
Everyday Is Like Sunday
Yonetmen: Pavan Moondi
Vizyon Tarihi: 16 Ağustos 2013
Oyuncu Kadrosu
David Dineen-Porter
Mark
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Love or Whatever

Lekeli Adam, Hitchcock'un çektiği en iç karartıcı filmlerden biri. Yanlışlıkla bir sigorta şirketini soyan kişi olarak teşhis edilen Manny kefaletle tahliye edilmesine rağmen, bu olayın yarattığı endişe ve utanç, karısı Rosa'yı etkilemeye başlar. Birlikte Manny'nin suçun işlendiği sırada başka bir yerde olduğunu kanıtlayacak insanları bulmaya çalışırlar ama başarısız olurlar. Sonunda, şans eseri, gerçek soyguncu ortaya çıkar; ama bu, kadının ruhsal durumunda pek bir değişiklik yaratmaz. Neredeyse belgesel tarzı bir gerçekçilikle siyah-beyaz çekilen Lekeli Adam gerçek bir öyküye dayanır. Yönetmen suçlama ve mahkum etme süreçlerinin masum bir insanı bile nasıl da kolaylıkla suçlu pozisyonuna düşürdüğünü mükemmel biçimde aktarır. Öznel kamera tekniğinin ustalıkla kullanıldığı bir sekansta, Manny'yi, fişlenmenin, aranmanın, parmak izinin alınmasının getirdiği aşağılanma duygusunu yaşarken görürüz; parmaklarındaki mürekkep sanki suçlu olduğunun doğrulanmasıymış gibi görünür.
Lekeli Adam

Film detaylari icin tiklayin...
Paris When It Sizzles

Jane’in (Streep) üç yetişkin çocuğu, başarılı bir Santa Barbara pastahane/restoranı ve on yıl önce boşandığı eski kocası avukat Jake’le (Baldwin) dostça bir ilişkisi vardır. Fakat Jane ve Jake oğullarının üniversite mezuniyeti için kendilerini şehir dışında bulduklarında, işler karışmaya başlar. Birlikte yedikleri masum bir yemek düşünülmeyen bir şeye dönüşür—yeni bir ilişki. Jake, çok daha genç olan Agness’le (Lake Bell) evlidir ve Jane artık, diğer kadındır. Jane’in mutfağını değiştirmek için işe alınan mimar Adam (Martin), yeniden alevlenen bu aşkın ortasında kalır. Boşanmasının etkilerini atlatmaya çalışan Adam, Jane’e aşık olmaya başlar, ancak çok geçmeden bir aşk üçgeninin parçası olduğunu fark eder. Jane ve Jake kendi hayatlarına mı devam etmeli, yoksa aşk ikinci turda gerçekten daha mı güzeldir?
İlişki Durumu: Karmaşık

Film detaylari icin tiklayin...
sigarette

Aynı isimli çizgi romandan uyarlanan filmde 22 yaşında ki Scott Pilgrim, kendisini terk eden ve başarılı bir şarkıcı olan kız arkadaşını unutamamıştır. Günlerini basgitar çaldığı garaj grubu Sex Bob-omb'la birlikte geçirmektedir. Scott’ın sıkıcı ve tek düze hayatı hayallerinin kızı Ramona V. Flowers ile karşılaşınca bir anda değişir. Scott’ın, hayallerinin kızıyla birlikte olabilmesinin önündeki tek engel Ramona'nın süper güçlere sahip yedi eski sevgilisidir.
Scott Pilgrim Dünyaya Karşı

Film detaylari icin tiklayin...
Hearts in Dixie

Jimmy ve Terry Lynch iki kardeştir. Terry, itfaiyecidir ve cesaretinden dolayı arkadaşları ona "Türk" der. "182" ise yaka numarasıdır. Terry, görevde olmadığı bir gün bardayken yangın haberi alır ve olay yerine koşar. Bir çocuğu kurtarırken itfaiyecilerin sıktığı su yüzünden binanın camından düşer. Sakatlanır ve işten çıkarılır. Jimmy, belediye başkanına gidip yardım ister ama reddedilir. Bunun üzerine Jimmy, her yere "Turk 182!" yazarak protesto başlatır. Bu eylem, tüm şehrin dikkatini çeker. Halk, "Turk 182" imzalı protestocuyu merak ederken, başkan onu susturmak ister. Jimmy'nin eylemi, adaletsizliğe karşı bir başkaldırı ve ağabeyine olan sevgisinin ifadesidir.
Türk 182

Film detaylari icin tiklayin...
The Wedding

Hayatta başarılı olamamış otomobil tamircisi Tommy, zamanının çoğunu "Trees Lounge" adlı barda geçirmektedir. Hemen hemen her konuda muhteşem fikirleri olan Tommy, çok konuşmanın dışında fazla bir şey yapmaz. Hamile kız arkadaşı Theresa (Elizabeth Bracco), sonunda onun sorumsuz tavırlarından bıkar ve Tommy'yi en yakın arkadaşı Rob (Anthony LaPaglia) uğruna terk eder. Bu olaydan sonra da Rob'un garajında çalışan Tommy işten kovulur. Bir dondurma kamyonunun şoförü olarak işe başlayan Tommy, genç ve güzel Debbie (Chloe Sevigny) yüzünden bu işi de kaybetmek üzeredir. Bağımsız filmlerin değişmez oyuncusu Steve Buscemi, ilk kez yönetmenliği denediği bu filmde, hayattan ne istediğini bilmeyen "kaybedenler kulübü" üyesi Tommy Basilio'nun öyküsünü anlatıyor. New York. Long Island'daki bir bar ve çevresinde geçen filmde, tembel ve içki düşkünü 31 yaşındaki Tommy'yi, filmin senaryosunu da yazan Steve Buscemi canlandırıyor.