

Mike Bassett: England Manager
Yonetmen: Steve Barron
Vizyon Tarihi: 28 Eylül 2001
Oyuncu Kadrosu

Ricky Tomlinson
Mike Bassett

Amanda Redman
Karine Bassett

Philip Jackson
Lonnie Urquart

Bradley Walsh
Dave Dodds

Martin Bashir
Interviewer

Phill Jupitus
Tommo Thompson

Dean Lennox Kelly
Kevin Tonkinson

Robbie Gee
Smallsy

Geoff Bell
Gary Wackett

Pelé
Self
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Geleceğin tuhaf ve gereksiz derecede karmaşık, fütüristik dünyasındayız. Devlet memuru Sam Lowrey, etrafını saran bu bürokrasi ve teknoloji cenderesinden bunalmış bir istatistikçidir. Kaçışı ve sükuneti, kendisini her şeyden izole ettiği hayallerde bulur. Rüyalarında sürekli olarak aynı kadını kurtardığını görür.Sam'in yaşadığı gerçek dünyayı ise, herşeyi görüp kontrol eden bir bilgisayar idare etmektedir. Jill Layton isimli genç kadın terorist olmakla suçlandığında, düzenli olarak hata kontrolleri yapmakta olan Sam bunda bir yanlışlık olduğunu farkeder ve Jill ile tanıştığında onun rüyalarında kurtarıp durduğu kız olduğunu anlar.
Brazil

Ailesi ile birlikte İngiltere'de yaşayan 18 yaşındaki Jess'in anne ve babası, onun kibar ve Hint geleneklerine bağlı bir genç kız olarak yetişmesini istemektedir. Ancak Jess'in tek bir hayali vardır: David Beckham gibi futbol oynamak!... Jess, bir gün parkta top koştururken Jules tarafından fark edilir. Jules, Jess'e bölgenin kız futbol takımında oynamasını teklif eder. Aynı yaşta, aynı düşü paylaşan iki genç kız, kısa sürede arkadaş olurlar ve takımlarının durumu gün geçtikçe iyiye gider. İkisinin de ailesi, kızlarının futbol topu peşinde koşmasından son derece rahatsızdır. Jess'in ailesi, onun neden hukuk fakültesine gitmediğini ve ablası Pinky gibi uygun bir gençle nişanlanmadığını merak etmektedir. Pinky'nin başına geleceklerden henüz haberleri yoktur! Jules'in annesi de diğer kızlar gibi giyinmeyen kızının nasıl erkek arkadaş bulacağını kara kara düşünmektedir. Oysa Jules, top peşinde değil; takımlarının yakışıklı koçu erişilmez Joe'nun peşinde koşmaktadır!
Hayatımın Çalımı

Eski bir suçlu olan H.I. McDunnough ile onun kayıt için fotoğraflarını çeken eski polis Edwina evlenir ve Arizona'da bir çiftliğe yerleşirler. Eski yaşamına veda eden ve Edwina'ya söz verdiği gibi kirli işlere karışmayan H.I fabrikada işe girer. Huzurlu ve mutlu giden evlilikleri Edwina'nın çocuk beklentisi ile sekteye uğrar. H.I'nın çocuğu olmamaktadır ve çift bir çocukları olmasını çok istemektedir. Bunun üzerine çift Arizona'nın en zengin adamlarından birinin yeni doğmuş beşizlerinden birini çalmaya karar verir.
Raising Arizona

Borat Sagdiyev, Kazakistan'da popüler bir programın TV muhabiri ve önde gelen bir gazetecidir. Kazakistan hükümeti, Borat'ı Amerikan toplumu ve kültürü hakkında bir belgesel hazırlaması için Amerika'ya gönderir. Borat, Amerikan mizahını anlamak için New York'ta dersler alır. Bir gün Borat, televizyonda Baywatch'ı izlerken C.J. Parker rolündeki Pamela Anderson'a aşık olur ve onunla evlenmeyi kafasına koyar. Pamela Anderson'u karısı yapmak ve ülkesine geri götürmek için New York'tan Kaliforniya'ya giderek ülkeyi bir uçtan bir uca kat edecektir.
Borat: Şanlı Kazakistan Milletinin Çıkarlarını Arttırmak İçin Amerikan Kültürünün İncelenmesi

Film detaylari icin tiklayin...
Sommersturm

Tecrübeli bir beyzbolcu olan Crash Davis (Kevin Costner) çaylak ama yetenekli atıcı Ebby'i (Tim Robbins) yetiştirmek üzere Durham Bulls'a transfer edilir. 'Bir çocuk bakıcısı' olarak transfer edilmiş olmak sinirlerini bozsa da, başka bir yerde oynama şansı olmadığı için işi kabul eder. Bu arada takımın en iyi seyircisi olan Annie (Susan Sarandon) kendine bir misyon belirlemiştir: Her sene takımdan kendisinin seçtiği bir oyuncu ile yakından ilgilenmekte, onun olgunlaşmasına yardımcı olmaktadır. Bu sene göz bebeği Ebby'dir. Ancak sonra Crash'le de ilgilenmeye başlayacaktır.
Boğa Takımı

New York'lu komedyen yazar Alvy Singer aşkın peşinden gitmek istese de, yaşadığı entellektüel ortamda aradığını bulabileceği konusunda oldukça umutsuzdur. En az kendisi kadar nörotik olan şarkıcı Annie Hall ile tanışması ise önyargılarını sona erdirir. Yoğun olduğu kadar farklı olan bir ilişki yaşamaya başlarlar. Annie Hall'u etkileyici kılan, aşk üzerine öncekilerden farklı şeyler söylemeye çalışması. Komedi ve romantizm karışımı film, 70ler de gezinmek isteyenler ya da klişe aşk tasvirlerinden sıkılmışlar için iyi bir alternatif.
Annie Hall

Kral Arthur ve şövalyeleri, Kutsal Kâse'yi aramak için ilahi bir görev alırlar. Ancak bu yolculukta karşılarına türlü düşmanlar çıkar: kötü niyetli rakip şövalyeler, yalnızca çizgi film olarak görülebilen kanlı canavarlar, İngiltere'de bir kaleye sığınmış küstah Fransız şövalyeleri, cadılar, şeytani kahinler, Scotland Yard ve hatta bir katil tavşan! Neyse ki bu ölümcül tavşanı alt etmek için Haçlı Seferleri’nden getirilen komik bir kutsal emanetleri vardır: "Antakya’nın Kutsal El Bombası!"
Monty Python ve Kutsal Kâse

Film detaylari icin tiklayin...
We Are Not Alone

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen öncesinde, bir kont bir haftasonu av partisi düzenler. Ne var ki av partisi efendilerle hizmetçiler arasında bir köşe kapmacaya dönüşür, ahlaksızlıkta ve zalimlikte birbirleriyle yarıştıkları, acımasız ve umutsuz bir ahlak tablosu çizer. İzleyicinin gözünün yaşına bakmadan drama dönen bu güldürüde, kırda tavşanların katledilmesi, 1940 ilkbaharındaki çatışmaların habercisi değilse de, duyguları konusunda fazlasıyla hilekar bir toplumun aptalca şiddete yönelmesini yansıtır. Dünyanın sonu, en azından bir dünyanın sonu yakındır, der bize bu acı ve karanlık trajikomedi. İlk gösterime girdiği sırada anlaşılmayan, uzun zaman boyunca yerden yere vurulan, yasaklanan, kesilen film savaş sonrasında sinemaseverler tarafından yeniden keşfedilmiş ve övgülere boğulmuştur * "Oyunu kuralına göre oynayan oyunda kalır" ana fikriyle şekillenen hikaye