikleri kendi dünyalarına sokarlar. Böylece onun gençliği ve taze ruhundan beslenmeye başlarlar. Bu tazelik, orada tatilini geçiren konuklar arasında en çok Alex Parrish'IN ilgisini çekecektir. Ölümcül bir hastalığın son demlerini yaşayan bir yazar olan Alex, genç kızın çekiciliği ve yaşama sevincinden etkilenir.Yaz geçerken, Lucy Niccolo'nun bir kadın canavarı olduğunu öğrenecek, Alex'ten gereken hayat dersini alacak ve kimbilir belki de gerçek ve masum aşkı da yaşayacaktır! Tüm bunlar olurken annesi ve kendiyle ilgli bir kaç sırrın da gizemi çözülecektir elbet...
Çalınmış Güzellik

Film detaylari icin tiklayin...
La chambre bleue

New York'ta bir daireyi paylaşmak zorunda kalan, birbirlerinin zıttı bir kadın ve bir erkek arasında filizlenen aşkı anlatan filmde, Richard Dreyfuss kendisine Akademi Ödülü kazandıran bir performans sergiliyor. Elliot Garfield (Dreyfuss) hayatının rolünde oynamak üzere Manhattan'a yeni gelmiştir. Eski bir dansçı olan Paula McFadden yine terk edilmiştir. Bu kez eski sevgilisi onu terk etmiş, daireyi Garfield'a kiraya vermiş ve Paula ile onun dokuz yaşındaki kızını işsiz ve evsiz ortada bırakmıştır. Hukuken dairenin kiracısı Garfield'dır ama anneyi ve kızını dışarı atamaz. Garfield'ın şarkı söyleme, tütsü yakma ve dolaşma alışkanlığına rağmen bu üçlü bir yuva kurar.
Elveda Güzelim

Film detaylari icin tiklayin...
All the Good Ones Are Married

Fransız Yabancı Lejyon eski subayı Galoup, Djibouti Körfezinde askerlere liderlik ederken yaşadığı güzel günleri hatırlar. O zamanlar sert bir mizaca sahiptir, fakat mutludur. Ta ki ümit verici genç acemi asker Sentainla karşılaşıp kıskançlığın ağına düşene kadar. Galoup hayranı olduğu, ama onu görmezden gelen komutanının Stainee verdiği dikkatini durdurması gerektiğine inanır. Bunun için savaş verirken sonunda kıskançlığı Sentain ve kendinin sonunu hazırlar. Fransız sinemasının kadın yönetmenlerinden Claire Denis, filmde askerlerin maskülen dünyasını homoerotik altmetiniyle birlikte yansıtıp, filmi müzik ve dansla harmanlayarak izleyicilere şiirsel bir görsellik yaşatıyor.