

Rent-a-Friend
Yonetmen: Eddy Terstall
Vizyon Tarihi: 3 Şubat 2000
Oyuncu Kadrosu
Marc van Uchelen
Arthur

Rifka Lodeizen
Moniek

Nadja Hüpscher
Francoisce

Huub Stapel
Dhr Bloedworst

Ruben van der Meer
Menno

Ariane Schluter
Mrs. Bloedworst

Victor Löw
Dhr. van Duitschenbloed

Peer Mascini
Smulders

Manouk van der Meulen
Mevr. Pieters

Lucretia van der Vloot
Frida
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Bir erkekle bir kadının mükemmel ilişkisini seks mahveder mi? Harry (Crystal) ve Sally (Ryan), Chicago’dan New York’a yaptıkları yolculuk boyunca bu soruyu tartışır. Ve on bir yıl sonra bile hâlâ bir sonuca varamazlar. Peki, bu iki yakın arkadaş sonunda birbirleri için yaratıldıklarını kabul edecek mi, yoksa tanışmalarının ilk anından beri var olan çekimi inkâr etmeye devam mı edecekler?
Harry Sally ile Tanışınca

Daha çok batı kültürüne özgü sayılan bireyler arası yabancılaşmanın klasik 'jarmush' metaforlarıyla anlatıldığı film, uzun süredir görüşmemiş iki uzak akrabanın, Western kültürü içinde yaşadıkları maceraları, 'kimlik' kavramını öne çıkararak sorgulayor * 1984 Cannes Altın Kamera (En İyi İlk Film) - 1984 Locarno Altın Leopar - 1985 Sundance Jüri Özel Ödülü
Cennetten de Garip

Aşk ve savaş üzerine alışılmadık derecede sevimli, zeki ve komik bir film. “Guguk Kuşu”, Rus askerlerin Finli keskin nişancılara taktığı addır. Eylül 1944. Finlandiya, SSCB ile bir ateşkes antlaşması imzalayarak savaştan çekilir. Ama nefretin anlamsızlığının büsbütün ortaya çıktığı bir yerde, gözden ırak bir çiftlikte kıstırılmış olan filmin ana karakterleri bu gerçekten haberdar değildir. Gizli servisin tutukladığı Rus yüzbaşı İvan ile Finli keskin nişancı Veiko talihin bir cilvesi olarak aynı yere sığınmak zorunda kalır; burası, onlara düşman değil de birer erkek gözüyle bakan Anni adlı genç Lapon kadının çiftliğidir. Üçü, birkaç gün aynı yerde birlikte yaşamak zorunda kalır. Herbiri yalnızca kendi anadilini (Fince, Rusça, Laponca) konuşabildiği için, kimi komik, kimi trajik müthiş yanlış anlamalar ortaya çıkar.
Guguk Kuşu

Canavarlar Dünyası isimli kendilerine ait bir dünyada yaşayan ve yaşayabilmek için insanlara ihtiyaç duyan ilginç ve sevimli canavarların dünyasının insanlarla karıştığı an ortaya çıkan trajikomik hikayeyi anlatır. Bu dünyada canavarlar yaşayabilmek için insanlara muhtaçtır çünkü insanları korkuttukları an duydukları çığlık onlar için enerji kaynağı gibidir. Bu ilginç dünyaya yanlışıkla küçük bir kız çocuğunun yolu düşünce işler çığrından çıkar. Çünkü insanlar bu tuhaf yaratıklara ters etki yapmaktadır ve dehşete kapılan canavarlar salgın bir hastalığın yayılacağını düşünüyorlardır. Bu küçük kız zannettikleri gibi onların yaşamını tehdit ediyor mudur?
Sevimli Canavarlar

Jan, Jule ve Peter, zenginlerin adaletsiz güçlerine son vermek için bir plan yaparlar. Önceden belirledikleri zenginlerin evlerine girip, onların eşyalarıyla ilginç çalışmalar yapmaktadırlar. Yine bu eylemlerinden biri sırasında, evine girdikleri Hardenberg tarafından fark edilince, yakalanmamak için zengin adamı kaçırırlar. İşler ciddileşir. Kafadarlar için durum gitgide daha da zorlaşır * Adaylıkları ve katıldığı festivallerle adından söz ettiren film, on bir yıldan sonra, Cannes Film Festivali Altın Palmiye ödülüne aday gösterilen ilk Alman filmi.
Eğitmenler

Akdeniz kıyılarında birlikte büyüyen Enzo ve Jacques’ın ortak tek noktası dalış tutkusudur. Ancak bu tutku farklı boyutlardadır; Jacques denizle arasındaki özel bağdan dolayı dalarken Enzo heyecan arayışındadır. Serbest dalışta dünyanın en iyi isimleri olan Enzo ve Jacques, yıllar sonra dünya şampiyonluğu için birbirlerine rakip olurlar. İkisi için de ölümcül tehlikeler taşıyan bu rekabetin en yakın tanığı ise Jacques’a derin bir aşk duyan Johanna’dır. Léon ve Beşinci Güç filmlerinin yönetmeni Luc Besson’un en romantik ve özel filmlerinden Derinlik Sarhoşluğu, Akdeniz’in büyüleyici manzaraları ve muhteşem sualtı çekimleriyle etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız bir film.
Derinlik Sarhoşluğu

Film detaylari icin tiklayin...
Orfeos Traum

Hong Kong’lu yönetmen Wong Kar Wai İngilizce olarak çektiği ilk filmi, gönül yarası ve yeni başlangıç arasındaki mesafede dramatik bir gezintiye çıkarıyor. Kalbi kırılan Elizabeth (Norah Jones) yaşadıklarının ardından hayatındaki her şeyi, rüyasını ve duygusal olarak yakınlaşmaya başladığı arkadaşı Jeremy’i (Jude Law) geride bırakarak kırık kalbini düzeltebilecek bir şeyler bulmak amacıyla Amerika boyunca bir yolculuğa çıkmaya karar veriyor.Seyahati boyunca garsonluk yapıyor ve Memphis’te kendisinden çok daha fazla üzüntülü ve sorun yaşayan bir polis Arnie (David Strathain) ve eşi Sue Lynne( Rachel Weisz) ve babasıyla sorunları olan, kumarbaz Leslie (Natalie Portman) ile tanışıyor. Elizabeth bu kişileri tanıdıkça yalnızlığın ve yoksunluğun gerçek derinliğine tanık oluyor ve aslında bu yolculuğun aradığının bir parçası olduğunu anlamaya başlıyor.
Benim Aşk Pastam

Finbar McBride, yalnız kalmak isteyen ve bunun için terkedilmiş bir tren deposuna yerleşen sorunlu bir adamdır. Fakat depoya ondan önce gelmiş olan Olivia ve Joe ile tanıştığında, aslında ihtiyacı olanın ilginç bir arkadaşlık olduğunu anlar.Olivia, 40 yaşlarında bir oyuncudur ve evliliğinin sonuna gelmiştir. Joe ise 30’lu yaşlarında bir aşçıdır. Tek derdi insanlarla sohbet etmektir, karşısındakiler istemese bile.Hayatları beklemedikleri bir anda kesişen bu 3 insanın aralarındaki ilginç iletişim, aradıkları yalnızlığı beraber paylaşabileceklerini gösterecektir.
Hayatın İçinden

Film detaylari icin tiklayin...