

Valentino Returns
Yonetmen: Peter Hoffman
Vizyon Tarihi: 21 Temmuz 1989
Oyuncu Kadrosu

Frederic Forrest
Sonny Gibbs

Veronica Cartwright
Patricia "Pat" Gibbs

Jenny Wright
Sylvia Fuller

David Packer
Count Messner

Seth Isler
Harry Ames

Barry Tubb
Wayne Gibbs

Macon McCalman
Leroy Fuller

Kit McDonough
Ruth Fuller

Miguel Ferrer
The Biker
Leonard Gardner
Lyle
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Film detaylari icin tiklayin...
Les Risques du métier

Frank ile April, kendilerini her zaman çok özel, farklı görmüşler; hayatı yüksek ideallerine uygun şekilde yaşamaya hazır ve istekli olmuşlardır. Bu nedenle lüks evlerin sıralandığı bir cadde olan Revolutionary Road'daki yeni evlerine taşındıklarında kendilerini çevreleyen durağan ortamdan bağımsızlıklarını gururla ilan ederler. O dönemin toplumsal sınırlarını belirleyen tuzaklara asla düşmemeye kararlıdırlar. Ancak Wheeler çifti kendilerini hiç beklemedikleri bir durumun tam içinde bulur: Frank Wheeler rutin bir işi olduğu için sinirleri günden güne bozulan yetişkin bir erkeğe dönüşürken April de istek ve tutkularını bastırmaya çalışan mutsuz bir ev kadını olup çıkar. Sonuç ise tıpkı diğerleri gibi hayallerini kaybetmiş tipik bir Amerikan ailesidir.
Hayallerin Peşinde

Film detaylari icin tiklayin...
Oh, What a Night

Bir zamanlar aktrist olan fakat şimdi garsonuluk yapan ve sürekli duygusal dalgalanmalar yaşayan Ginny, onun kaba saba kocası olan atlı karınca operatörü Humpty, babası ile yıllardır konuşmayan fakat şimdi onun evinde peşine düşen insanlardan saklanan Carolina ve oyun yazarı olmanın hayalini kuran Mickey’in hayatı Coney Adası’ndaki lunaparkta kesişir.
Dönme Dolap

On dokuzuncu yüzyılda Tokyo'da Genç Dr Noboru Yasumoto yaz için lisansüstü tıp eğitimi yapmak üzere bir kırsal kliniğe Akahigenin rehberliği altında ( "Kızıl sakallı"), Dr Kyoj Niide görevlendirilmiştir. Dr. Niide bir zalim görev gibi görünsede gerçekte şefkatli bir insan olduğu ortaya çıkacaktır.
Kızıl Sakal

Film detaylari icin tiklayin...
Father's Son

'İyi Geceler İyi Şanslar', 1950'lerin Amerikasında radyo-televizyon gazeteciliğinin ilk günlerinde geçen bir hikâyeyi konu alıyor. Televizyon haberciliğinin öncülerinden Edward R. Murrow , Senatör Joseph McCarthy ve Amerikan Karşıtı Eylemler Senato Komitesi arasındaki sürtüşmeleri, kronolojik bir perspektif içerisinde ele alıyor.
İyi Geceler ve İyi Şanslar

Kids filmiyle yeniyetmelerin ergenlik dünyasını ele alan ve tartışmalı bir film ortaya çıkaran yönetmen Larry Clark, benzer temalara sahip Bully'nin ardından Ken Park filmiyle gençlerin özel yaşamlarına geri dönüyor. Clark filmi Edward Lachman ile birlikte çekmiş. Yönetmenler, kameralarını Kaliforniyalı kaykaycı gençlere ve onların aileleriyle olan ilişkilerine çevirmişler. Ken Park, gençlerin birbirleriyle olan ilişkilerini ve aile yaşamlarını saptırmadan anlattığı için, şok edici bir yapım olarak nitelendiriliyor.
Ken Park

Beyaz yakalı, sıradan bir hayat yaşayan Setsuko, İngilizce öğrenmeye karar verir ve Tokyo’da sıradışı bir İngilizce kursuna yazılır. İngilizce öğretmeni John, dersler sırasında Setsuko’ya sarı bir peruk taktırır ve ismini ‘Lucy’ koyar. Hızla öğretmenine tutulmaya başlayan Setsuko, John’un ortadan kaybolması üzerine onu aramak için Los Angeles’a gider. Atsuko Hirayanagi’nin 2014’te Cinefondation’ı kazanan kısa filminden uzun metraja uyarladığı film, 2017 Cannes Eleştirmenler Haftası’ndaki ilk gösteriminde izleyenleri kahkahaya boğdu. Sinemada daha önce görmediğimiz türden bir kadın karaktere odaklanan film, aynı zamanda Josh Hartnett’ın oynadığı John karakterini, filmdeki kadınların arzu nesnesi olmasından öte bir yere koymayarak yılın en nükteli feminist yapıtları arasında yerini alıyor.
Ah Lucy!

Upton Sinclair’in “Petrol-Oil!” adlı romanından uyarlanan filmin konusu, 20. yüzyılın başlarında geçer. Aile çiftliği arazisinde petrol çıkartma haklarını almasıyla birlikte servetini hızla katlayan bir işadamı ile (Daniel Day-Lewis), kısa sürede gelişip kalkınan kasabanın karizmatik genç rahibinin (Paul Dano) paralel öyküsü anlatılır. Güney Kaliforniya’da petrol bulunmasının ardından ortaya çıkan tablo, daha önceki yıllardaki “Altına Hücum” olgusunun eşdeğeridir. İşadamının Amerikan Rüyası kavramının farkına varması ve Amerikan Rüyası tarafından yok edilmesiyle birlikte filmin öyküsü hırs ve inançların irdelemesine dönüşür.