

Üçüncü Göz
The Gift
Yonetmen: Sam Raimi
Vizyon Tarihi: 22 Aralık 2000
Konu
Georgia'da yaşayan Annie adlı dul kalmış bir anne, gaipten şeyler görmekte, insanların gelecekte yaşayacakları hakkında istemdışı olarak bilgi edinmektedir. Yörede yaşayan ve lise müdürüyle nişanlı olan bir genç kızın cinayete kurban gitmesi sonucu, Annie'nin doğaüstü yeteneklerinden soruşturma için yararlanılmasına karar verir. Civarda yaşayanların Annie'ye karşı takındıkları tavırlar farklıdır. Öyle ki, eşiyle arasında şiddetli geçimsizlik bulunan bir adam (Keanu Reeves), onu Şeytan'la işbirliği yapmakla suçlamaktadır. Zamanla, civarda yaşayanların hepsi cinayet soruşturmasının zanlılarına dönüşüverir. Annie'nin sosyal hayatı, soruşturma yüzünden bir karabasan halini alır...Sam Raimi'nin yönettiği film, toplumsal bir dram niteliği taşıyan olayları gerilim ve doğaüstü unsurlarla harmanlayarak sunuyor...
Oyuncu Kadrosu

Cate Blanchett
Annie Wilson

Giovanni Ribisi
Buddy Cole

Keanu Reeves
Donnie Barksdale

Katie Holmes
Jessica King

Greg Kinnear
Wayne Collins

Hilary Swank
Valerie Barksdale

Michael Jeter
Gerald Weems

Kim Dickens
Linda

Gary Cole
David Duncan

Rosemary Harris
Annie's Granny
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Bu romantik dramada Richard Gere, savaştan sonra eşi Laurel'in (Jodie Foster) yanına dönen asker Jack Sommersby rolünde. Kocasının savaşta öldüğünü düşünüp nişanlanan Laurel kendini suçlu hisseder. Daha önce hiç sevmediği kocasının tamamen farklı, iyi, yardım sever, düşünceli bir adam olduğunu görüp onu tekrar kazanmaya karar verir. Savaş mı onu böyle değiştirdi yoksa o gerçek Jack değil mi?
Yıllar Sonra

Mona ve Robby, birbirine aşık olan genç bir çiftir. Hayalindeki işe yeni giren Robby, könhe de olsa geniş bir daire satın alır. Daire biraz yenileme gerektirirken, komşular sürekli kavga etmekte ve bebek çığlıkları gelmektedir. Eve taşındıktan bir süre sonra Mona, her uykuya daldığında daha da yoğunlaşan gece korkularına kapılır. Çok geçmeden, Mona'nın sorunları tehlikeli bir şekilde kontrolden çıkar ve doğmamış çocuğunu ele geçirmeye niyetli efsanevi bir iblis olan Mare tarafından saldırıya uğradığına ikna olur.
Karabasan

Çekilmez bir evlilik hayatı olan Pilar, kocasının şiddeti altında ezilmektedir. Aşık olduğu adamın öfkelenince tanınmaz hale gelmesi Pilar’ı evi terk etme noktasına kadar getirir. Pilar, oğlunu da yanına alarak kızkardeşinin evine taşınır. Kocası Antonio’nun kendini affettirme çabalarına başlaması uzun zaman almaz. Pilar, çevresindeki insanların onu durdurma çabalarını görmezden gelir ve kocasını affetmeye karar verir.
Gözlerimi De Al

Jean Baptiste Grenouille, 18.yy da Paris’te dünyaya gelmiş olup, son derece değişik bir karakterdir. Her türlü kokuya karşı sıra dışı bir algısı vardır. Duyarlılığı çok yüksektir. Öte yandan diğer duyuları aksine gelişmemiştir. Arzu ettiği kokulara sahip olmak uğrunda her şeyi yapmaya hazırdır. Buna insan öldürmek de dahil. Bir gün kendine ait bir ten kokusunun olmadığını fark eder. Bu durumda tek çare vardır. Ona insan kokusu gerekir. Yeni baştan yaratacağı bir insan kokusu. Bunu elde etmek için de insanlara gereksinimi vardır. Patrick Süskind’in aynı adlı romanından uyarlanan film, koku ile var olabilen Jean Baptiste’in trajedisini anlatmaktadır.
Koku: Bir Katilin Hikayesi

Monty Brogan, uyuşturucu aleminin kralı olmuş, fakat çekirge misali uzun süre yakalanmadan yaşamayı başarsa da sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saat kalmıştır.Özgürlüğünün son gününü yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir. Saatler ilerledikçe, beklemediği olaylar kozasını Brogan için örmeye başlar.Spike Lee yönetmen koltuğunda oturduğu filmini oldukça ufak bir bütçeyle çekmiş. Buna rağmen Edward Nortan, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimlerden oluşan oldukça sıkı bir oyuncu kadrosunu barındırıyor. Yönetmenin 11 Eylül olaylarının hemen arkasından motor dediği film, tüm Amerika’da, özellikle de New York’da yaşanan toplumsal değişimler ve hortlayan ayrılıkçı politikaları hedefine alıyor.
25. Saat

Amerika'nın banliyösünde "Madam Bovary"nin yankıları. Sarah, bir reklam müdürü ile yaptığı sevgisiz bir evliliğin içinde savrulurken kızı ile parkta, havuzda uzun saatler geçirerek daha fazlasını elde etmek istemektedir. Brad, bir belgesel yapımcısı ile evli olan olgunlaşmamış bir ev erkeğidir. Ronnie, hapisten henüz çıkmıştır ve yaşlı annesi May ile birlikte yaşamaktadır. Larry emekli bir polistir ve Ronnie'nin kaçmasına engel olmuştur. Sarah ve Brad kesişirler. Ronnie ile Larry'nin şeytanları vardır. Brad'in bar için çalışması gerekir ve Larry işini kaybeder. Ronnie'nin annesi de oğlunun bir kız arkadaşa ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Sarah, daha fazla bu mutsuz hayatın içinde sıkışık yaşamak istememektedir. Film boyunca tüm bu karmaşık hikayelerin, her birini nereye götüreceği merak konusu olur.
Tutku Oyunları

Film detaylari icin tiklayin...
Der Totmacher

Idi Amin'in Uganda'sı ile ilgili neler biliyorsunuz? Dünyanın tanıdığı en vahşi diktatörlerden bir olan Idi Amin'in Uganda'sı ile bizleri tanıştıran film, insanlık tarihinin karanlık sayfalarından birine kamerasını çeviriyor.Tıbbi bir misyonla Uganda'ya gelen genç doktor Nicholas Garrigan, bu uzak ve çok da fazla tanımadığı ülkeye doğru yola çıktığında oldukça idealist düşüncelerle yüklüdür. Fakat bu düşüncelerinin yerini büyük bir karanlığın alması uzun sürmez. Son derece katı ve barbar bir yönetim şekli yürüten Idi Amin'in emirleri altında, hareket sınırları oldukça dardır. İlk zamanlar bunun onurunu yaşasa da Garrigan'ın, nasıl bir barbarlığın parçası yapılmak istendiğini anlaması uzun sürmeyecektir. Ama yanlışlardan geri dönüş, sandığı kadar kolay olmayacaktır.
İskoçya'nın Son Kralı

Çocukluklarında babalarıyla kamp yapmaya giden ve oldukça tuhaf şeylere tanık olan iki kardeş tam 30 sene sonra aynı ormana kamp yapmak için geri döner. Geçen yıllar boyunca araları açılan kardeşler bu kamp tatilini buzları eritmek için bir fırsat olarak görmektedirler. Ne var ki ormanda onları tekinsiz bir varlık beklemektedir, sabah olana kadar orman cehenneme dönüşecektir!
Devil in the Dark

Ludlow kendi dünyası ile sokaklar arasındaki uçurumu hiçbir zaman aşmamış kıdemli bir polistir. Ancak karısını kaybettikten sonra hayatı keyifsiz, karanlık ve ölümcül bir hâl alacaktır. Görev aldığı polis departmanında yozlaşmaları fark eden Ludlow, partnerinin ölümü ile ilgili dosyada araştırma yaparken, tüm hayatını adadığı ve kendisinin de içinde bulunduğu teşkilâta başkaldırmak zorunda kalır.