

King of the Ants
Yonetmen: Stuart Gordon
Vizyon Tarihi: 28 Temmuz 2004
Oyuncu Kadrosu

Chris L. McKenna
Sean Crawley

Kari Wührer
Susan Gatley

George Wendt
Duke Wayne

Daniel Baldwin
Ray Mathews

Vernon Wells
Beckett

Lionel Mark Smith
Carl

Timm Sharp
George

Carissa Kosta
Maureen
Briana Beghi
Maureen's Daughter

Carlie Westerman
Catlin Gatley
🎬 Bu Filmi Begendiysen Bunlara da Bak

Benicio Del Toro ve gangster/detektif filmlerinin demirbaşı Dennis Farrina'yı biraraya getiren film şu sloganla tanıtılıyor: Kemikler kırılıyor, elmaslar çalınıyor. Boks dünyasında kaçak iş çeviren Turkish adlı adam, namlı suçlu Brick Top'la hileli bir boks maçı için anlaşınca başına büyük bela alır. Öte yandan, başarısız bir mücevher soygunu ardından garip gelişmeler yaşanmaktadır. Garip bir biçimde iki olay birbirine karışarak ilerler ve kahramanlar için olmasa da bizim için eğlendirici bir curcuna çıkar ortaya.
Kapışma

Tony Montana isimli Kübalı suçlu, Miami'ye gelip uyuşturucu lordu Robert Loggia'nın emrinde çalışmaya başlar. Montana'nın hırsı ve öfkesi basamaklaı hızla tırmanıp büyük bir suç şebekesinin başı olmasını sağlar. Film, uyuşturucu dünyasının gizli kapılar ardında dönen çarklarından başlayarak suç dünyasını gözler önüne serer.
Yaralı Yüz

1975 yılında sıcak bir yaz günü, Boston… Jimmy, Dave ve Sean isimli üç küçük çocuk caddede hokey oynadıkları sırada polis görünümündeki kişiler tarafından tarafından güya “belediye malına zarar vermeyi bırakmaları” için uyarılırlar. Bu sert görünümlü adamlar Dave'i arabalarına alıp küçük çocuğa günlerce cinsel tacizde bulunurlar. Aradan 25 yıl geçer. Küçük çocuklar artık büyür, bu süreçte de görüşmezler. Dave yetişkinliği boyunca bu olayın travmasını üzerinden atamamıştır. Üç çocuk babası olmuş eski sabıkalı Jimmy’nin 19 yaşındaki kızı Katie ölü bulunur ve Dave bir numaralı şüphelidir. Sean ise cinayetlerle ilgilenen bir dedektif olmuştur ve Katie cinayetiyle ilgilenmektedir. Bu durum 25 yıl sonra eski arkadaşları bir araya getirir. Cinayet eşelendikçe eski olaylar bir bir yüz üstüne çıkacak ve 25 yıl öncesine kadar gidecektir.
Gizemli Nehir
Film detaylari icin tiklayin...
Love Child

Bill Harford ve karısı Alice Harford'ın dış dünyaya mutlu bir yansıyan bir evlilikleri vardır. İlişkilerinde her şey yolunda gibi görünmektedir. Bir gün katıldıkları bir davette Alice, başka erkeklerle sohbetlere dalar. Bunu fark eden Bill, hem sinirlenir hem de yaşanan bu duruma tuhaf bir tepki gösterir. Bill, yaşanan o geceden sonra kimliğini cinselliğe emanet edecektir. Oldukça tuhaf düşüncelerle örülü bir cinsellik dünyasına doğru savrulacaktır.
Gözü Tamamen Kapalı

Tek yumurta ikizleri olan Anna ve Zoe, fiziksel olarak ne kadar aynı olsalar da karakter olarak bir o kadar birbirlerinin zıttıdır. Anna, hırslı bir tüccar olan karizmatik Nick ile tanışıp onunla bir ilişkiye başladığında kardeşlerin ilişkileri sınanır. Anna tamamen Nick’e güvenirken, şüpheci kız kardeşi Zoe bir aldatmaca ağının varlığını hisseder. Zoe gerçeğin peşine düşerken, hepsi dürüstlüğün ölümcül olabileceği tehlikeli bir oyunun içine çekilir.
The Image of You

Film detaylari icin tiklayin...
Moffie

Bruce Willis, Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane, karısının düzenlediği ofisteki partinin başlamasını beklerken teröristler, binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber ve onun zalim yardakçısı, rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane, tek kişilik savaşını başlatır.
Zor Ölüm

Kız arkadaşı Ingrid tarafından terkedilen John'un yaşamı, esrarengiz komşuları Kim ve Anne'le tanışınca epey değişir. Bedeninde izlerle uyandığı tutku dolu sevişmelerin sabahlarını, iş arkadaşlarının şaşkınlıkla şahit oldukları halsizlikler ve hafıza kayıpları izler. Genç adam, giderek düş ile gerçeği birbirine karıştırmaya başladığı bir sırada, daha da şaşıracağı gelişmelerle sarsılacaktır.Norveçli Pal Sletaune, son yıllarda, dünya sinemasında, adından en çok söz ettiren yönetmenlerden biri. Anlatım diliyle olduğu kadar, gerilimi ve satır aralarıyla da çarpıcı bir yapım.
Kapı Komşusu

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.