

Stonehearst Tımarhanesi
Stonehearst Asylum
Yonetmen: Brad Anderson
Vizyon Tarihi: 23 Ekim 2014
Konu
Edgar Allan Poe’nun kısa hikayesinden sinemaya uyarlanan film, yazarın diğer eserlerinde olduğu gibi karanlık bir tona sahip. Tıp fakültesinden mezun olan bir öğrenci ilk görevi için bir akıl hastanesine atanır. Hastaların hareket ve gündeliklerine zamanla alışan genç adam zamanla buraya alışır. Fakat bir süre sonra hiçbir şeyin göründüğü gibi basit ve sıradan olmadığını fark eder…
Oyuncu Kadrosu

Kate Beckinsale
Eliza Graves

Jim Sturgess
Edward Newgate

David Thewlis
Mickey Finn

Brendan Gleeson
The Alienist

Ben Kingsley
Silas Lamb

Michael Caine
Dr. Benjamin Salt

Sinéad Cusack
Mrs. Pike

Jason Flemyng
Swanwick

Sophie Kennedy Clark
Millie

Christopher Fulford
Paxton
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Amygdala Warrior

Akademiden başarıyla mezun olmuş genç FBI ajanı Clarice Starling, kurbanlarının derilerini yüzen sapık bir katilin elinden bir kadını kurtarmaya çalışır. Clarice, katile ulaşmak için başka bir psikopat olan ünlü doktor Hannibal Lecter ile yakınlaşır. Lecter'dan bilgi alabilmesi için önce onun güvenini kazanması gerekmektedir.1992 yılında 7 dalda Oscar'a aday olan film, yönetmeni ve başrol oyuncularına altın heykelciği getirirken en iyi film ve en iyi senaryo uyarlaması dalında da ödüle hak kazanmıştı.
Kuzuların Sessizliği

Bir genç kadın ile ona aşık olan vampir arasındaki takıntının hikâyesi. Güney Romanya’da vampir olduğuna inanılan bir adam mezardan çıkarılır ve cesedi ritüel olarak parçalanır. Zor ve çok içki içen bir adamdır. Öldükten sonra ailesi onun bir strigoi olarak geri döndüğünü ve geceleri kendilerine saldırdığını söyler. Gelini bu gece saldırılarından rahatsız olur ve hastalanır. Folklorik prosedüre göre ceset ortadan kaldırıldığında, vampir ziyaretleri de durur.
Nosferatu

Film detaylari icin tiklayin...
No abras nunca esa puerta
Film detaylari icin tiklayin...
Code Black

Sarah Connor'ın Skynet tarafından gelecekten gönderilen Terminator'ın elinden kurtulmasından on yıl kadar sonra, 1995 yılında bu kez T-1000 modeli yeni bir Terminator, insan direnişçilerin gelecekteki lideri ve Sarah'nın oğlu John Connor'ı öldürmek için 2029 yılından gönderilir. Direnişçiler ise 1995 yılına yeniden programladıkları T-800 modeli bir Terminator göndermeyi başarırlar. T-800'ün görevi Sarah'yı akıl hastanesinden kaçırmak ve John'u T-1000'e karşı korumaktır.
Terminatör 2: Mahşer Günü

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.
Gözü Tamamen Kapalı

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.
Ölüm Korkusu

22 Ağustos 1972 tarihinde John Wojtowicz ve Salvatore Naturile bir Brooklyn bankasında yaptığı soygundan esinlenen filmde, Sonny ve Salvatore, Brooklyn'deki bir Tasarruf Bankası'nı soymaya kalkışırlar. Hızla kötüye giden ve bir rehine krizine dönüşen durumuna polis müdahale eder. Sonny'in kısa sürede bitirmeyi planladığı soygun bir medya sirkine dönüşecektir.
Köpeklerin Günü

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.